Dün Geceki Adam

arkadaşlar bu tartışma bir yere varmaz o yüzden bu arkadaşın haklı veya haksızlığını kanıtlamak yerine kullandığı logical fallacy dediğimiz mantık hatalarını listelemek istiyorum

special pleading: 'ama ben diğer yapay zekalar gibi değilim!!' abimiz 40 sene önce cubase öğrenmiş dediğine göre, bu da özel durum safsatasına geçit vermiş. yapay zeka ile yapılmış müziği ben yaptım diye yedirmeye çalışsa da diğer yapay zekalar gibi değilmiş.

ad hominem: 'çok büyük ego sorununuz var!' asıl meseleyi tartışmak yerine karşı tarafın davranış ve karakterine dem vurmuş. kan benim damar benim halbuki.

red herring (ve) appeal to emotion: 'burda çoluk çocuk var küfür ediyorsunuz' fikrini düzgünce savunamayıp başka dikkat dağıtıcı bir mesele çıkarmak, karşı tarafı utandırmaya çalışmak.

straw man (ve) fallacy of composition (ve) ad populum: 'benim üzerimden tüm topluma küfür ettiniz' yoo? etmedik? sen yine kendine yap yapay zeka müziğini ama ben yaptım nasıl olmuş hayırdır mesela 🙂 madem gerekirse çıkar bunları sahnede çalardın, neden gidip stüdyoya kayıt almadın? alaman.

appeal to good intentions-iyi niyete başvuru, motte-and-bailey taktiği yani hedef küçültüp geri çekilme ve sahte uzlaşma: 'Velhasılkelam, niyetim kötü değil, kimseyi ne kandırmaya ne de kavga etmeye gelmedim. Ama "ikna etme" konusuna çok itiraz edemeyeceğim, evet hafif öyle bir niyete evrildim konuşurken, o da doğru bir tespit' burda kötü bir niyeti olmadığını iddia ederek kendini temize çıkarmaya çalışıyor yani iyi niyete başvurmak, geri çekilme ve hedef küçültme kısmı ise 'tüm topluma küfür ettiniz ulan siz!' dedikten sonra 'ay aman canım sadece ikna etmeye çalıştım' olarak karşımıza çıkıyor, motte-and-bailey diğer adıyla backpedalling dilimize 'R' yapmak olarak da geçmiştir ama tam anlamını yansıtmaz 🙂. sahte uzlaşma ise yaşanılanlar arasından en zararsız ve ufak olanı seçip 'evet haklısın (onaylıyor ve uzlaşıyor), sadece ikna çabasıydı' şeklinde kendine haklılık payı ayırma çabası.

poisoning the well yani kuyuyu zehirlemek: 'maalesef diyorum çünkü müzisyenler arasındaki bu sürekli birbirini ezme çabasının halen bitmediğini de görüyorum.' 'Bu denli abartmanızın tek nedeni kendi içinizdeki o 'sanatçı' egosu' yaptığı saçmalığı karşı tarafın argümanından kopuk olarak tüm müzisyenleri egolu olarak etiketliyor, hatırlarsanız bundan önce aynı argümanı bize karşı kullanıp 'tüm dünyaya küfür ettiniz' demişti.

false equivalence yani hatalı kıyas: 'Sanat güzeldir, gereklidir ama bir antibiyotik değildir, bir köprü değildir, bir mr cihazı değildir.' 'Mesela bir doktor arkadaşlar yapay zeka teşhis robotu yaptım desin... He he yapaya program yaptırtmış doktorculuk oynuyor hadi ordan! Diyen kimseyi görmedim.' şahsın karşılaştırdığı alanlar güvenlik, hayatta kalma gibi alanları kapsıyor fakat müzik insan doğasının ifadesi ve ruhsal doyumu üzerinedir, sanat hayat kurtarmadığı için onu değersizleştirmek ile beraber doktorun ölümcül bir hastalığı teşhis etmede kullandığı yapay zeka asistanlık aracı ile baştan aşağı sanatsal 'eser' üretmeyi aynı kefeye koyuyor.

bulverizm yani niyet okuma: 'Kavga ettiğiniz şey düşük emekle birşey yapılabilmesi ve bunun da sizin zorunuza gitmesi. Çünkü siz emek vererek yapıyorsunuz' eleştiriyi kendisine sunanların aslında kuyruk acısı çektiğini, kendisinin başarılarının forumda hayatını müziğe adamış insanların bi tarafına battığını, çekemediklerini sunarak tartışmadan kaçması.

anecdotal fallacy yani anekdotlara başvurma ve yine straw man: 'Bir gün bir arkadaşla konuşuyoruz... O gün bugündür konuşmayız. Küstü gitti. İnsansın demem ağır geldi kendisine' 'bir konservatuar öğretim görevlisiyle de ciddi tartıştım... dimi? dedim diye büyük tartışmaya girdik.' kendi anlattığı ve doğruluğu teyit edilemeyecek öyküler üzerinden kendini haklı çıkarma stratejisi izliyor, arkadaşını veya konservatuvar hocasını ego krizine giren korkuluklara dönüştürüp kendisini tanrının kılıcını tutan bilge ilan ediyor.

oversimplification yani aşırı indirgeme: 'Bir enstrüman çalıyorsunuz. İyi veya kötü. Ben de çalıyorum, iyi veya kötü. Müzikle ilgileniyoruz, iyi veya kötü... Bu kadar.' bir ömür süren enstrüman çalışmaları, duygularını o enstrümana aktarmanın verdiği yılların içerisinde kendini müzikten öğrenmek, yeniden keşfetmek, teknik, teori, seni insan ve müziğini müzik yapan her şeyin aşırı basite indirgenmesi. bunu kullanıyor çünkü haksız olduğu bir konuda derin tartışmalara girmekten korkuyor, sağaltıp sığlaştırıyor.

humblebragging yani sahte tevazu ve gizli narsisizm: 'Gruptaki vokal benim, en ön planda olan, ondaki özgüvenin, böbürlenmenin 1/20si yok bende.' 'Beni ezebilmeniz için benim de egom bizimkine denk olmalı... Bende bilin bakalım ne yok' psikolojide genellikle egosuz olma beyanı büyük ve tehlikeli boyutlarda egonun habercisidir, sıradanım derken hemen araya en öndeki benim, ben vokalim, ben sahnenin özgüveniyim! sıkıştırıyor. kendini egosuz ve aydın birisi olarak tanıtıp ezilmiş duygularından yükselen kibrin kokusunu tevazu ile örtmeye çalışsa da başaramıyor.

devaluation yani değersizleştirme: 'hiçbir insan, müzik dinlemediği için ölmez... 300-400 sene önce bırak müzik aletini, tek bir melodi bile duymadan ölen insanlar vardı... kimse ben gitarı elime almadım diye ölmez' karşısındaki insanların ne kadar değer verdiğini bildiği konsepti başarısızlığın getirdiği aşağı hisler ile küçültmeye ve hiçleştirmeye çabalıyor, ben bunu başardım bakın ne güzel yaptım diyerek çıktığı yola tatminsizlik ve başarısızlık gerçeğinin gazabından gereksiz boş işler diye yaklaşıyor. büyük hocasın ya ondan öyle olur arada.

ve son olarak ki daha var sabahın 7sinde makale yazmak istemiyorum, pasif agresif maskeleme: '😀 😀 😀 😀 😀 Beni linç etmeye çalışmayın, zira linç de olmam zatii klavyedeki piksellerle 🙂 🙂 🙂' bunu zaten anlamışsınızdır ama değinmeden geçmek istemiyorum çünkü arkadaşın aklında, içinde ve ruhunda yatan sıkıntıların en gün yüzüne vurulmuş varyasyonu bu olabilir. size sadece gülüyorum maskesi ile alaycı bir kalkanın ardına sığınması, eleştirilmenin, linç edilmenin ve gerçeklerin yüzüne vurulmasından doğacak olan kendisiyle yüzleşme safhasından korkusundan ötürü kılıçların ne yapsa ne etse delemeyeceği üstünde altın yaldızlarla 'bana bir şey olmaz' yazan parlak metalden hayali zırhı üstündeymiş gibi gösterme çabası.

arkadaşlar çok midem bulanıyor, abilerime ve kardeşlerime dostane tavsiyem bu insanlara karşı en büyük çözüm hiç tartışmamak, sessizce aramızdan ensesinden tutup uzaklaştırmak. tabi bu arkadaş gelip yine üstte bahsettiğim taktiklerin grubundan bişey bulup cevap verecek ve en muhtemel vereceği cevap ''ya ben naptım, ben bunların ne olduğunu bilmiyorum bile, ben hiç anlamam xx yaşında adamım, nedir arkadaş öldürseydiniz bide müzik yaptım diye'' nolur git başka yerde oyna. arkadaşa akıl fikir ve forumdaki dostlarıma hayırlı mutlu günler diliyorum. hava baya güzel.
Abi 40 yaşındayım dedim 40 yıldır cubase biliyorum mu dedim 😀 nasıl okuyorsun ama ya şimdi 🙂
Valla bunları da yapabilecek ve düşünebilecek yetenekte olsaydım yapay zekadan müzik değil siyaset yapar hepimizi ağlatırdım 😀
Gördüğüm en haksız yazılardan birisi açık söylüyorum, çünkü bu yazıya göre adım da Diablo olması gerekli, yer altında felan yaşamam lazım. O kadar kötüyüm çünkü.
Abarttın sanki biraz 😀
 
Son düzenleme:
Abi 40 yaşındayım dedim 40 yıldır cubase biliyorum mu dedim 😀 nasıl okuyorsun ama ya şimdi 🙂
Valla bunları da yapabilecek ve düşünebilecek yetenekte olsaydım yapay zekadan müzik değil siyaset yapar hepimizi ağlatırdım 😀
Gördüğüm en haksız yazılardan birisi açık söylüyorum, çünkü bu yazıya göre adım da Diablo olması gerekli, yer altında felan yaşamam lazım. O kadar kötüyüm çünkü.
Abarttın sanki biraz 😀
yazının sonunda vereceğin cevabın bu olacağını da söylemiştim, öğrenerek yapılan davranışlar olmadığını kişiliğin kaynaklı olduğunu sen de biliyorsun ve aynı maddeleri tekrarlıyorsun. yapay zeka forumlarında paylaşabilirsin projelerini.
 
Arkadaşlar, 25 yıldır müzikle uğraşıyorum. Senelerce sahneye çıktım. Çıkar bunları da söylerim zaten farkettiyseniz vokallerde dikler vs yok 1.5 oktav ses aralığı olan her tenör söyler. Emek diyorsunuz ama bir bateristi, bassçıyı heleki iyi bir klavyeciyi stüdyoya sokabilmek, istediğiniz performansı alabilmek, düzgün bir mix/mastering sağlam bir prodüksüyon yapabilmek çok mu kolay? Tek bir parça için aylar ve onbinlerce TL harcamak demek. Kaç kere denedim bir sürü harcadım hiçbir şeye benzemedi ve mp3 lerini bile bırakmadan sildim.
Yoksa dinleyin gitsin. Çok kastı bu durum müzisyenleri, ben de senelerce gırtlak patlattım ellerimi kanattım tellerde, saatlerce stüdyoda vakit geçirdim, sahneye çıkacaz diye koşturdum vsvs.
Ama gelecek bu, ya uyum sağlarsınız ya da silinir gidersiniz.
Atlarımız var diye otomobile karşı koyamayız. At arabasında inat etmeyin...
Yeni otomobil bu...
Muhammed suiçmez şu mesajları görse muhtemelen kafasına sıkardı
 
yeter kardeşim, dediğim gibi yapay zeka forumunda yap bu yorumlarını, konuyu da kilitleyin dont feed the troll, hadi yallah.
dont fiid mi tırol? Yallah mı?

😀 😀 😀 😀 😀

Ne kadar düzgün anlatmaya çalışsam da olmuyor 🙂

Hayır yalan da söylemiyorum, tek tek anlatıyorum. Yani aslında beklediğim soru tipleri;

- Acaba bateriyi bu şekilde kaydebilir miyim?
- Bass rifleri konusunda yardım almak mümkün olur mu sadece?
- Sadece vokal için mix yapmaya kullanabilir miyim?
- Bunu nasıl entegre ederiz? gibi yapıcı sorular.

Fakat aldığım sorular;

- Troll müsün?
- Diablo ile akrabalığın var mı?
- Defolup gider misin?

vb. oldu.

Ne yapalım, hayırlısı olsun...

Neyse, zaten sizin şerrinizden çekinip buraya yazmayan ama aklına yatan kişi oranı zannettiğinizden çok çok daha fazladır emin olun.

Okuyup da yazmaya çekinen arkadaşlar; bir çok şey olabiliyor, elinizde büyük bir koz bu olay. Çekinmeyin, girin.

İyi günler 🙂
 

Geri
Üst