Limon yağı kullanımı, tellerin normalden daha hızlı oksitlenmesi!

Çok uzun süre telsiz durmayacağı için sap ayarı çok bozulmaz hocam, tel ölçüleriniz de aynı kalacak tabi. Farklı tansiyonda sap ayarı köprü ayarı kaçar, çok pimpiriklenecek bir durum yok. Sökün telleri, klavyeyi temizleyip yağlayın çok uzun bekletmeden silin kuru bezle, sonra telleri takın geçin. Entonasyon kontrolü sonrası çalıma devam.
Burada sapa uygulanan yükün bir anda kalkması sapta olumsuz bir durum oluşturur diye endişelendim aslında. Sap ayarı bozulursa da birşey olmaz, tel kalınlıklarını da arttıracağım, ayar gerekecek illa ki. Gitarı kırmayalım yeter 🤣
 
Sap normalde ne kadar bir yüke maruz kalıyor ona bağlı biraz. Ben Les Paul'lerimden birinde 68-52-38 kullanıyorum, Mi bemol'e akortlu. Klavyesini temizleyeceğim için truss rod'u hiç salmadan bütün telleri çıkartsam sap çatlayabilir mesela.

Ama 9-42, 10-46 gibi hafif tel kullanıyosan bir sorun olacağını sanmam.
 
Sap normalde ne kadar bir yüke maruz kalıyor ona bağlı biraz. Ben Les Paul'lerimden birinde 68-52-38 kullanıyorum, Mi bemol'e akortlu. Klavyesini temizleyeceğim için truss rod'u hiç salmadan bütün telleri çıkartsam sap çatlayabilir mesela.

Ama 9-42, 10-46 gibi hafif tel kullanıyosan bir sorun olacağını sanmam.
9-42 standart taktırmıştım sanırım, oldu bayağı taktıralı, 10-46 da olabilir ama 9du, 9, hatırlıyorum o günü. Sökmeyeceğim şimdi vazgeçtim, çalacağım eskiyene kadar teller, sonra zaten manyetik değişimine gidecek gitar, o zaman telleri de değiştiririm. Taktıracağım telleri almıştım önceden, bir iki senedir duruyor çekmecede.

Sapın maruz kaldığı yükle ilgili forumda okumuştum bir başlıkta, 1 ton yük geliyor diye yazmışlardı. Sallamış da olabilirler bilmiyorum.
 
Selamlar, ben kişisel deneyimimi yazayım:

Gerek FR olsun, gerek sabit köprü olsun gerek de fender tipi hareketli köprüler olsun tüm gitarlarımda tüm telleri çıkartıp bakım yaptım hep. Bazen truss rod ayarını gevşetmeden 1 günü aşkın telsiz durdular başka işlemlerim için (O kadar bekletin demiyorum tabi, istisna durumlara örnek verdim). Standart akortta 10-46 ve 11-48 kullanırım, hiç bir sorun yaşamadım sapta.

Hatta iyice uç bir örnek vereyim, truss rodun baş somunu kırılan bir fender sapım gerili durumda, gitardan sökük ve haliyle telsiz şekilde 5 sene dolapta durdu. Sonra sapın arka şeridini keserek truss rodu yeniledik ve başka bir işlem yapmadık. Sapı sorunsuz kullanıyorum uzun süredir.

Bu işleri de 20 seneyi aşkın böyle yaparım. Zaten sapa binen tel yükü bu setlerde max 50 kg dir, bu yük kalkınca bir çatlama patlama olması neredeyse imkansız.
 
Son düzenleme:
Selamlar, ben kişisel deneyimimi yazayım:

Gerek FR olsun, gerek sabit köprü olsun gerek de fender tipi hareketli köprüler olsun tüm gitarlarımda tüm telleri çıkartıp bakım yaptım hep. Bazen truss rod ayarını gevşetmeden 1 günü aşkın telsiz durdular başka işlemlerim için (O kadar bekletin demiyorum tabi, istisna durumlara örnek verdim). Standart akortta 10-46 ve 11-48 kullanırım, hiç bir sorun yaşamadım sapta.

Bu işleri de 20 seneyi aşkın böyle yaparım. Zaten sapa binen tel yükü bu setlerde max 50 kg dir, bu yük kalkınca bir çatlama patlama olması neredeyse imkansız.
Sağol hocam içimi rahatlattın. Çok kafaya takılacak bir durum yok anladığım.
 
Konuya bir katkısı olması dileğiyle bir kaç not eklemek isterim.

Şuanda gösteremeyeceğim kaynaklara göre, limon yağı çok dikkatli kullanılması gereken bir bakım ürünüymüş. Asidik olması sebebiyle ve klavye ile sap arasındaki yapışkanın çözülmesine neden olabiliyormuş. Limon yağı kurumuyor ya da buharlaşmıyormuş; ağaç tarafından emiliyormuş.
Gitarın bakımı yapan kişinin kanaatine göre, ağacın gereğinden fazla kurumasına engel olmak amacıyla kullanıyormuş.

FR tipi köprüsü olan bir gitarım var. Tel değiştirirken:
Önce köprüyü akort pozisyonunda yumuşak bir takoz yardımıyla sabitliyorum. Tellerin hepsini önce gevşetip sonra söküyorum. Klavyeyi ve fretleri, en yumuşak diş fırçasıyla, kesinlikle güç uygulamadan, hafifçe fırçalıyorum. Klavyeyi çok hafif nemli bez ya da -varsa- malzemeye uygun bir solüsyon ile temizliyorum. Kanaat getirirsem limon yağı ile malzemeyi yeterli miktarda nemlendiriyorum. Gitarım siyah, toz en büyük düşmanım. Fotoğrafını paylaştığım şey tozları inanılmaz güzel topluyor. Gövdede ve aksamların arasındaki tozları güzelce topluyorum. Yine malzemeye uygun solüsyonlarla gövdeyi güzelce temizliyorum. Sonra cilalıyorum.

Telleri takıp akort ediyorum. Genel geçer yöntemde belirtildiği gibi sap ayarını sentil yardımıyla ölçüyorum. 2 senedir ayar gerektirmedi. Ya ölçümde ya da yöntemde hata yaptığımdan şüphelenmiyor değilim. Sonra gevşemiş mi köprünün yayları 😆 onlara bakıyorum. Tel yüksekliğini özel cetvel yardımıyla ölçüp gerekirse ayarlarını yapıyorum. 2 senedir henüz gerekmedi, entonasyona bakıyorum.
Sonrası rock 'n' roll baby 🤘

deve-kusu-tuyu-toz-alma-fircasi-aparati-kcm51249893-1-04fb821fc8984bbb9c869b3e7a5c3e71.webp

Görselini arayınca buldum, adı "deve kuşu tüyü toz alma fırçası" Post'u yazarken aklıma gelmedi.
Kaynaklardan biri de bu:
 
Konuya bir katkısı olması dileğiyle bir kaç not eklemek isterim.

Şuanda gösteremeyeceğim kaynaklara göre, limon yağı çok dikkatli kullanılması gereken bir bakım ürünüymüş. Asidik olması sebebiyle ve klavye ile sap arasındaki yapışkanın çözülmesine neden olabiliyormuş. Limon yağı kurumuyor ya da buharlaşmıyormuş; ağaç tarafından emiliyormuş.
Gitarın bakımı yapan kişinin kanaatine göre, ağacın gereğinden fazla kurumasına engel olmak amacıyla kullanıyormuş.

FR tipi köprüsü olan bir gitarım var. Tel değiştirirken:
Önce köprüyü akort pozisyonunda yumuşak bir takoz yardımıyla sabitliyorum. Tellerin hepsini önce gevşetip sonra söküyorum. Klavyeyi ve fretleri, en yumuşak diş fırçasıyla, kesinlikle güç uygulamadan, hafifçe fırçalıyorum. Klavyeyi çok hafif nemli bez ya da -varsa- malzemeye uygun bir solüsyon ile temizliyorum. Kanaat getirirsem limon yağı ile malzemeyi yeterli miktarda nemlendiriyorum. Gitarım siyah, toz en büyük düşmanım. Fotoğrafını paylaştığım şey tozları inanılmaz güzel topluyor. Gövdede ve aksamların arasındaki tozları güzelce topluyorum. Yine malzemeye uygun solüsyonlarla gövdeyi güzelce temizliyorum. Sonra cilalıyorum.

Telleri takıp akort ediyorum. Genel geçer yöntemde belirtildiği gibi sap ayarını sentil yardımıyla ölçüyorum. 2 senedir ayar gerektirmedi. Ya ölçümde ya da yöntemde hata yaptığımdan şüphelenmiyor değilim. Sonra gevşemiş mi köprünün yayları 😆 onlara bakıyorum. Tel yüksekliğini özel cetvel yardımıyla ölçüp gerekirse ayarlarını yapıyorum. 2 senedir henüz gerekmedi, entonasyona bakıyorum.
Sonrası rock 'n' roll baby 🤘

177577 eklentisini görüntüle
Görselini arayınca buldum, adı "deve kuşu tüyü toz alma fırçası" Post'u yazarken aklıma gelmedi.
Kaynaklardan biri de bu:

Benim klavye kirlenmiyor zaten o kadar temizliğe falan ihtiyaç olmaz rutin ama arada bir parlasın diye temizlemek motive edici olur diye düşündüm 🙂

Bu video'yu dün seyrettim ben de güzel anlatılmış.
 

Geri
Üst