Demolu Grupların Bakış Açısı

'Haberler & Etkinlikler' forumunda mbk tarafından 3 Kasım 2005 tarihinde açılan konu

  1. mbk

    mbk

    315
    0
    600
    Son dönemlerde demolu Türk Rock gruplarında bariz bir yükselme söz konusu. Bende acar muhabiriniz olarak hemen olaya el attım ve bazı gruplara aynı soruları sorarak bir nabız yoklaması yaptım. Nitekim bu yükselişin popüler Türk Rock piyasasıyla ne kadar alakası var bilmek gerekiyordu. Bunu ulu ortada soramayacağım için gidişatlarını kendimce sizler için izledim bu grupların. Hepsi kanımca çok başarılı adımlar atıyorlar son dönemlerde. Bakalım bu ortak röportaja 51 Promil, Cats in Practice, Dawnfall, Faded Serena, Rakı ve Zeplin grupları nasıl cevaplar vermiş.

    mbk: Klasik biyografi kalıplarının dışında TurkRock.Com üyelerine grubunuzu anlatır mısınız?

    51 Promil: Tarzdan çok güzel müziğe önem vermeye çalışan bir grubuz. Kısacası tek yapmak istediğimiz müzik. Beste çalışmalarımızı da kaydetmeye başlıyoruz. Hem cover, hem beste grubu olmaya çalışıyoruz.

    Cats in Practice: Cats in Practice, ilk kurulduğu dönemden bugüne kadar çeşitli dönemeçlerden geçip bugüne gelmiş bir grup. İki kategoride ele alabiliriz grubu. Biri sürekli olarak, sabit çalışan, besteler üzerinde yoğunlaşan "asıl" diyebileceğimiz C.I.P. Diğeri ise, bugüne kadar iki kısım halinde cover programlarda yer almış C.I.P. Cover Project grupları (C.I.P Cover Project I ve II)

    Dawnfall: Dawnfall kelimesi “şafağın düşüşü” manasına gelmektedir. Bu kıyametin ilk alameti olarak geçer kimi inanışlarda. Grubumuz Heavy Metal yapmak amacıyla kuruldu. Ve bu şekilde yoluna devam ediyor. Şarkıların sözlerinde birazcık fantastik öğeler barındırıyor. Bu tamamen sözleri ve müziğin büyük kısmını yazan gitaristimizden kaynaklı bir şey. Şu an bir demo konsepti düşündük ve onun üzerine şarkılarımızı hazırlıyoruz. Bestelerimiz bittiği zaman zorlu demo hazırlığına girişeceğiz.. Dawnfall’dan önce her birimiz kendi bar gruplarımızla, müzik projelerimizle ilgilenmekteydik. Ancak 20 Mart 2005 tarihinde kurulduktan sonra hayatımızda metal müziğin yeri oldukça fazla arttı. Bir ara gitaristlerimizden biri olan Emre’nin gruptan ayrılması gibi bir durum oldu ve bizi yıprattı. Ufak bir bocalama dönemi yaşadık . Ancak sonrasında geri dönmesiyle büyük bir gaz ile beste çalışmalarına başladık. E bu arada hepimiz İzmirliyiz

    Faded Serena: Grup 2002 yılının sonlarında bir araya geldi. Doom Metal tarzında müzikler yaptıktan sonra ilk kaydımız 2003 yılının Mayıs ayında çıktı: Theories of The Lost Lives. Bu kayıtın hem yurt içinde hem de yurtdışında dağıtımı yapıldı. Hala da dağıtımı sürmekte. Kadro problemleri nedeniyle konser performansı sunamadık fakat ikinci kaydımız yine düşük metronom Doom Metal tarzında yakında piyasaya çıkacak.

    Rakı: Ankara gri gökyüzü altında, hayata alışamayanlar, arada kalıp bocalayanlar, terk edilen ama hayatı sıradanlaştıran alışkanlıklarını terk edemeyen insanlar için görünmez bir kafes. Bunu anladığımızda çok geç olmuştu, hepimiz 30'lu yaşlarımızı ya geçmiştik ya da geçmiş gibi görünüyorduk. Nefret ettiğimiz insanların kör gözlerinden baktık önce, şiirler yazdık, çilingir sofralarında söylemek için besteler yaptık sonra. Bir darbuka, bir gitar.. Takılıp kalmış hayaller, yanmış ciğer, biraz hüsran.. Anladık ki başka bir şeye ihtiyacımız yoktu. Rakı 2002 yılında kurulmuş bir grup, sadece kendimize çalarız diyorduk o zamanlar, sonra Saklıkent’te bir yarışmada ikinci olup iyi eleştiriler alınca öylesine çalmayı bıraktık, ciddi olarak müzik yapmaya karar verdik.

    Zeplin: Müziği çok seven ben, benim gibi müziği çok seven kişilere ihtiyacım olduğunu anladım ve birkaç grup denemesinden sonra Melis Kobal ile yollarımız kesişti. İlk olarak cover değil de kendi bestelerimiz üzerinde çalışmaya başladık. İlk olarak bu çok riskli bir şey gibi gelebilir ama daha sonra aldığımız tepkiler bize doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Grupta besteleri ben yapıyorum ama düzenlerken grup üyelerinden yardım alıyorum. İlk demomuzu 2005 yılında çıkardık. Demomuzun ismi: Yasak Aşklar Paranoyası. Demoda üç şarkı var. Düzenlemeleri Burçin Şener yaptı.

    mbk: Kuruluşunuzdan bu yana kaç konsere katıldınız ve genel olarak aldığınız tepkiyi anlatır mısınız?

    51 Promil: Sanıyorum 25’ten fazla konser verdik. İlk başlarda okul konserlerinden çok iyi tepkiler alamasak ta geçtiğimiz bir buçuk yılda daha iyi tepkiler almaya başladık.Genelde ne kadar belli olsa da insanlar inatla sahneden inince "ikiz misiniz?" sorusunu sormadan edemiyorlar. Her konserde istisnasız aldığımız tepki bu.

    Cats in Practice: Cover Project gruplarımızla çeşitli etkinlik, festival ve özel konserlere katıldık. Kendi bestelerimizi de dinleyicilerimizle paylaştık ama tabi bu konserler sırasında bar programlarına devam ettiğimiz için genelde cover çalışmalarından oluştu Set List’ler. Yani bunlar cover project konserleriydi ve açıkçası henüz içimize sinen kendi besteleri ve kendi üyeleriyle bir Cats in Practice konseri gerçekleşmedi. Buna rağmen aldığımız tepkiler çok olumluydu ve hemen, hemen dinleyenlerin hepsi albüm beklediklerini dile getirdiler. Bu tür tepkiler de tabi, beste çalışmalarımıza hız kazandırmamızı sağladı.

    Dawnfall: Hiç konsere katılmadık (bu röportaj öyle bir anda geldi ki, 2 ve 6 gün sonra iki konserimiz olacak).

    Faded Serena: Kadro problemleri nedeniyle henüz Faded Serena olarak hiçbir konsere çıkmadık. Şu an için sadece kayıt grubuyuz. Fakat yakında kadromuz tamamlanınca ikinci demodan sonra konserlerimiz olabilir.

    Rakı: Toplam 2 konser denilebilir, Saklıkent’teki “Rock and Win” yarışması ve “Biziz” Rock barda bir performans oldu. İkisinde de iyi tepkiler geldi, tarzınız çok farklı dediler, iyi çalıyorsunuz diyenler oldu.

    Zeplin: Şu ana kadar tam anlamıyla istediğimiz bir kitlenin önüne çıkamadık. Çıktığımız konserlerde de gördük ki Zeplin doğru yolda. Konser sonrasında biz ne olursa olsun bu işi yapmak istiyoruz diye düşündük çünkü kendimizi müziğimizle ifade ediyoruz bundan daha güzel bir şey olamaz.

    mbk: Bestelerinizi basılı olarak self albüm şeklinde mi dağıtıyorsunuz, yoksa daha kolay bir paylaşım yolu olan interneti mi seçtiniz?

    51 Promil: Hiç bir demomuzu "demo çıkarıyoruz" diye yapmadık. Hepsini "hadi sitemize koyalım yorum alalım" diyerek koyduk. Bu açıdan zaten CD yapmadık. Kesinlikle internet daha geniş kapsamlı ve kolay bir yöntem olsa da yeni demomuzu hem internetten yayınlayıp, hem de CD olarak ta hazırlamayı düşünüyoruz.[/FONT][/SIZE]

    Cats in Practice: Şu ana kadar internet üzerinden paylaşımı tercih ettik ve 2003 yılı sonlarında Audiophobica adlı demomuzu yayınladık. Yani iki yöntemi de kullanıyoruz bestelerimizi ulaştırırken.

    Dawnfall: Her bestenin hücum kaydına sitemizde yer veriyoruz. Demo albümü yaptığımız vakit albüm şeklinde dağıtacağız.

    Faded Serena: Kesinlikle basılı self albüm olarak dağıtıyoruz. İlk demoda bu şekilde dağıtıldı ve ikinci demomuz da bu şekilde olacak. İnternetten de isteyen şarkılarımızı indirebilir fakat biz kişisel olarak da yerli grupların basılı self albümlerini almayı tercih ediyoruz.

    Rakı: Bestelerden ikisi internette mevcut , dileyen www.purevolume.com/rak adresinden dinleyebilir / indirebilir. www.menejerim.com adresinde ise Saklıkent performansını streaming video şeklinde izleyebiliyorsunuz. Müziği insanlara ulaştırma şeklini biz seçmiyoruz, elimizde olsa her yoldan dağıtmaya, bir çok insana ulaşmaya çalışırız. Şu anda mümkün olan sadece internet gibi gözüküyor, henüz bize sahip çıkan sponsor olan bir kişi ya da firma yok.

    Zeplin: İki yolu da kullanıyoruz ama sanırım bizi dinleyenlerin tercihi internet. Galiba bu yol daha kolay geliyor. Ama özenle kapaklarını hazırladığımız demo albümlerimizin alınması bizi daha çok mutlu eder.

    mbk: Diğer demolu gruplar arasından sizi sıyıran ve dikkatleri çektiğinizi düşündüğünüz özellikleriniz var mı?

    51 Promil: Henüz yayınladığımız bir stüdyo kaydımız yok. Kendi demolarımızı iyi buluyorum. Çünkü ev kayıtları olmasına rağmen kalitesiz olmadığını düşünüyorum.

    Cats in Practice: Açıkçası bu piyasa içerisinde karşılaştırma yapmayı pek uygun görmüyoruz çünkü özellikle son yıllarda Türkiye'de Rock müzik adına önemli gelişmeler kaydedildi ve gerçekten işini iyi yapan, sağlam gruplar tanıdık. Biz emek gösteren, çaba sarf eden, çalışan herkese büyük saygı duyuyoruz. Sonuçta aynı yoldayız. Aynı hedefler, amaçlar için koşturup duruyoruz. Tatlı rekabetler tabi ki olacaktır ama "biz şu yönlerden şu kişilerden üstünüz" şeklinde bir yargıya varmamız imkansız çünkü herkesin birbirinden üstün olduğu, sıyrıldığı farklı noktalar var ve bu piyasadaki o tatlı ortamı yaratan da bu bizce.

    Dawnfall: Heavy Metal ile uğraşan çok fazla grup yok (özellikle İzmir de). Bu önemli bir fırsat bizim için. Heavy Metal’in dinleyici kitlesi de biraz daha geniş olduğu için diğer Metal müzik dallarına nazaran, bu bize artı kazandırıyor. Ayrıca üyelerimizin her biri sahne tecrübesi yaşamış ve uzun süreler müzikle uğraşmış kişilerdir. Bununda getirdiği artılar var tabi ki.

    Faded Serena: Her grup kendi müziğiyle diğerlerinden ayrılır tabi ama bizim yaptığımız müzik biraz kitlesi az olan bir müzik. Çok fazla düşük metronom Doom grubu alternatifi yok. Olan gruplarda her biri sound’uyla zaten birbirinde ayrılıyor hem yurtiçi hem yurtdışında. Bu yüzden bu müziğe ilgi duyan zaten bir şekilde bizi buluyor.

    Rakı: Grupları demolu - demosuz diye ayırmamak lazım bence. Kalite ve tür olarak ayırmak daha doğru olabilir. Son zamanlarda birkaç tane çok iyi müzik yapan ve adı sanı duyulmamış grup türedi, ve evet biz de onlardan biriyiz. Tür olarak çok yeni bir şeyler yaptığımızı düşünmüyorum, ama klişe olmaktan da bir hayli uzak gibiyiz. Tamamen kendimiz için müzik yapıyor olduğumuz için bir hedef belirlemedik, biz çalıyoruz hoşumuza gidiyor, dinleyen kendinden bir şeyler bulabilir, bulmayabilir de, bizce hiç önemli değil. Önemli olan şey sadece şu : “Hiçbir şey önemli değil.”

    Zeplin: Bu soruya çok sevdiğim bir sözle cevap vermek istiyorum “Herkesin Müziği Kendine Güzeldir”.o yüzden biz şöyle iyiyiz biz şöyle güzeliz değil de kendimizi müziğimizle göstermek isteriz.

    mbk: Cover çalışmalara ve barlarda sadece cover çalarak adını duyuran gruplara bakış açınız nedir?

    51 Promil: Avrupa’da bar grupları beste çalıyor. Keşke Türkiye’de de olsa. Ancak her grup çalışmalara cover’la başlıyor. Sonuçta insanlar eğlenmeye gidiyor. Gruplarda eğlendirmeye. Cover’ın tutması doğal. Yanlış değil.

    Cats in Practice: Biz de Cats in Practice olarak yıllarca bunu yaptık. Bu hor görülecek veya eleştirilecek bir şey olmadı hiç bizim için ama hep söylediğimiz bir şey var. Gruplar cover yapacağız, adımızı duyuracağız diye kendilerini ezdirmemeli ve müzisyen kimliklerini ayaklar altına almamalı diye düşünüyoruz. Bu işin bir kalitesi, gösterilen çaba sonucunda alınan bir karşılığı var. Bu karşılık ufacık ve samimi bir "teşekkür" de olabilir ama ne yazık ki bazı arkadaşlar "müzik için her şey yapılır" yargısını biraz yanlış yerlere çekip müziğin de bir meslek olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini unutuyorlar. Bu da mesleği düşürmelerine neden oluyor. Sonuç olarak, "müzisyenlik" ve "gariban çalgıcılık" misyonlarından doğru olanı seçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu yanlış bilinç yüzünden mekan sahipleri tarafından kullanılan veya ezilen grup olmamalı bence. Bunun dışında, iş cover yapmaya gelince, cover yapılan parçanın birebir aynısını çalmanın gruba ve dinleyenlere pek bir getirisi olmadığını düşünüyoruz. Cover dendiği zaman zaten bu "yeni bir yorum" olarak algılanmalıdır ve grup, kendi kişiliğinden bir şeyler katarak parçayı yeniden canlandırmalıdır. Eğer var olan parçalara yeni bir kişilik kazandırabiliyorsa bir grup, bu önemli bir başarıdır bize göre.

    Dawnfall: Cover’ı hakkını vererek yapmak zor ve güzel bir iştir. Ancak bu yolla adını duyuran gruplara pek sıcak bakmıyoruz. Tadında yapıldığı şekilde gerçekten güzel bir şeydir cover olayı. Özellikle aynen cover’lamaktan ziyade gruplar kendilerinden şeyler katarak yeniden şarkıyı yapmalıdırlar.

    Faded Serena: Barlarda cover çalmakla ve çalan gruplarla hiçbir ilgimiz yok.

    Rakı: Genelde ön sıralara oturup dikey ve yakın bir bakış açısı yakalamaya çalışıyoruz, bütün grubu görebiliyor insan bu şekilde. Arka masalarda kalınca kalabalıktan bir şey görünmüyor, sigara dumanı da cabası üstelik. Belirli bir bakış açımız yok, biz de cover çalmaya kasıyoruz ama besteler kadar iyi olmuyor, bazı cover gruplarının da besteleri de çok kötü mesela. İsteyen istediği yolda ilerlesin, beste veya cover.. Bir gece bara gidip klasik bir Rock cover’ı dinlemek isteyebilirim, veya tamamen özgün bir beste dinlemek isteyebilirim, ikisinin yeri ayrı. Gruplar en iyi başardıkları şeyi yapmalılar.

    Zeplin: Sonuçta beste veya cover, ortaya çıkarılacak işin kalitesi önemli. Cover çalışmalarda dinlerken dikkat ettiğimiz grubun parçaya kendi ruhunu ve müzik kalitesini katabilmiş olması.

    Özellikle bir birinden zıt grupları seçmeye çalıştım bu toplu röportaj için. Körler ve sağırlar bir birini ağırlar olsun istemedim. Aşağıda grupların TurkRock.Com sitesinde bulunan forum başlıkları var. Daha detaylı bilgi ve şarkılarına ulaşmak için linkleri kullanabilirsiniz.

    Röportaj: Mahir Bora Kayıhan

    Tarih: 03.11.2005
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 15 Ekim 2013

Bu Sayfayı Paylaş