Cem Başak'ın Tek Kişilik Adlı Ilk Albümü 19 Şubatta Müzik Marketlerde

G

Gitarfetish

#1
Etnik Sentetik, barfly, hijazzband, reboot gruplarında çaldı.13 yaşında tanıştığı Elektro gitarı elinden bırakmadı, üniversite
şenliklerinde, festivallerde sahne aldı. 2008 de Otomatik pilot grubunu kurdu. Rock, pop,
elektronik müzik ve tabii ki gitar ile harmanlanmış yılların birikimi ne zaman ki içine sığmaz oldu ,
albüm hazırlığına başladı. O gün bugün yaptığı şarkılar içine sinsin diye uğraşan sıra dışı bir
müzisyen Cem Başak.

Herkes başını telefonuna eğmişken, O, kapatıyor telefonunu..

Cem Başak için yapılacak en iyi şey müzik, oturup müzik yapıyor. Albümünün adı ‘ Tek kişilik ‘.
Enstrümanları kendi çalıyor, kaydediyor ve mixliyor. Bunun sebebi kafasında duymak istediklerini
samimiyetle hayata geçirmek için acele ediyor olması.

Hepimiz aynıyız. Herkesin hamurunda nasıl ki biraz yalnızlık, biraz umut, biraz gerçek biraz hayal
ve illa ki aşk var, bütünle vedalaşırken dağılan yıldız tozlarından iç ettiklerimiz bağlıyor gene bizi
birbirimize. Ben de müziğimle bir kişiye bile ayna tutabilirsem amacıma ulaşmış olurum diyor. Gitar
organik bir uzantım gibi, bu yüzden albüm içinde sololara kapılıp teknik cambazlıklar yapmaktan
özellikle kaçınmaya çalıştım. Canlı performanslarda enstrümanımın ön plana çıkmayacağına söz
veremem tabii, biraz da onun dinleyici ile kuracağı iletişime bağlı olur bu .

Müzik kendiliğinden var olmak istiyor zaten, yarattığımız yeni bir şey yok, sadece vesile oluyoruz
seslere .Ben de söylemek istediklerimi müziğin dilini kullanarak ifade ettim.

Tahta, çelik, biraz elektronik ve insan etinin buluştuğu bu albüm, kendi dünyalarında saklanmaktan
yorulanlar için bir mola olsun.


Tek kişilik adlı albümde toplam 13 şarkı var. Albümün içinde Özgür Denizli ve Burak Deran ile beraber
yazılan 2 şarkı dışında tüm beste ve sözler Cem Başak’a ait, Kayıt ve prodüksiyon aşaması 1,5 yıl
süren albümdeki tüm enstrümanları Cem Başak kendi çaldı ve kaydetti, prodüksiyon yönetimini Ajda
Tenbekçi yaptı, Cem Başak ve Özgür Denizli tarafından mixlenen albümün masteringi ise Amerika
Nashville’de Steve Corrao tarafından gerçekleştirildi. Kapak fotoğraflarını da ifatölye’de Sinan Kesgin
çekti.

Albümdeki Şarkılar sırasıyla;

1-Çocuk Yüzüm
2-Hayal Sokağı
3-Yarım Adam
4-Kendini Ararken
5-Bir Tek Engel
6-Kaş'ta
7-Nefesini Tut
8-Boşluğa Yürüyorum
9-Uzak Dur
10-Tek Kişilik
11-Yaşamaksa
12-Galaksiler
13-Sadece Sen


Facebook
Twitter

Youtube

 
#2
Helal olsun be...Adam çalıyor. Güzel de çalıyor, sadece tekniği değil, cümleleri de güzel. Tonu da güzel. Çok temiz çalmaya kasmaktan ziyade daha çok "groove" zihniyetinde çalıyor, o açıdan biraz Andy Timmons'ı da anımsattı. Girişte Paul Gilbert vari bir sağ el numarası duydum, sondaki legato pentatoniklerde de (ki süper çalınmış) biraz rahmetli Gary Moore havası aldım:)
Albüm çıksın alalım. Türkiye'de sadece poptan bozma rockçılar değil, adam gibi çalan rockçılar da varmış diyelim, teselli olalım. "Rock'da yeni bir soluk" diye pazarlanan arkadaşlar da gelsin dinlesin bir zahmet...
 
#7
Evet nahoş bir lanse, umarım kendi bu tabiri kullanmamıştır, Serdar Öztop' u hem kişi hemde müzik ve gitarist olarak çok severim hatta "en" diye bir şey yada bir kaç kişi varsa bence onun içindedir.İlk albümünün ( yanılmıyorsam 2002 filandı) mottosu "Türkiyedeki ilk virtüöz albümü" gibi bir şeydi doğru olmasına rağmen o bile hoş değildi bence belirtmesine gerek yoktu yada bu şekilde tanıtım.Gerçi günümüzde reklamın iyisi kötüsü olman mantığında aşırılıklar mazur görülebilir.Anladığım kadarıyla bu arkadaş müzikal açıdan yönlü ve bu iyi bir şey, kendisine başarılar dilerim...
 
#8
Başlıkla ilgili yorum yapmayacağım, en iyiyim dememiş adam sonuçta ustayım demiş kendi dememiş de olsa. Kimine hoş gelir kimine gelmez, bana da hoş gelmedi. Teaser fena durmuyor, albüm fragmanını dinleyince soğudum onu da belirteyim. Farklı bir şey sandım ama değil gibi duruyor, albüm çıksın bakalım bir de.
 
#10
Album tanitimlarinda kim caldi, kim kaydetti, kim basti, klipte kim vardi falan yazilsa daha guzel oluyor gibi sanki... Hani ne bileyim biraz daha yapim asamasini, sanatci(lar)in heyecanini falan hissettiriyor, daha samimi gibi... Yoksa filanca kisi super insandir, eserler kildir tuydur konseptinde edebiyat yapmak, albumu pek tanitamiyor acikcasi bana...

Birde diger bazi arkadaslarin dedigi gibi, insanin kendine rutbe vermesi olayi da sacma, itici ve amator bir hareket, iste virtuoz, ustad, mc, reyiz vs... Hatta bu tip unvanlara fazla takip, kendine kasan tiplerde bir ol(a)mamislik gozlemliyorum kendimce... Zaten o sifati tasiyan adam kendini biliyor bi sekilde, simdi Steve Vaiye gidip xxx gibi caliyon dersen, herif sadece bakar guler :)

Son olarak arkadasin gitar calisini vs elestirebilecek biri degilim, albumunun hayirli olmasi ve ikinci albumde daha begenebilecegim bi tanitim metni ayarlamasi dileklerimle :) :) :)



PS : Album yapim asamasinindan detaylar, fotolar, videolar vs paylasilirsa da severek takip ederiz :)
 
#11
Ergen yanım çoktan milli olmuş, bar müziği dinlemiyor lay lay lay... :D

Şaka bir yana dinlerken arka planda var dikkat çeken birşeyler ama beklenti farklıydı, Cem Başak'a şans dilerim :)
 
#12
Evet nahoş bir lanse, umarım kendi bu tabiri kullanmamıştır, Serdar Öztop' u hem kişi hemde müzik ve gitarist olarak çok severim hatta "en" diye bir şey yada bir kaç kişi varsa bence onun içindedir.İlk albümünün ( yanılmıyorsam 2002 filandı) mottosu "Türkiyedeki ilk virtüöz albümü" gibi bir şeydi doğru olmasına rağmen o bile hoş değildi bence belirtmesine gerek yoktu yada bu şekilde tanıtım.Gerçi günümüzde reklamın iyisi kötüsü olman mantığında aşırılıklar mazur görülebilir.Anladığım kadarıyla bu arkadaş müzikal açıdan yönlü ve bu iyi bir şey, kendisine başarılar dilerim...
Öztop aslında bir röportajında o sloganı kendisinin seçmediğini, bunun firmanın seçimi olduğu söylemişti yanlış hatırlamıyorsam.

Cem Başak'ın çalışmasına gelince... İlk teaser ile fragmanın alakası yok ne yazık ki. Büyük hayal kırıklığı. Bu adamın iyi çaldığı gerçeğini değiştirmiyor, ama, (teknik bir tespit yapmak gerekirse), besteci olarak zayıf olduğunu da düşündürtüyor. Parçaların atmosferleri birbirine fazlaca benziyor ve en kötüsü de fazlasıyla Teoman çakması, hatta bazı yerlerde Emre Aydın çakması gibi tınlıyor. Piyasaya çıkan bir albümün biraz "tribüne oynaması" anlaşılır bir durum, ama ben bu fragmandan tribüne oynanan kısımların "biraz" değil, "bir hayli fazla" olduğu hissine kapıldım. Andy Timmonsvari çalan bir adamın Teoman gibi şarkılar söylemesi (veya yazması... vokal icrası kime ait bilmiyorum ama şarkıları onun yazdığını varsayıyorum), ne yazık ki bana "tüh be, yine olmamış" hissi verdi. Ama eminim başka pek çok kişi de beğenerek dinleyecektir. Ancak bu "pek çok kişinin" de gitarlar ile ilgileneceğini sanmam. Bu arkadaşların "Şu gitar gıcırıtısı bitse de nakarata girse" diyecek türden olması ihtimali daha fazla sanki....

Muhtemelen albümü yine de alacağım, çünkü böyle çalan bir adamı hiç bir şey çalamayan ve sürekli detone şarkı söyleyen sözde Türkçe rock şarkıcılarına yine de tercih ederim. Ama bir sonraki albüm de yine sadece tribüne oynamakla geçer ise üzülürüm doğrusu.
 
#14
Nuno ve C.C. Deville sever kendisi, bir dönem ortak dostlarımızın olması nedeniyle (1990-1992) zaman zaman görüştüğümüzde daha çok bazı Glam Rock gruplarını ve adlarını zikrettiğim gitaristleri dinlerdi.

Keşke, imkan bulup tamamen enstrumantal parçalardan oluşan bir albüm çıkartabilse.

 
Son düzenleme:

Üst