Kalp Organının Duygusal Yönü Var Mı?

'Forum Meydanı' forumunda fth tarafından 8 Ocak 2006 tarihinde açılan konu

Sizce kalbin duygusal yönünün ispatlanmasının bir önemi var mı?

  1. Evet,ama çok değil

    99.8%
  2. Hayır

    0.2%
  3. Bence çok büyük bir buluş

    0 oy
    0.0%
  4. Kararsızım

    0 oy
    0.0%
  1. fth

    fth

    72
    3
    605
    Bu konuda araştırmalar yapan isim Dr. Rollin McCraty. Pubmed'de indekslenen 136 makalesi mevcut. Aynen şöyle diyor:

    "Now, we know that the heart actually is considered to have its own intrinsic brain; has a very complex nervous system, and can function independent of the rest of the nervous system. And there are nerves that send messages from the heart back to the brain as well as the brain to the heart.”

    Yani,

    "Şimdi, biz biliriz ki gerçekten kalbin kendisinin bir iç beyine sahip olduğu düşünülür; çok kompleks bir sinir sistemine sahiptir ve sinir sisteminin geri kalanından bağımsız fonksiyonları olabilir. Ve sinirler vardır ki beynin kalbe gönderdiği gibi kalpten beyne mesaj gönderir."

    Yine şöyle demektedir:

    "Heart truly is part of the emotional system."

    Yani,

    "Kalp, gerçekten duygusal sistemin parçasıdır." demektedir.

    Araştırma direktörlüğünü yaptığı Institute of HeartMath, pek çok saygın bilim adamını bünyesinde barındırıyor ve bu bilim adamlarının katkılarıyla kalp konusunda çeşitli kitaplar yayınlıyor. Bu kitaplardan biri olan "Heart–Brain Neurodynamics"te "...heart is a key component of the emotional system" denilmiştir. Yani kalp, duygusal sistemin anahtar bir unsurudur.
     
  2. Doğru olabilir. Çünkü insan çok acı bi haber aldığında kalp krizi geçirebiliyor. Düz mantık :) Ha bu kanıtlanmış kanıtlanmamış çok şey değişirmi? Bana sorarsanız çok da önemi yok insanlar yine aynı hayatı yaşamaya devam edecek olağı olan yine olacak...
     
  3. Yılmaz erdoğan'ın bir esprisi vardı
    "Acaba kalp nakli yaptıranlar aşkları da beraber alır mı?"

    Kalple beyin zaten alakalı, en basitinden lise bilgisiyle sempatik parasempatik sinirler var. Zaten kanıtlanmış birşey.

    Düşünceler beyinde oluşur. Bir bağlantı var. Hatta binlerce sinir var ancak beyin kalbe göre değil de kalp beyne göre hareket eder. Kalp duygularda sadece beynin yaşadığı tepkilerin bir yansımasıdır. Heyecanlanınca kalbimiz nasıl çarpıyorsa aşk olunca da öyle etkileşim olur.

    Yakın zamanda bunun açıklaması yapılmıştı diye hatırlıyorum. Aşk beyinin üst kısmınca yönetiliyor. Sevdiğimiz insan hakkında mesela içimiz yaralandı. O anı düşünme sırasında beyinin o kısmında bazı elektriksel baskılar oluşurmuş. Bu da kalbe etki yaparmış. Yani iş yine beyinde başlıyor.
     
  4. Kalp kesinlikle bir parçadır. Fakat yardımcı bir parçadır. Duygular beyin dokusundadır. Beyin olmasa sinirler işlevsiz kalacaktır. Sinirlerse kansız işlevsiz kalırlar. Duygular hormanlarla alakalı o zaman en önemlisi karaciğerim karaciğeirm olmazsa enzim olmaz enzim olmazsa hormon olmaz. Kısacasi komplike bir sistemde bütün vücut duyuların parçasıdır.
     
  5. fth

    fth

    72
    3
    605
    küçük bir yanlışı düzelteyim:

    136 makalesi olan şahıs r.mccarty
    burada ismi geçen şahıs r.mccraty ve 12 makalesi var

    (başka bir forumda tartışma konusu yapılınca fark ettim)
     
  6. aDa_

    aDa_

    52
    0
    300
    Ya o zaman mide de duygusal deri de duygusal...Her heyecanlığımızda mide ya kasılır ya bulanır...Bazı olaylara tüyler diken diken olur.Sevdiğinize dokununca içiniz titrer vs vs......

    Ruhla beden aynı anda yaşıyoken birinin tepkisi öbürünü de etkiliyo ister istemez,çünkü kalbin duyguasl bi yani olmadığı kabul edilince bu işi beyine bırakmış oluyoruz ki o da nihayetinde bi parça et...
     
  7. Bu ne saçma bi önerme ya, iyice suyunu çıkardınız. Bİ kere duygusal sistem diye bişey duymadım daha şimdiye kadar. Neymiş o sindirim sistemi gibi :D Kim uyduruyo böyle şeyleri çok merak ediyorum.
     
  8. evet.bütün vücut birbiriyle etkileşim içindedir.yanlız burda hormonların büyük etkisi var ha keza genler bile etkili geçende de inanç geni bulundu diye bişey ortaya attılar belki aşk geni de vardır :)
     
  9. fth

    fth

    72
    3
    605
  10. Vücudumuzdaki dolaşım sisteminin bir parçası olan ve kan dolaşımını sağlayan bir organ olan kalbin duygularla hiçbir bağlantısı yoktur. Duygular beyinle alakalı şeyler ve hislerimiz neticesinde gösterdiğimiz fizyolojik reaksiyonlar da beyin tarafından yönetilen reaksiyonlar olduğuna göre her şey kafamızın içinde bitiyor. =)
     
  11. Doğru olan budur aslında..Duygularımız sonucunda kalp krizi geçirme olayıda beyinde başlayan birşeydir sonuçta.
     
  12. kalp şekli bakımından mı acaba sevgi sembolü olarak gösteriliyor :?: böyle sevimli falan ya :p neyse doğrudur bencede beyinle alakalıdır ama ne bileyim biz kalpten seviyoruz :p :p
     
  13. Kalp sadece duygulardan etkilendiği için sembol alınmıştır, başka sebepleri de vardır tabi..

    Sinirlerin çok olması ayrı bir bilinci olduğu demek değildir kalbin. Kendine ait bir bilinci en fazla içine yemek düştüğünde asit salgılayan bir mide kadar vardır.

    Duygu denen sinirsel iletimler de beyinde başlar vücuda dayılır bu sinirsel iletimin ve salgıladığı hormonların etkisi olarak da kal etkilenir.

    Yani kalp duygulardan etkilenir, duyguları etkilemez.
     
  14. yok daha neler.. cok sacma.
    hem asiri uzuntuden kalpkrizi gecirmek direk kalple baglantisi yok
    ama beynin uretigi asiri adrenalin vs vs bunlara sebep olur.
     
  15. kalbe duygusal anlamlar yüklemenin nedeni mesela aşık olduğunda hızlı hızlı çarpması olabilir.fekat bu komut ona beyinden geliyor yine de kalp sadece makinenin bir dişlisi.
     
  16. bence vardır sonuçta sevdiğiniz kişiyi gördüğünüzde hızlı hızlı atan şey o..
     
  17. arabesk bi yanı olduğu kesin.. ..

    kalbi hızlı hızlı attıran şey hipotalamustan salgilanan hormon tetikleyicileri....ama bu tetikleyicilerin keyif verdiği doğru
     
  18. kalp ameliyatlarında kalp önce durdurulup makinaya fln bağlanır. kısaca hasta öldürülür. işlemler bittikten sonra tekrar monte edilip çalıştırılır. hasta diriltilir.
    aslında orada ölme dirilme mevzubahis değil. sonra çalıştı mı takılıyosunuz yine normal hayatta. =)
    hastaneler, beyin ölümü yaşamamasına rağmen kalbi birkaç saattir atmıyor diye morga kaldırılıp hortlayan adamlarla dolup taşıyor.
    hatta bunların bir kısmını mor ve ötesinin şirket mirket anlamadığı klibinde de seyredebiliriz.
    şaka bir yana kalbi durduktan sonra elektroşokla fln hayata döndürülen çok insan var. ama beyni öldükten sonra diriltilebilen adam yok. bi tane olacakmış o da kıyamet kopunca mesih olarak gelicek isa peygambermiş.
    yerseniz. the return of the jedi tadında birşey bekliyorum hayırlısıyla.

    kalp sadece pompa işlevi görür. nası heyecanlandığınızda önceden çok yemek yemişseniz geçirdiğiniz mide spazmını midenizin duygusal benliğine bağlamıyorsunuz, kalple yaşadıklarınızı da sadece (mümkünse o da olmasın da) şiirlerde sürüdürünüz.

    argoliar konuştu.
    argoliar, herşey hakkında fikir belirten adam.
     
  19. zaten duygularla ilgili çakranın kalpte olduğu söylenir uzakdoğu görüşünde
     
  20. beyin olümü gerçekleşmeden kişi öldü denilemez. kalbin durması da ölüm değildir bu sebeple.
     

Bu Sayfayı Paylaş