Küçük İskender

'Forum Meydanı' forumunda sadecesiyah tarafından 3 Ocak 2004 tarihinde açılan konu

  1. “ben içi
    boşaltılmış siyah bir hayvan hücresiyim

    uçan kuşun
    erkeklik organını almışım ağzıma havada

    kuruluyum
    çevir ruhumu ey hasmım canavar, vaktim yok

    camdandım
    kırılsam doğa çalınacaktı yeryüzünden

    aşık oldum mu
    kurt inerdi yüzüme

    birden fazlaydı katilim
    cesedimi bulamadı sahibim

    bir yerime yağmur yağıyordu
    ellerimden teki karşı safa geçmişti

    bağırsam, ama bir de bağırsam çağırsam ağlasam
    şair oldum sanacaklardı

    canım, güzel abim!
    bağlasana deli gömleğimi!”

    şeklinde anlatıyor bir şiirinde K.İskender kendi özyaşamını. Yoksa siz de “ibneymiş lan o” şeklinde aşağılık sıfatlar takan zavallı yaratıklardan mısınız?! Ya da yorumlarınız diyeyim? Boşverin yapmasanız da olur! Ben bu çok sevdiğim samimi ve sınır tanımayan şairin şiirlerinin bazı bölümlerinden akt....

    “kötü yola düşmüş gecelerden geliyorum
    kusura bakma gözlerim biraz kirli”

    “bazı caddelerin akrabası yoktur almondo
    bileklerimden aşağı tabiat analar hamile”

    “sahte barlarda asitli rakılar içiyordum
    dudaklarımda bir genç kızı doğradılar içiyordum”

    “ben ölürsem kara kutumu bulamayacaklar
    ne bir aşk zerafeti ne bir hayal tabiri
    küçücük ömrüm
    hep rüzgar gülleri kokacak!”

    “bitmemiş bir ömrün yalanısın
    sen: kabuslarımın tabiri
    çocukluğumun arta kalanısın!
    öldüreceğim kendimi dudaklarınla
    dudakların etle, şehvetle seferber
    sen! bana inen son kutsal kitap
    son fakir yatır
    son aciz peygamber!”

    “bir martıyı ağlattın işte
    bir çocuk garanti intihar eder artık”

    “Otuz bir çekmediğim gecelerde düşler kuruyorum
    senin(Türkiye) hakkında"

    “Ben
    şehsuvar!
    sığ sıkıntılar ardınca yükselen buhar
    çocukluğunu yasayamadan büyümüş bir tümör
    kandırılmış, tanınmamış kretuvar; unutulmuş
    bir tornavida, hiçbir ise yaramayan çivi,
    sınırlara mayın döşeyen bakışlarıyla
    siz olan şehsuvar! O sınırlar
    sizin sınırlarınız. Ben
    şehsuvar!!
    sığ sıkıntılar ardınca yükselen belediye otobüsü
    abonman biletlerimi sizler mi çaldınız?!”
     
  2. gayet acaip bi adam olduğunu düşünüyorum...çok ilginç yorumları var...ama bi o kadar severim kendisini...böyle dobra insanlardan çok yok bu ülkede çünkü...
    bi yazısında sanırım,"namaza durmuş annaneme..." diye devam eden bi bölüm vardı ki buraya yazılmaz herlade...bilen bilir zaten..gayet kopmuş insan...
    gay olduğunu duydum doğrudur sanırım??
     
  3. doğrudur!
    hatta birkaç futbolcuya şiirler yazmıştı.(emre belözoğlu da vardı sanırım aralarında). -ya, birden emin olamadım, bu şiirler eşcinsel şeyler içeriyor muydu acaba?-
    ağır roman filmindeki eşcinsel adamı oynuyordu. belki hatırlarsınız, yangında okan bayülgen onu kucağında, çırılçıplak binanın içinden çıkarıyordu.

    ben çok severim şiirlerini. düz yazı kitapları da var ama ben okumadım.
     
  4. Bence müthiş bir şair gerisi beni hiç ilgilendirmiyor

    yılın en uzun gecesi 21 aralık değil beni terkettiğin gecedir...
     
  5. evet,genel olarak şiirle pek ilgilenmesem de,adamın güzel yazdığını söyleyebilirim.

    Bir de,o şimdi asker'de oynadı sanırsam :)
     
  6. yazılarında kendine has bir tarzı var.cinsel tercihi bizi ilgilendirmemeli...
     
  7. Bir Organ Nakli Gibi Sevmistim Seni

    Bir organ nakli gibi sevmistim seni;
    Çürük gözlerine bagislanan ellerim,
    Yirtik dudaklarina bagislanan siirlerim..
    Darmadagin kadinlarin,darmadagin ettigi erkekler gibi
    Sevmistim seni...
    Çok eskitilmis bir askin hatirlanmasi,
    Sevgilinin resmi karsisinda çocuksu bir iç kanamasi
    Aslinda isin açikçasi;
    Rüzgarin firtinaya dönüsmesi gibi
    Hayatina yönelik bombali bir saldiri gibi
    Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi

    Sevmistim seni...
    Ruhum kan kaybederken nasil tutarim seni simdi deniz gibi,
    Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
    Ortalik yerde durup dururken
    Sevmistim seni...
    Atlara kalirsa çoktan kaybettik savasi,
    Mizraklar kirildi,kalkanlar delindi,ganimetler paylasildi.
    Kasaba meydaninda birbirini dövmekten
    Yorulan iki kovboy gibi,
    Bir tabancanin namlusuyla tetigiyle,
    Kendisinden farkli,
    Kendisinden ayri,
    Bir silahin sarjöründe tanisan iki soguk mermi gibi,
    Ayni bedene sikilan iki el kursun gibi,
    Katille kurban arasinda o birkaç saniyelik telasla
    Sevmistim Seni...

    Küçük Iskender
     
  8. Birbirimizi Öldüreceğimi Kimseye Söylemeyeceğim

    Seni seviyordum ve
    Çocuk bahçelerinde intiharı düşünmek de artık yasaktı!.

    Bunu kanayan bir lise öğrencisi taşıyordum kucağımda;galiba yaz da yeni başlamıştı;sıcaktı; sıcak, çırılçıplaktı!
    Rıhtımda Göksel Arsoy’un artizini dövüyorlardı; yönetmen, sigarasını suya bıraktı-avuçlarımdaydın,avuçlarım cisildiyordu-ötedeki kahvede Alice, üç iskambiladam arkadaşlarıyla briç oynuyordu.Seni kalkan Üsküdar vapurunun ardından denize fırlattım.Hüznümü karanlığa kotlayacağım.Düğün salonunun kapısından elinde kanlı bir baltayla damat kıyafetli bir delikanlı çıktı,koştu koştu, kollarını çırpıyordu-sonra havalandı,uçtu gitti.Korkulu gözleriyle son karısın imzaladı..Beşiktaş baktı!

    Şiirlerimi yakmaktan vazgeçtim
    Senden sözetmeyi özlüyorum yalnızca
    Birbirimizi öldürmek için verdiğimiz söz karşılıklı yemin
    Kimseye söylemedim
    Kimseye de söylemeyeceğim
    Hep bir bukalemunu
    Ölümle yer değiştirmek için yaşadım ben..
    Gün oldu sarıdan tiksindim,ottan ürktüm
    Zamanı geldi içimde
    Burnu kanayan bir lise öğrencisi yarattım
    Ne kadar hırpalarsan hırpala bedenini
    Bir canı kendinden silkip atamazsın
    İnsanı adaletle
    Aşkı herhangi bir çocukla değiştirmek için yaşadım..
    Uyruğum oldu sarı (saçların) ota (gözlerine) taptım
    Küfrettim sana,lanet ettim,unuttuğunu sandım çoğu kez
    Ama ihanet etmedim verilen söze, edilen yemine
    Birbirimizi tanımadığımızı kimseye söylemedim
    Söylemeyeceğim de kimseye!

    Çocuk bahçelerinde intiharı düşünmekte artık yasaktı
    Seni seviyordum ve..

    Küçük İskender


    Tutulamayacak yeminsin yemin ederim..
     
  9. Küçük İskender, 28 Mayıs 1964’te İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra 5 yıl İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde, ardından da üç yıl İ.Ü Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde okudu. Okurla tanışması 1986’dır. Tezgahtarlık, düzeltmenlik, jigololuk, sokaklarda kartpostal satıcılığı, seslendirme, televizyona skeç ve senaryo yazarlığı, fotoroman oyunculuğu, reklam ajansında kostümcülük, mizah dergilerinde köşe yazarlığı, resepsiyon memurluğu, casting, barmenlik, meyhane işletmeciliği, erotik dergilerde köşe yazarlığı, televizyonda şiir programları, barlarda sanat söyleşileri, radyoda canlı program, şarkı sözü yazarlığı, telefon seks hatlarında yazarlık bulaştığı alanlar. Dört tane sinema filminde de rol alan küçük İskender, cesur söyleminde edebiyatımızın hırçın şairi olarak tanınıyor.

    (Bir küçük İskender Kitabının içindeki bilgiler)

    Hep şiirlerine yer vermişiz biraz da düz yazı örneklerinden yazalım Küçük İskender’in.. Sanırım şiirden kopmak mümkün değil onun için.. Hep şiirsel anlatımı..

    ‘Yanlış adrese gelmiş mektup gibiydik, başkalarının okuyacağı bir mektup.. Gitmemiz gereken yere ulaşamadan yabancı ellere düşmüştük.

    Lüzumsuz duyarlılıkların arkasına sığınırken, kendimizi güvende hissetmek için ağlıyorduk.. Ağlamamızın tek nedeni buydu.. Gözyaşı kürelerinin içine saklanmak, gözyaşı küreleri içinde, ana rahmindeymişcesine bir cenin gibi kıvrılıp yatmak.. Sıkıldıkça ağlıyorduk, Sevindikçe ağlıyorduk.. üzüldükçe ağlıyorduk..Buluştukça ağlıyorduk, ayrıldıkça ağlıyorduk.. Kazandıkça ağlıyorduk.. Çünkü bunların hiç birini haketmediğimizi biliyorduk.. Ne başarıyı ne de yenilgiyi hakediyorduk. Kin tutmak alelade bir hayvanı muhteşem bir insana dönüştürmektir..

    Kin tutmadık pas tuttuk, oksitlenip yapıştık geçmişe.. Kopup yeni kainatlara eklenmeye gidemedik... ‘
     
  10. Oysa bakınız sözlüklere Şair: En küçük en iskender kelime...
     
  11. bi b.ka yaramaz adam k. iskender

    balık burcu hikayelerinde emreye yazdıgı şiir. gariban emre korkmuştu. teşekkür etmişti sadece. bi futbolcuya daha yazmayı düşündügünü söylemişti bi röpörtajında. bence samimi degil. yani eskiden öyleydi ama şimdi degil. ce çogu şeyi kullanıyor gibi geliyor bana. ve sürekli kendini tekrar ediyor. ve tam bir entellektüel... bir sürü kitabını aldım çok üretken! varlıkta rimbauda akıl notları yasak meyvede faleti ruhiye die bi olayı var şiirleri de buralarda falan yayınlanıyo. zaten enver ercan ın kanatları altından bi türlü ayrılmıyo. bu arada ona çok kızsamda beni aldattıgını(sizi de..) düşünsemde eflatun sufleler kitabı çok iyi. nese fazla gevezelik ettim. işte favori şiirim ondan.

    SACRİFİCE

    Sana bugün bir abajur aldım:
    Birşeyin ucunda durur da yeşil chevrolet
    Kapıları açık, baltimor plakalı, usta işi
    Teybinde elton john'dan sacrifice
    Biz sahile doğru yürümüşüz
    Ayakizlerimizde ölüp erimiş peri pelerinleri
    Periler birbirine düşman, pelerinler birbirine küs


    Sana bugün bir mektup yazdım:
    En çok
    En çok güllerden söz ettim
    Saydam, renksiz, özgür güllerden
    Bir gül olmak korkusundan
    nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
    Sağda solda yakılıp unutulmuş sönmüş sigaralar
    'Canım...' diye başlanılıp
    Yarım bırakılmış bir sürü kâğıt parçası
    ruh parçası
    aşk parçası
    buğu parçası
    haz parçası
    paramparça içime paramparça bir kış gelmiş
    biliyor musun ben daima
    Kışları saklanırım kan

    Kan ödüldür açıkçası
    Sana bugün bir kurban kestim
    Hala ağrıyor ve akıyor bileklerim
    Gelip geçici bir seyahat
    Üzerinde konuşulmamış bir sevgi
    Karşılıklı hoyrat kullanılmış bedenler
    Aydı dalda karşılaşan iki çocuk sincap
    Dal, ağacına düşman, sincaplar birbirine küs
    Dudaklarda müstehzi bir hal
    Yani bir yere vurup kaybolan far ışığı gibi
    Bir an aklıma vurup kaybolan o fevkalade hayal
    Vurup kaybolan ruh ve aşk parçaları
    Beyaz ve terli alnımda belirip dolaşan
    Delikanlı tanrının eli
    Usulca düzeltirken ıslak kâkülümü
    Otuz yıllık ömrümde ilk kez düşledim ölümü
    Bugün sana abajur aldım, bir mektup yazdım
    Sana, diyorum, bugün bir abajur ve mektup
    Ben bugün sana öldüm başkasına değil
    Sana, diyorum, bugün bir abajur ve mektup
    Ben bugün sana öldüm başkasına değil
    Hani o chevrolet yeşil, kapıları açık
    Teybinde elton john'dan sacrifice
    Avcumda, pembe, ziftli bir alyans
    Vurup kaybolan buğu ve haz parçaları,
    Biriktirdiğimiz
    Zamanla biriktirenle biriktirilenin
    Birbirine karıştığı

    Ben de bir eşya mıyım diye düşündüğü
    Üzüldüğü şey
    Bir tüy gibi yanınıza gelip
    Bir tüy gibi dokunup ürpertip
    Sonra
    Sonra geri çekildiği... sacrifice...

    Koskoca bir aralık ayını müzikle geçirmiştik
    Sokaklarda elimizde şarap şişeleri
    Adlarımızın yanyana olduğu
    Kalpler kazımıştık ağaçlara
    Modern çağın gereklerine inat,
    biz romantiktik biz birbirimizi seviyorduk
    biz ayrılmayacaktık biz arabesktik biz...
    Bugün bir abajur aldım sana
    eve geldim
    yatağın hep sol tarafında yatardın
    sol taraftaki başucu sehpasına yerleştirdim onu
    bir ampul taktım sarı soft hep istediğin gibi
    ışığında bir mektup yazdım sana
    teypte elton john'dan sacrifice
    Beni terkettiğini bildirdiğin o telefon konuşması
    Gözlerinin gencecik mavisi
    birden başlayan, o telaşla, bütün gece yağan
    Yağmur geldi hatırıma
    Nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
    Yüzüme kapanan ellerin
    Yüzümü yeryüzüne karşı perdeleyen ellerin
    O okyanus ellerin geldi hatırıma
    Kaset sustu kapandı yeşil chevrolet'nin kapıları

    Tuvalette sarıldım jilete hasretle öptüm
    Ampul patladı bir anda alev aldı abajur
    Kan ödüldür
    Kanımı bu gece dışarı gezmeye çıkarttım
    tenler birbirine düşman, aşıklar birbirine küs
    nedenini hatırlamıyorum ama utandım
    utandım


    Küçük İskender
     
  12. şarimiz tiamat fanıdır aynı zamanda...
     
  13. Sınırlarda olan bir şair küçük iskender
    zevkle okunur
     
  14. sanırım ben de bir problem var ben bu adamı anlayamıyorum, gerçekten nesi güzel yani vallahi kestiremiyorum biri açıklasın anlayayım..
     
  15. küçük iskender ve çetesi ...biz başka bir coğrafyada başka bir kültürde yaşıyoruz.öfkemiz kronik.
     
  16. heXe

    heXe

    24
    0
    600
    değişik biri ama ben şahsen beğeniyorum..
    Made in Hell güzel ve değişik bir kitap..
    şu an Cangüncem i okuyorum, şiir ve türevlerini sevenlere tavsiye edebilirim,farklı bir anlatımı var..
     
  17. w

    sirk kaçkını ayyaş maymunlar. aklıma bu geldi şu anki sarhoş kafama :beer ... aptülika tanıştırdı bizi ... 666 kitabını almıştım onuda imzaladı eleman.. dehşet yazıları var. gerisi benide bağlamaz ... :cigara
     
  18. küçük iskender'i anlatmak zor.
    senelerdir okurum hala anlamakta zorlandığım ya da yanlış anladığım bir sürü şiiri var.
    geçen sene rock'n coke da gördüm yanında sevgilisi en baba dediğim şair ağzımı açıp aaaa diyemedim dondum kaldım.
    belki konuşsam büyü bozulacak.
    ben senelerdir yazarım ve k. iskender'in şiirlerini okuduğumda hadi be dedim kendi kendime yakın ırmaklarda yüzüyomuşuz.ama tabiki o olamam...şair olmak zaten imkansız gibi bide o olmak...
    ben onun en çok cehenneme gitme yöntemlerindeki şiirlerini seviyorum...ilk okuduğum kitabi.
    orda derya isminde bi kıza yazılmış bi şiir var iki satır
    ''...gram mail için beni .iken adamlar senin neyin oluyor
    bilmiyorsun mustafa.''
    adamın aşkında olsa böyle yüzüne çarpıverir diyorum aşk dediğin mevzuda...aklım başıma geliveriyo okuyunca...
    bide tavsiyem olacak :
    charles bukowski.
    şiddetle tavsiye ederim özellikle 'bana aşkını getir'kitabını...
    zaten k. iskender'le Bukowski'nin tek farkı yatak odalarymış.
    k. iskender öyle diyo...
    (not: ibne olması zerre umrumda değil)
     
  19. Ben biraz geç kalmıştım sen biraz erken gelmişsin
    Bağışla beni nefesimi kıskanıpta küsen rüzgar
    Bir çocuğun elinden yeryüzünü almak gibi birşey bu .
    Bir çocuğun gözlerinden gökyüzünü sökmekle eşdeğer
    Ben biraz geç kalmıştım sen biraz erken gelmişsin
    Bağışla beni nefesimi kıskanıpta küsen rüzgar
    Hoşçakal içimdeki martı komaya girdi
    Hoşçakal yalnızlığımı bir ben bileyim istiyorum artık
    Dudaklarını özleyeceğim
    Bütün kapıları kapatıyorum
    Hoşçakal sizden vazgeçiyorum .
    Hoşçakal benden ne istediniz bukadar ,bukadar yanılttınız ,kandırdınız ve attınız
    Hoşçakal senden korkuyorum şimdi
    Beni biraz daha azarlayacağından canımı acıtacağından çekiniyorum
    Sıfırın altına indi kalbim
    Hoşçakal yürüye yürüye öleceğim
    Her insanın garip intihar tasarıları vardır
    Ben yürüye yürüye intihar edeceğim .
    Kötü aşkı özleyeceğim
    Haftasonu bişeyler yapmayı özleyeceğim
    Hoşçakal yüreğim
    Bir haksızlık gibi ortadayım
    Ben biraz geç kalmıştım sen biraz erken gelmişsin kavuşamıyoruz

    Senin elinde kırılan bir cam bebeğim ben
    Aklında olsun
    BİZ yeryüzünün en büyük SIRRIYIZ.
    Aklında olsun.
    KÜÇÜK İSKENDER


    benim için efsanedir küçük iskender. :tap:
     
  20. Bir nedeni yok yalnızca öptüm günde bin defa okunasıdır.....küçük iskender sevenler olarak onu bu forumda aktif bir kullanıcı haline getirsek ve burdan onla yazışabilsek güzel olurdu değil mi?
     

Bu Sayfayı Paylaş