#occupyukraine

'Forum Meydanı' forumunda Spinoza tarafından 16 Nisan 2014 tarihinde açılan konu

  1. Ukrayna, şanssız insanlar ülkesi.

    Orta Çağ'da veba salgınları Avrupa nüfusunun üçte birini kırarken Ukraynalılar da sapır sapır ölüyordu. Ama veba Batı Avrupa'da kıtlık ve açlığa neden oldu. Aç adamın korkacak bir şeyı olmayınca ağalık sistemi çöktü. Köylüler çalışmak için ücret pazarlığı yapmaya başladılar. Ukrayna'da ise tarım üretimi vebaya rağmen ahaliyi beslemeye devam edince ağalık sistemi yıkılmadı.

    Sonra Batı Avrupa Amerika'yı 'keşfetti'. Oradan gelen paralar talebi artırınca Ukrayna Batı'nın tahıl ambarı oldu. Ukraynalı ağalar zenginleşti, kanuna göre onlara ait mal olan köylülerin suyunu çıkarmaya iki yüzyıl daha devam etti.

    Amerikan Devrimi'ni Ukraynalılar duymamıştı. Ama Fransız Devrimi olunca duydular. N'oluyor acaba derken ağaları gelip kesti biçti; vazgeçtiler. Sonra Napolyon Savaşlarında Ukraynalıları Rus ordusunda zorunlu askere yazdılar, bir de gidip orada ölmeleri gerekti.

    20 nci Yüzyılda dünya savaşlarında öldüler. Sonra komunist oldunuz dendi. Ağalar gitti, büyük ağa geldi. Hayat eskiden mi daha kötüydü, komünizm gelince mi daha kötü oldu karar veremediler.

    20 nci yüzyıl başka bir zamandı. O zamanlar orta sınıf denilen bir şey çok güçlü idi Batı'da. Politikacılar bunlardan oy alarak seçim kazanablirdi. Orta sınıf dediğin, sendikaları, hakları, şunları, bunları ile donanmış, para kazanmak için kendi emeğinden başka bir şeye muhtaç olmayan bir şeydi. 'Refah devleti' deniyordu buna. Batı'nın Sovyet ideolojik tehdidine karşı geliştirdiği bir durumdui. Politikacılar orta sınıfın sözünden çıkamaz, büyük sermaye de bunu bildiği için politikacılar ile ona göre geçinirdi. Bugün bile, Los Angeles belediyesinden emekli, yıllık maaşı 100 bin doların üzerinde 20 bin küsur kişi varmış. 20 nci yüzyılın canlı hatıraları onlar.

    20 nci yüzyıl, ulus devletler zamanı. Sermaye dediğin de ulusal sermaye olurdu zaten. Uusal çıkar dedin mi, zengini fakiri herkes hizaya girerdi.

    O zamanlar Ukrayna bir Sovyet sosyalist cumhuriyeti. Kimsenin aklına bile gelemezdi Ukrayna'da demokratik devrim oalcağı filân. Sovyet ordusu gelir çizerdi adamı. Batı açısından da Ukrayna'yı kendi eksenine çekmek diye bir şey mümkün değildi o bakımdan. Böylece Batı ile Sovyetler karşılıklı ordu ve silah biriktirerek bir korku dengesi yaratır, öyle geçinirlerdi. Kavganın astarının yüzünden her zaman pahalıya gelmesi üzerine kurulu bir dengeydi.

    Ukrayna'da 20 nci yüzyılın sonunda devrim oldu. Özgürlük geldi dediler.

    Çünkü Sovyetler yıkılmıştı.

    Ama komünizm zamanında 'yüksek bürokrat' olanlar, komünizmden sonra 'demokrasi kahramanı' oldular. Eski tas eski hamam. Hani Putin KGB başkanı idi ya Sovyetler zamanında? İşte aynı adam Sovyetler yıkılınca nasıl Rusya başkanı olabililiyorsa onun gibi. Şark işi devrim! Ağalar aynı, kartvizitleri değişik.

    Ama 21 nci yüzyılda Batı değişti.

    Sovyet ideolojik tehdidi ortadan kalkınca 'refah devleti'ni çöpe attılar. Sermayeyi kontrol edenler işçi nerede ucuz ise gidip orada fabrika açmaya başlayınca kendi ülkelerinde işsizlik büyüdü, ücretler düştü. kalan işleri de akıllanan makineler yapmaya başlayınca orta sınıf küçüldü, ufalandı, darmadağın oldu. Politikacılar orta sınıfın değil seçim kampanyasına parayı basının düdüğünü çalar oldular. Gelir dağılımı bozuldu. Paranın yüzde 40'ı ahalinin yüzde 1'inin elinde toplandı.

    Ama Batı'lı olmak yine de Ukraynalı olmaktan iyiydi. Ukrayna azıcık bir demokratikleşeyim dedi. Rusya tanklarını gönderiverdi.

    Batı'nın 'liderleri' Rusya'ya 'çok fena yaparız haaa!' dedi ama bir şey yapmadı. Rusya'ya ekonomik yaptırım bile zenginlerin 'işimize çomak sokmayın da n'aparsanız yapın' ultimatomundan sonra rafa kalktı.

    Ukrayna böylece yine Rusya eksenine dönmüş oldu. Aynı ağalar yine yerinde kalacak.

    #occupywallstreet dediler, üç hafta çadır muhabbetinden sonra herkes evine döndü

    #occupytahrir dediler, iki yıl sonra her şey eski haline döndü

    Esad'ı da occupy ediyorlardı. Adam dün zafer ilân etmiş. Olay kontrolüm altında filân diyor.

    Bu Ukraynalılar neden göz önünde bu kadar örnek varken bu işlere kalkışırlar bilmem.

    Occupy, belki bilirsiniz, işgâl etmek demek değil. Meşgûl etmek demek. İşgâl sözcüğünün ingilizcesi invasion.

    Yâni hashtagli occupy yazınca 'hadi gidelim ortalığı biraz meşgûl edelim' oluyor. Sonra her şey eski hâline dönecek.
     
    kogan bunu beğendi.

Bu Sayfayı Paylaş