Barış Manço

^^ sağol dostum; sen de olmasan beni kim takdir edecek ;)
Bir de resim eklemeyi becerebilsem daha da hoş olacaktı, bahsettiğim 45'liklerin kapaklarını da ekleyince görsel olarak daha bir hoş olurdu ya neyse... (belki biri yardım ederse yaparız ;) )

Hem daha dur; daha Manço müziğinin ilk dönemini inceledim; off-line olarak yazdığım notta 24 Ayar albümüne kadar geldim; onu da bitirince daha iki dönemlik Kurtalan yazıları var; sonra da Garo Mafyan dönemine ufaktan değinip bitiririz ;) kısacası yukarıdaki yazının en az 2,5 misli yazı daha gelecek!
 
güzel tepkilerinize ve tavsiyelerinize teşekkürler arkadaşlar... Siteye bakalım, hadi hayırlısı ;)

şimdi yazımın ikinci bölümüne geçelim:

Kurtalan Ekspres ile 45'likler dönemi (1972-1976)

Aslında bu tek dönemde dahi Barış Manço müziğinde farklı tarzlardan söz edilebilir; ancak 45'lik plak formatının sınırlamaları ile ortak bir özellik kazandıklarından, bu dönemdeki tüm parçaları ortak bir paydada buluşturabiliriz. Ayrıca pek çok farklı eleman gelip gitmesine rağmen, Kurtalan kadrosunda da belli bir tutarlılıktan bahsedilebilir; örneğin basta Mithat Danışan, flütte Oktay Aldoğan ve vurmalı çalgılarda Celal Güven'in sürekli varlığı gibi. Ayrıca çoğunlukla 2, zaman zaman ise 3 elemandan oluşan vurmalı çalgılar bölümü, güçlü altyapısı ile ilk dönem Kurtalan'ının müziğinde her zaman belirleyici unsur olmuştur.
'70'li yıllardaki (hatta bu süreyi '80'lerin ortasına kadar uzatabiliriz) Kurtalan Ekspres her zaman Türkiye'nin en nitelikli müzisyenlerinden oluşmuştur, zaman zaman bu müzisyenlere Barış Manço'nun kendisi de dahil olmuştur. Bunu albüm kapaklarında yazılı Barış'ın çaldığı enstrümanlara bakarak da görebiliriz...
1971 yılında kurulan Kurtalan Ekspres'in plak kaydı yapmayan ilk kadrosunda Kaygısızlar'dan gelen Fuat Güner (gitar) ile Ali Serdar'ın (davul) yanı sıra, Mançomongol döneminde ses teknisyeni olarak gruba katılan ve grup dağıldığında Barış Manço'yla kalan Celal Güven (tumba - Kurtalan'ın en uzun süreli elemanı olmuştur), önceki mesajımda da bahsettiğim Özkan Uğur (bas), Erdinç Avcı (flüt) ve ikinci bir davulcu olarak Nur Moray yer alıyordu. Yine plak kayıtlarına geçilmeden gruptan ayrılan Erdinç Avcı ve Ali Serdar'ın yerleri Ohannes Kemer (gitar, saz, yaylı tambur - başka bir uzun süreli Kurtalan elemanı) ve Hüdai Özgüder (davul) ile doldurulmuştur. Ayrıca grupta pek fazla kalmayan Kemal Ebcioğlu da birkaç konserde org çalmıştır (Ebcioğlu'yu ilk Eurovision parçamız Seninle Bir Dakika'nın bestecisi olarak hatırlarız). Ertesi yıl da ayrılmalar devam ederek, Hüdai Özgüder ile Fuat Güner'in yerine Manço'nun Paris'te karşılaşarak dönmeye ikna ettiği Engin Yörükoğlu ile müzik yarışmalarındaki başarısı ile göz dolduran Kadıköy Ticaret Lisesi'nin şefi Nezih Cihanoğlu geçiyordu. "Barış Manço Ve" grubundan Mounir Ghattas ile Jonathan Glemser'in de kadroya katılarak Avrupa'da plak doldurdukları da Münir Tireli'nin biyografisinde yer alan bilgiler arasında.


1972: Ölüm Allah'ın Emri/Gamzedeyim Deva Bulmam


Kurtalan Ekspres destekli bu ilk Barış Manço plağında yine Anadolu'dan esintiler buluyoruz. Kendi bestesi olan a yüzündeki parçada zurna taksimi ile girilen, doğu tarzı yaylı sazların desteği ile bu toprakların havasını yansıtan bir tarz elde edilmiş. Gamzedeyim Deva Bulmam ise zaten bir Türk Sanat Müziği şarkısı, Barış Manço ve ekibi bu şarkıyı rock haline getirmek için hiç uğraşmamış. (bu plaktaki müzisyen kadrosu Celal Güven, Ohannes Kemer, Özkan Uğur, Nur Moray, Engin Yörükoğlu ile Nezih Cihanoğlu'dan oluşan Kurtalan Ekspres ile, konuk sanatçılar Yılmaz Şenkal (klarinet), Şenol Aka (kanun), İrfan Küçükçağlar (keman), Yaşar Işın (keman), Metin Çetinöz(çello), Bahattin Duyarlar (keman) olarak açıklanmış. Plak kapağının arkasındaki resimde, başta ön planda yer alan Engin Yörükoğlu olmak üzere bu isimlerin bir kısmı belli olmakla birlikte isimleri kapağa yazılmamış...)

Bu plağın ardından askere giden Barış Manço, "embryonik" evresini yaşayan Kurtalan Ekspresi de dağıtmıştı, ancak acemi eğitimi bittiğinde, yukarıda adları yazılı elemanların farklı kombinasyonlarla bir araya gelmesiyle oluşan grup ile fırsat buldukça yapılan kayıtlar bu dönemde plak olarak piyasaya sunuldu.

1973: Lambaya Püf De/Kalk Gidelim Küheylan



Osman Pehlivan'dan derlenen bir halk türküsü ile yine türkü tarzına yakın bir kendi bestesinden oluşan bu plakta Barış Manço, dünyayı sallamakta olan tarzın kulvarına giriyordu: progressive rock. Tarzın özelliklerinden biri olan "eklektisizm" (sentezcilik) unsurunu çok iyi kullanan Manço, Türk enstrümanlarını, özellikle bağlamayı düzenlemelerde belirgin şekilde kullanarak, gitar, bas, davul, org ve flütten oluşan klasik progressive rock enstrümantasyonuna Anadolu unsurlarını da yedirerek bu toprakların özgün "deneysel rock" formatını ortaya koyuyordu.
Kurtalan'ın ilk iki 45'liğinde öne çıkan bir isme dikkat edelim: iki yıl önce Barış Manço'nun iddialı sözlerle birliktelik kurduğu Moğollar'ın davulcusu Engin Yörükoğlu! Yörükoğlu Moğollar'ın ödül kazandığı "Anadolu Pop" albümünün ardından Fransa'da kalarak caz müziğine yönelmiş, ancak Manço'nun askerlik işlemleri için belge almak için gittiği Paris'te kendisiyle karşılaşarak ikna etmesi sonucu Tükiye'ye dönüp Kurtalan Ekspres'e katılmıştı. Bu plakların ve bir sonraki "Gönül Dağı"nın ardından yine gruptan ayrılarak askere gidiyor, ardından bu sefer daha uzun bir süreliğine Paris'e dönüyordu... Lambaya Püf De plağında çalan diğer isimler ise gitarda Kirkor Kalender, yine gitar ve yaylı tamburda Ohannes Kemer, basta ÖZkan Uğur, davulda Nur Moray ve flütte Erdinç Avcı'dan oluşuyordu.

Barış Manço askerliğinin sonlarına doğru "Gönül Dağı" plağını, ertesi yıl ise ağırlıklı olarak aynı kadroyla Nazar Eyle/Gülme Ha Gülme plağını kaydedip piyasaya sürdü.

1973: Gönül Dağı/Hey Koca Topçu - Genç Osman
1974: Nazar Eyle Nazar Eyle (Gel Yanıma Pazar Eyle)/Gülme Ha Gülme




Bu iki plakta yine Manço'nun eski dostları Moğollar'dan bir isim göze çarpıyor; göze çarpmakla kalmayıp fazlasıyla etkilediği düzenlemeler ile kulak da dolduruyor: Murat Ses. İlk plakta deneysel olarak bir Neşet Ertaş bestesi ile bir serhat türküsü org ağırlıklı progressive rock tınılarına teslim edilirken, ikinci plakta ise Barış Manço'nun yine halk müziği kökenli iki bestesi yer alıyor. Her iki plakta da Murat Ses'in alışılagelmiş doğaçlama orgunun yanı sıra, Ohannes Kemer'in neredeyse duyulmayan gitarı ile belirgin yaylı sazları (yaylı tambur) öne çıkıyor. "Gülme Ha Gülme" plak üzerinde de yazdığı gibi, Barış Manço'nun konseptini oturtmaya çalıştığı Baykoca Destanı'ndan bir bölüm; nitekim parça ikiye bölünüp bir takım eklemeler ve arasına yerleştirilen destanın diğer bölümleri ile birlikte bir sonraki yıl yayınlanacak şaheser albüm 2023'te de yer alacaktı. Diğer yüzdeki "Nazar Eyle Nazar Eyle"de de yine Baykoca Destanı'nın konseptine benzer (biraz da çocuklara yönelik) bir öykü anlatılıyor.
Her iki plağın müzisyenleri artık klasikleşen Kurtalan kadrosu, gitarist Ohannes Kemer (Gönül Dağı'nda yalnızca yaylı sazları idare ediyor), klavyeci Murat Ses, vurmalı sazlarda Celal Güven ile Nur Moray (Gönül Dağı'nda ek olarak Engin Yörükoğlu), ayrıca yalnızca ikinci plakta, yaylı sazlara yönelen Kemer'in boşluğunu dolduran gitarist Mustafa Sarışın.
Bu sıralar Avrupa turnesine çıkan gruptan, Ohannes Kemer kendi grubunu kurmak üzere Avusturya'da kaldığı ve daha sonra Murat Ses ve Özkan Uğur da ayrıldığı için bir sonraki plakta farklı bir kadro toparlanıyordu.


1974: Bir Bahar Akşamı/Estergon Kalesi



Anlaşılan albüm çalışmalarına yoğunlaşıldığından besteler albüme saklanmış ve ilk iki Kurtalan plağından birer fikirle (oldukça da başarılı) bir plak kotarılmış: bir Türk Sanat Müziği düzenlemesi ve bir serhat türküsü. Bu serhat türküsünü, tıpkı bir önceki GEnç Osman gibi, çeşitli Mehter Marşları repertuarlarında da bulmak mümkün, nitekim parçanın girişindeki "Estergon'a sesleniş" bölümünde davullar bildik Mehter Marşı ritmini vuruyor. Kurtalan kadrosu plak kapağında flütte Oktay Aldoğan, gitarda Nurhan Özcan, basta Mithat Danışan, davulda Nur Moray ve tumbada Celal Güven olarak belirtilse de şarkıların altyapısında bir doğu tarzı yaylı sazlar grubunun varlığı belli oluyor, nitekim bu dönemde Hey dergisinde çıkan bazı fotoğraflarda Barış Manço'yu bu yaylı sazlar grubu eşliğinde şarkı söylerken görebiliriz...


(plak kapağının arkasında yer alan grup elemanlarının fotoğrafı)

1975: Ben Bilirim/2023



İşte Barış Manço'nun ilk albümüne lokomotif olarak çıkarılan, bir yüzü askerde yazdığı hafif Anadolu esintili pop/rock şarkısı, bir yüzü ise gelmekte olan albümün isim parçası olan enstrümantal parçadan oluşan 45'lik. Bir önceki plağın kadrosuna ek olarak, kadroda bulunmayan gitarist Nurhan Özcan'ın yerine, Avrupa'daki grup çalışmalarını bırakıp Türkiye'ye dönen Ohannes Kemer'i yine gitar, saz ve yaylı tamburda, ayrıca klavyeli çalgılar ağırlıklı olarak Barış'a atfedilmiş olmasına rağmen, enstrümantal parçayı düzenleyen ve büyük ölçüde çalan orgçu Yalçın Gürbüz ile gitarist Samim Boztaş'ın adını görüyoruz (bu iki isim ne hikmetse albümde belirtilmemiş). Ayrıca gruba yeni bir kalıcı eleman, davulcu Caner Bora katılıyordu. Ben Bilirim'in farklı ve bazısı enstrümantal düzenlemeleri ile 2023'ten bazı kısa bölümler, aynı yıl çıkan albümden bazı parçalarla birlikte, Barış Manço'nun aynı yıl çevirdiği ilk ve tek filmi "Baba Bizi Eversene"de kullanılmıştı. Filmin bazı sahnelerinde Kurtalan Ekspres'in çekirdek kadrosunu da Manço'ya eşlik ederken görebiliriz.

1975: 2023 (albüm)



Türk pop/rock müziğinde önemli bir köşe taşı olan bu albüm, benim için uzun yıllar bir muamma olmuştur... Şarkılarını orada burada bölük pörçük olarak dinleyebildiğim için keşke çıktığı zamana yetişebilseydim de ilk olarak albüm konsepti içinde dinleyebileseydim dedirtmiştir... Albümü tanıtmadan önce bu bölük pörçük şarkılardan bahsedeyim...
1980'li yılların sonunda henüz internetin i'si bile ortalıkta olmadığından ve plak denen şey büyük ölçüde ortalıktan kaybolduğundan Barış Manço'nun eserlerine piyasa kasetleri ve önceden "aranjman" tarzında plaklardan kaydedilmiş kasetler vasıtasıyla ulaşabiliyorduk. Piyasa kasetlerinden yukarıda da bahsettiğim 1979 veya '80 yılında yayınlanmış olan Sarı Çizmeli Mehmet Ağa adlı kasette Yeni Bir Gün albümünün (2024 adlı enstrümantal parça haricinde) tamamı kaydedilmiş, her iki yüzde (60'lık kaset kullanıldığından) oluşan boşluklara 2023'teki "sıradan" parçalar eklenmişti. "Acıh da Bağa Vir", "Yine Yol Göründü Gurbete", "Yol Verin Ağalar Beyler", "uzun İnce Bir Yoldayım" ve Baykoca Destanının bir bölümü olan "Gelinlik Kızların Dansı"nı ilk olarak bu kasette dinlemiştim. "Kolbastı" ise "Dere Boyu Kavaklar" adıyla ve sonundaki doğaçlama enstrümantal bölüm çıkarılarak, ilk olarak 1975 yılında "Barış Manço" adıyla yayınlanan, sonraki baskılarında ve CD baskısında ise "Ben Bilirim" adı uygun görülen, ağırlıklı olarak yukarıda listelediğim Kurtalan Ekspres 45'likleri ve 2 adet plağa alınmayan şarkıdan oluşan toplama bir kasede alınmıştı. "Aranjman" denilen tuhaf kasetlerin birinde ise Yeni Bir Gün albümü kaydedilmiş, genellikle 60 dakikalık kasetler kullanıldığından ve bir yüzü 20 dakikayı geçmeyen bir plağın bir yüzü kasetin bir yüzüne kaydedildikten sonra ne menem bir mantık olduğunu anlamadığım şekilde diğer yüzden yettiği kadar şarkı kaydedildiği için (ki sona gelen parça ya yarıda kesilir, ya da "fade out" ile çıkılır...), kasedin b yüzüne albümün b yüzünün ikinci yarısı kaydedilmiş, geride de neredeyse bir yüzlük boşluk kalmış... Bu boşluğa ise önce, 1977 yılında 45'lik olarak yayınlandığını sonradan öğrendiğim Nick the Chopper ile Lonely Man arka arkaya, bunlardan sonra çok tuhaf bir şekilde önce "Yine Yol Göründü Gurbete", ardından ise Baykoca Destanı'ndan Gülme Ha Gülme çıkarılarak "Gelinlik Kızların Dansı", "Kara Haber: Turnanın Ölümü" ve "Vur Ha Vur" parçaları eklenmişti! Albümü bulduktan sonra, şarkı sıralamasında Gülme Ha Gülme olmadığından ötürü (Durma Ha Durma kısmı ise olabilir miydi bilmiyorum, çünkü zaten Vur Ha Vur'un sonu gelmeden kaset kesiliyordu!) "Yine Yol Göründü" ile Destan'ın bu kısmının önlü arkalı bir 45'lik olarak yayınlanmış olabileceğini düşündüm; çünkü o dönemdeki ilkel şartlarda plaktan kaset dolduran plak/kasetçilerin kılçıksız şekilde Yine Yol Göründü'den Gelinlik Kızların Dansı'na geçebileceklerini sanmıyorum! Ancak Avrupa'da basılan "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" ile "Aynalı Kemer İnce Bele"yi arka arkaya içeren bir 45'liği dahi gözümle görmüş olmama karşın (bu 45'liğin kapağı yakın zamana kadar gitti gidiyor.com'un reklamlarında gösteriliyordu, barismanco.de adresindeki diskografiden sonraki mesajıma da ekleyeceğim...), böyle bir şarkı listesine sahip bir 45'lik hakkında, ne büyük çoğunluğu Barış Manço'nun delisi olan arkadaş çevremde, ne büyük meşakkatlere girerek taradığım o dönemin müzik dergilerinde, ne de internette Barış Manço'yla uzaktan yakından ilgili herhangi bir sitede en ufak bir bilgi bulmuş değilim. (Bahsettiğim aranjmanı ilk dinlediğimde 2023 albümünden zerrece haberim olmadığından ve Vur Ha Vur'un sonraki yıl piyasaya çıkan diğer versiyonunu daha başka bir tuhaf "aranjman" kasetten daha önce dinlemiş bulunduğumdan, "Vur Ha Vur" benim için uzun süre bir muamma olmuştur!!!)
Aynı zamanlarda elime geçen, ancak bu sefer farklı şarkıcıların 45'liklerinden doldurulmuş başka bir "aranjman" kasette ise Ben Bilirim/2023 45'liğindeki şarkılar yer alıyordu... Daha önce Yeni Bir Gün albümünü (yine zottirik bir aranjman kasetten!) ve Sözüm Meclisten Dışarı albümünü dinlemiş bulunduğumdan, ve Almanya baskısı Sarı Çizmeli Mehmet Ağa kasetinin yanızca kapağını elime geçirmiş olduğumdan, "2024" ve "2025" enstrümantallarının bağlantısını kullanarak dinlediğim melodinin büyük ihtimalle "2023" olduğuna kanaat getirmiştim! (albüm içeriğinden bihaber olduğum için tabi ki cumhuriyetin 100. yılı konseptinden haberim yoktu!!!). O günlerde Hürriyet gazetesinde Barış Manço'yla yapılan 3 gün süreli bir röportajın bir yerlerinde albümleri sayılırken (ki yalnızca isimleri ve çıkış yılları sayılmış, başka hiçbir bilgi verilmemişti... 45'liklerin ise isimleri bile yazılmamış, yalnızca "Barış Manço 1963 ile 1985 yılları arasında 33 adet 45'lik yaptı, ancak bugün bunların hiçbiri piyasada bulunmuyor" denilerek geçiştirilmişti! sanki piyasada "plak" denen birşey kalmış gibi!!!) "2023" ve "Nick the Chopper" olarak iki albümden bahsedilmesi beni hayretlere garketmişti! (o günlerde "Nick the Chopper" albümünden tek duyduğum şeyin Türkiye baskısı Sarı Çizmeli Mehmet Ağa kasedindeki Nick the Chopper parçası olduğunu söylememe bilmem gerek var mı!) Hele bir de "Sakla Samanı Gelir Zamanı" albümünden bahsediyordu ki; bu albümün aslında Kurtalanın ilk dönemi 45'liklerinden toplama olduğunu öğrenene kadar kendi kendimi yeyip bitirmiştim! (Daha sonra bu plağı gayet uygun koşullarda bularak koleksiyonuma kattım tabi!) Röportajda albüm olarak bahsedilen "2023", albümü Ankara'da bir plakçıda görene (ve kasede kaydettirene!) kadar, 45'lik olduğundan en ufak bir şüphemin bile olmadığı "Ben Bilirim/2023" şarkıları düşüncesiyle oldukça uzun bir süre kafamı meşgul etmişti! (neyse ki şimdi internet falan var ve Barış Manço'ya hayranlık beslemeye karar veren gençler pek zahmet etmeden en azından şarkı listesi ve müzisyen kadrosu gibi bilgilere rahatlıkla ulaşabiliyorlar!)

Bu laf kalabalığının ardından albümü tanıtayım:
Şarkı listesi:
a yüzü:
1- Acıh da bağa vir
2- a) Kayaların Oğlu
b) 2023
3- Yol Verin Ağalar Beyler
4- Uzun İnce Bir Yoldayım
b yüzü
1- Yine Yol Göründğ Gurbete
2- Baykoca Destanı:
a) Gülme Ha Gülme
b) Gelinlik Kızların Dansı
c) Kara Haber: Turnanın Ölümü
d) Vur Ha, Vur
e) Durma Ha, Durma (bu parça aslında 45'lik olarak yayınlanan Gülme Ha Gülme'nin org solodan sonraki bölümüdür)
3- Tavuklara Kışşşşt De! (adından da anlaşılabileceği gibi, Lambaya Püf De'nin enstrümantal altyapısı üzerine, tavuk sesine benzeyen efektler ile yapılmış eğlenceli bir parça)
4- Kol Bastı


Albüm kadrosunda neredeyse yukarıda saydığım tüm Kurtalan Ekspres elemanlarının yanı sıra (Gülme Ha Gülme neredeyse aynı versiyonuyla kullanıldığı halde nedense Murat Ses'ten bahsedilmemiş...) sazda Osman Bayşu ve vokallerde (ve "af buyrun- çeşitli hayvan seslerinde ;) ) Celal, Ohannes, Nur, Özkan, Mithat adları geçiyor; bu Özkan'ın albüm kadrosunda yer almayan (ancak Gülme Ha Gülme'nin 45'lik versiyonunda çaldığını bildiğimiz) Özkan Uğur olması kuvvetle muhtemel. Plağın ikiye açılan iç kapağında sağ kanatta Barış Manço'nun elinde 12 telli gitarla kocaman bir resmi ve altında çaldığı (iddia edilen!) enstrümanların listesi; çeşitli klavyeli çalgılar ve synthesizer isimleri ile, 12 telli gitar, Watkins Phaser, Nikel kadmiyum galvanizli glase levhası, bir tencere Hamidiye suyu ve elektronik davul olarak yazılı! Diğer kanata ise üstte kocaman bir Kurtalan Ekspres yazısı ile, üç sıra halinde üçerli beşerli vagon resimleri ve her birinin penceresinde bir grup elemanının resmi ve adı ile çaldığı enstrüman yazılı. Aklımda kalan isimler vurmalı çalgılarda tek vagonda gösterilip resimlerinin altına tüm vurmalıların listelendiği Nur Moray, Celal Güven ve Caner Bora, gitar, leslie gitar, yaylı tambur ve sazda Ohannes Kemer, basta Mithat Danışan, flüt ve saksofonlarda Oktay Aldoğan. En alttaki iki ek vagonda ise, birincisinde yan yana resimleri yer alan önceki 45'liklerin bazılarının gitaristi Nurhan Özcan ile bağlama, cura ve kaşıkta Osman Bayşu ile, ikincisinde çeşitli elemanların fotoğrafları (bu fotoğraflardan biri Bir Bahar Akşamı 45'liğinin arka kapağındaki fotoğrafın farklı bir çekimi) altında da yukarıda bahsettiğim "vokaller ve (af buyrun) çeşitli hayvan sesleri"ni yapan elemanların adları yazılı ;)

Albümün müziğine gelince, türkü gibi yazımış politik taşlamalardan (Acıh da bağa vir) cumhuriyete övgü niteliğindeki deneysel enstrümantallere (Kayaların Oğlu-2023), hafif caz ve folk-rock esintisi taşıyan, ancak sözleri türküleri çağrıştıran parçalardan (Yol Verin Ağalar Beyler, Yine Yol Göründü Gurbete) hafif psychedelic esintili Aşık Veysel ve türkü düzenlemelerine (Uzun İnce Bir Yoldayım, Kol Bastı) kadar çeşitli tarzlarla birlikte, 1973 yılında muhtemelen Murat Ses'in etkisiyle girilen Progressive Rock kulvarında bu sefer tarzın belirgin özelliklerinden bir çok bölümlü "süit" ile, bu sefer iki yıl önce başlanılan işin olgunlaşmış halini görüyoruz. Bir de neye hizmet ettiği belli olmayan Lambaya Püf De'nin tavuk sesleriyle mizahi hale getirilmiş enstrümantal versiyonu var. Ancak albüm birbirinden alakasız gibi görünen parçalarla oldukça sağlam bir konsepte sahip. Özellikle başından beri nitelikli elemanlardan oluşan Kurtalan Ekspresin müzisyenliği albümü oldukça yüksek bir seviyeye çekiyor. Hatta kimi enstrümantal kısımlarda (Uzun İnce Bir Yoldayım'ın son bölümü ile Baykoca Destanı'ndan Kara Haber: Turnanın Ölümü kısmı) daha sonraki yıllarda dünya çapında popüler olacak Elektronik/New Age tarzının işaretleri veriliyor. (dikkat: bu albüm yayınlandığı sırada bu tarzın öncüsü Tangerine Dream dünya çapında yalnızca 2 albüm yayınlamıştı. Diğer bir dev Vangelis ise "Heaven And Hell" albümüyle bu kulvara yeni yeni giriyordu...)
Bu arada http://progressive.homestead.com/MANCO.html adresinde Jean Michelle Jarre'ın müziğine benzetilen Kayaların Oğlu - 2023'ten bahsedeyim. Parça gerçekten orada belirtildiği gibi muhteşem bir konsept / epiktir. Ayrıca elektronik ritm kutusu da çeşitli synthesiser'larla birlikte son derece yerli yerinde kullanılmıştır. Ancak sitede albüm yorumunda belirtilen, parçanın J. M. Jarre'ın Oxygene'ini hatırlatmasını anlayamadım: hem albüm, hem de aynı adı taşıyan 45'liği Oxygene'den tam bir yıl önce yayınlanmıştır! (Sanılanın aksine J. M. Jarre'ın ilk albümü aslında Oxygene değildir; bundan önce bir - iki 45'lik ile 2 kısa albüm de yayınlamıştır, ancak elektronik müziği yenilikçi şekilde kullanmaya Oxygen albümü ile başlamıştır, bu da Barış abimizin 2023'ünden bir yıl sonra gerçekleşmiştir ;) )

Kurtalan Ekspres'in gelişim aşamasındaki, ancak müzikal anlamda zirvede olduğu bu ilk dönemini kapayan 45'lik Rezil Dede / Vur Ha Vur'a geçmeden önce, bu dönemden iki farklı parçayı içeren bir başka kayda, ilk baskısı Barış Manço adıyla, sonraki baskıları ve CD basımı Ben Bilirm adıyla yapılan toplama kasede değineyim.

1975: Barış Manço (kaset)




Hey dergisinin o yıllardaki sayılarında reklamını gördüğüm için, şarkı listesini görmemiş olsam da aynı olduğunu varsaydığım kaset (zira benim elime ilk geçen '80'lerin sonunda yapılmış bir baskısı da aynı isimsiz kapak ve kötü fontlarla yazılmış şarkı isimlerini içeriyordu...) Barış Manço'nun o dönemdeki plak firması Yavuz Plak tarafından, büyük ihtimalle 2023 albümünün ardından kısa bir süre sonra yayınlanmıştı; çünkü '72 - '75 yılları arasında çıkan bütün 45'liklerin (yalnızca 2023 hariç) ve o dönemde kaydedildiği belli olan 2 harici şarkının yanı sıra, bu albümden de bir parçayı (adı kaset kapağına "Dere Boyu Kavaklar" olarak yazılan ve sonundaki doğaçlama enstrümantal bölüm montajlanarak kırpılan "Kol Bastı") içermekteydi. 45'lik harici iki parçanın birincisi a yüzünün sonuna alınan (ve adı CD baskısı dahil tüm baskılarda "Burası Muştur" olarak yazılan) "Yemen Türküsü"; diğeri ise b yüzünün sonunda yer alan (ve adı CD baskısı dahil tüm baskılarda anlaşılmaz şekilde "Fransızca" olarak yazılan!), ilk dönem 45'liklerde yer alan "Il Arrivera" adlı parçanın yeni (ve daha oturmuş) bir yorumu olan "Ce Sera La Temps"di. Bu parçalar gerek stüdyo sound'larıyla, gerek vurmalı çalgıların kullanımı, gerekse Oktay Aldoğan'ın çaldığı belli olan saksofon kullanımıyla Kurtalan dönemine, hatta daha net olarak '74-'75 yıllarına ait olduklarını belli etmektedir. Bu parçalar 1979-'80 yıllarında birbirini tamamlayan bir seri gibi çıkarılan (ve ağırlıklı olarak Yeni Bir Gün albümünün parçaları ile gerek Kurtalan, gerekse Kaygısızlar döneminden yayınlanmış ve yayınlanmamış çeşitli parçalar içeren) Almanya baskısı "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" (Ce Sera La Temps) ile "20. Sanat Yılı - Disco Manço" (Yemen Türküsü) kasetlerine de dahil edilmişti (Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'da şarkının adı kaset kapağında adı "Ceresa La Trems" olarak yazılmıştı; yine de özürü kabahatinden büyük şekilde "Fransızca" olarak yazılmasından kat kat iyidir diye düşünüyorum!)
Bu kaset ve CD baskısı, gerek oldukça tertipli olan şarkı toplaması (zaten 2023 albümüne girmiş olan albümün enstrümantal isim parçası dışında, o güne kadar yayınlanmış olan tüm Kurtalan Ekspres destekli 45'likleri içeriyor; bunların çoğu da a yüzü- b yüzü arka arkaya gelecek şekilde sıralanmış) gerekse diğer toplama kaset/CD'lerde görülmeyen ses kalitesi yüzünden dikkate değer bir albümdür. Hatta içerdiği şarkıların hafif naiflikle karışık mükemmel müzikaliteleri de eklendiğinde, piyasada bulunabilecek Barış Manço kaset/CD'leri arasında ilk tavsiye edilebilecek madde haline gelir!

Kurtalan Ekspres'in "45'likler" dönemi kapanırken, Barış Manço şansını yurtdışında aramak üzere yeniden Belçika'nın yolunu tutuyordu. Burada yine Kurtalan'ın "güncel" kadrosuyla yapılan kayıtlar kullanılarak, ancak ayrıca 25 - 30 farklı müzisyenin, yani Georges Hayes Orchestra'nın da desteğini alarak yarısı yeni şarkılardan, yarısı da çeşitli zamanlardan kalma parçaların üzerine İngilizce sözler yazılarak yeniden çalınıp söylenmiş versiyonlarından oluşan bir albüm üzerinde çalışacaktı. Ancak Kurtalan'ın "Albümler" (ya da üçüncü döneminden ayırmak için "LP albümler" diyelim) dönemini açan bu çalışmadan sonra kaydedilen, ancak albümün Türkiye'de yayınlanmasından önce müzik piyasasına sunulan ilginç bir 45'lik daha vardı.

1976: Rezil Dede / Vur Ha Vur



Plağın ilginçliği içindeki şarkılardan çok ön kapağında yalnızca "Barış Manço'nun Yeni Plağı" yazmasındaydı! Hatta göbekte de a yüzünde "Barış Manço'nun Yeni Plağı - Rezil Dede", b yüzünde ise "Barış Manço'nun Yeni Plağının Arkası - Vur Ha Vur" yazılıydı! Arka kapakta Kurtalan'ın yeni kadrosunun resimleri, zarfın iç kısmında ise albümdeki klasik kadrodan ayrılanların yerine katılan 3 yeni ismin de tanıtıldığı esprili bir yazı vardı. (yazıyı aşağıda okuyabilirsiniz) Bu üç yeni isimden biri, halen Kurtalan Ekspres kadrosunda yer alan (ve Celal Güven'in '80'lerin sonunda ayrılmasından sonra en kıdemli elemanlığa terfi etmiş olan) basçı Ahmet Güvenç, diğer iki isim ise uzunca bir süre daha grupta önemli bir yer edinecek olan Kılıç Danışman (ki kendisini Ersen ve Dadaşların iyi dönemindeki klavyeci olarak da tanırız) ile, yine Dadaşlar'dan gelen ve kısa süre sonra ayrılacak olan gitarist Fehiman Uğurdemir'di. Plağın ön kapağında başlayarak arka kapakta artarak süren espri dozu şarkılarda da bitmiyordu: "Rezil Dede" adlı parça, sonraları yer aldığı çeşitli albümlerde de parantez içinde belirtildiği üzere, "Çay Elinden Öteye" adlı bildik Karadeniz türküsünün Barış Manço'nun esprili ve bir o kadar müstehcen sözleriyle bir rock-komediye çevrilmiş haliydi. Parçanın mizah dozu zaman zaman gölgelese de, yeni elemanlarla yeni kan kazanan Kutralan'ın müzisyenlik yetenekleri burada da belirgindir. "Yeni plağın arkası" ise gerçekten arka olmayı hak eden, 2023'ün epik parçası Baykoca Destanı'ndan bir bölüm olan "Vur Ha Vur"un funk ve jazz-rock tınılı yeni bir düzenlemeyle elden geçirilmiş haliydi. (aslında bu düzenleme o kadar güçlüdür ki, parça bir yeniden yorum olmasa aslında a yüzünü bunun hakettiğini düşündürtür insana) Oktay Aldoğan özellikle bu parçada nefesli sazlardaki performansıyla göz doldurur, nitekim arka kapaktaki esprili yazıda da bunun altı özellikle çizilmiştir:

"Gördüğünüz gibi bu plakla beraber 3 yeni vagon eklendi Kurtalan Ekspresine. Fehiman Uğurdemir gitarı bilumum pedalları ve trafik sigortası ödenmemiş arabası, Ahmet Güvenç ise yeni takım elbisesi ve bas gitarı ile aramıza katılırken, Kılıç Danışman tutmayın beni diyerek tuşlu sazlara yerleşti. Bu plakta Hammond Org, String Synthesizer ve Korg 700 s Synthesizer çaldı.
Oktay Aldoğan icin doktorlar daha ümit var, yaşar diyorlar. Çünkü bu plakta Oktay, flüt, soprano saksafon, tenor saksafon, bi'de alto saksafon çalarak (yani dört defa üstüste) 4 x nefesli Montreal rekorunu kırdı.
Caner Bora, Celal Güven, Nur Moray üçlüsünü tarife gerek var mı? Bu adamlar davul çalar, tumba, timbal çalar, darbuka, afuche, cabasa zilli maşa vs vs. Vur deyince öldürür derler ya, işte vurgulu sazları bunlar çaldı.
Ayrıca Alabanda 2 diye tanınan Fatoş ve Sabiş kardeşler sesleriyle Rezil Dede'ye renk kattılar.
Sağolsunlar!
"


Bu plakla Barış Manço ile Kurtalan Ekspres'in "45'likler" dönemi kapanıyordu. Bu döneme 45'likler dönemi dememin nedeni müzikal eserlerin ağırlıklı olarak 45'lik formatında verilmesi, dönemdeki tek albümün de bu 45'liklerdeki müziksel tarzı (tabi biraz daha farklı açılımlara da girerek) yansıtmasıdır. Avrupa'da yapılan ve piyasa şarkılarını içeren basımlar haricinde, Barış Manço Rezil Dede'den sonra yalnızca 3 (eğer bir rivayette iddia edildiği gibi Dut Ağacı 45'lik olarak çıkarılmışsa 4) 45'lik daha yapacak, bunlardan albüm dışı olan tek 45'likteki "Hal Hal" Sözüm Meclisten Dışarı albümünün kaset ve CD baskılarında, "Eğri Eğri Doğru Doğru" ise uzatılmış ve müzikal anlamda çok daha doyurucu bir versiyonuyla "20. Sanat Yılı Disco Manço" kasedinde yer alacaktı. (ki bu kaset 45'likten önce yayınlanmıştır). Diğer iki 45'lik "Nick The Chopper / Lonely Man" ile "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa / Aynalı Kemer İnce Bele" ise zaten doğrudan sırasıyla "Baris Mancho" ve "Yeni Bir Gün" albümlerinden alınmadır. (varlığı meçhulüm olan "Dut Ağacı" 45'liği de -eğer varsa- şekil olsun diye yayınlanmış, ana albümü 24 Ayar Manço'nun kaset ve CD baskılarına girmiştir)
Müzikal eserler olarak albümlerin öne çıktığı Kurtalan Ekspres "Albümler Dönemi"ni, daha doğrusu, Garo Mafyan'ın işleri karıştırdığı bir sonraki dönemden ayırmak için, "LP Albümler Dönemi"ni ise bir sonraki mesajımda inceleyeceğim.
 
Çok güzel bir yazı Bilek, eline gözüne sağlık. Devamını bekliyoruz. Bu arada imzamı Acıh da Bağa Vir yapıyorum, çok komikmiş yahu. Tavuklara Kışşt De! parçasını da çok merak ettim. :LOL:
 
Çok özür dileyerek bilgisi yada yetkisi olan arkadaşlardan bilgi rica ediyorum...

Hakan Ergün kimdir ???? Barış Manço Derneği ile ilişkisi nedir ?

Saygılar,
 
polski90 demiş ki:
LiMoN demiş ki:
Çok özür dileyerek bilgisi yada yetkisi olan arkadaşlardan bilgi rica ediyorum...

Hakan Ergün kimdir ???? Barış Manço Derneği ile ilişkisi nedir ?

Saygılar,
İnternetten faydalanmayı bilmiyoruz malesef...:cry: Hadi link veriyim bari:

http://www.turkrock.com/ftopic38629.html+erg%FCn
http://www.hakanergun.biz/

:LOL:
İnterneti kullanmayı sizden çok daha iyi bildiğime emin olabilirsiniz... Biraz geniş düşünmeye çalışın lütfen... Ben daha açık sorayım bu şahsın Barş Manço ve şahsında kurulu derneklerle bir ilgisi var mı ?

Sanki çeşitli platformlarda yetkiliymiş gibi bir izlenim yarattı bende...

Aslını astarını sormak istedim... burda zannediyorum ilgili dernekten yetkililer var...
 
U

unwanted

bu ülkede gerçek sanatçı diyebileceğim sayılı insanlardan biri..
ne yazık ki hayattayken değeri anlaşılamadı...
mekanı cennet olsun
...
 
devam ediyoruz...

Son "özgün" Barış Manço 45'liği "Rezil Dede /Vur Ha Vur"da da az çok belli olan güncel Kurtalan Ekspres kadrosunun yanı sıra, 30 kadar Belçikalı müzisyen ve 4 bayan vokalistten oluşan Georges Hayes Orchestra'nın eşliğinde kaydedilen ve Avrupa pazarına yönelik olarak tamamı İngilizce parçalardan oluşan "Baris Mancho" albümü ile Barış Manço ile Kurtalan Ekspres "albümler dönemi"ne giriyordu. Bu dönemde 2023'ün izinden giden 4 muhteşem albüm ile Kurtalan Ekspres'in ilk dönemindeki 45'liklerden derlenen bir toplama, son olarak da Kurtalan'ın gerçek gücünü son kez, biraz da müzikalitede hafif bir bozulma ile göstereceği 24 Ayar albümü yayınlanacaktı. Öyle ki, bu albümde (Georges Hayes orch. destekli Baris Mancho dışında) önceki albümlerin tamamında yer alan "Kurtalan Ekspres" ibaresi bile yer almamıştır. Şimdi bu dönemin albümlerine ve nadir 45'liklerine kısaca değinelim.

1976 (Türkiye'de 1977): Baris Mancho
(Türkiye'de yayınlanan adı: Nick the Chopper)


(orijinal kapağı)


(Türkiye'de yayınlanan kapağı; bu kapaktaki resim 1 yıl önce yayınlanan Barış Manço kasedinin kapağında da kullanılmıştı.)

Yukarıda ve bir önceki mesajımda niteliğine kısaca değindiğim bu albüm Avrupa pazarına yönelik olarak Belçika'da dönem teknolojisinin tüm olanaklarını kullanan bir stüdyoda, tamamen İngilizce parçalarla hazırlanmış, ancak ne yazık ki beklenen başarıyı getirmemiştir. (bu başarısızlığı kısmen Barış Manço'nun gözden düşmekte olan senfonik/progressive rock tarzında çalışmasına bağlayabiliriz) Kürkçü dükkanına dönen Barış Manço, albümü Türkiye'deki plak firması Yavuz Plak etiketiyle ve lokomotif parçalardan Nick the Chopper adıyla çıkarmış, parçaların yarısının zaten bildik melodiler olmasına karşın belli bir başarı elde etmiştir. Şimdi bu parçalara bakalım:

a yüzü:
1- Little Darling (We'll Be Kissing) (yeni parça)
2- Lonely Man (Kaygısızlar döneminde Lory adıyla kaydedilip DÜnden Bugüne albümünde yayınlanan ve Bebek adlı parçanın İngilizce sözlü hali olan parçanın yeni düzenlemesi)
3- Old Paulin (yeni parça. 24 Ayar albümünün kaset ve CD baskılarında da yer alıyor)
4- Lucky Road (2023'ten "Yine Yol Göründü Gurbete")
5- Emerald Garden (ilk dönem Kurtalan 45'liklerinden "Nazar Eyle Nazar Eyle")

b yüzü:
1- Nick the Chopper (Yeni parça. Nakaratının bir kısmına Türkçe sözler eklenerek ve birtakım komik efektler ile 20. Sanat Yılı Disco Manço kasedine, daha sonra orijinaline yakın bir versiyonu ile Mançoloji derlemesine alındı. Orijinal versiyonu Yeni Bir Gün albümünün Türkiye'de basılan kaset baskısı "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa"da, 2024 İkinci Yolculuk adlı parçanın yerinde yer aldı)
2- Tell Me old Man (2023'ten "Uzun İnce Bir Yoldayım")
3- Blue Morning Angel (Yeni parça)
4- Lady of the Seventh Sky (2023'ün ana teması ağırlıklı bir melodi üzerine söz yazılmış hali. Birkaç ölçülük yeni melodi de eklenmiş)
5- Ride on Miranda (Yeni parça. 13 yıl sonra üzerine Türkçe sözler yazılarak Darısı Başınıza albümünde "Hayır" adıyla yayınlandı)

CD baskısında bonus (albümle aynı zamanda kaydedilip albüme alınmayan parça):
- Dragon Fly (Yeni parça. Son kısmındaki enstrümantal melodilerden bir kısmı bir sonraki Manço albümü "Yeni Bir Gün"de "Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü" olarak, bu kısa melodi ve bir miktar enstrümantal doğaçlama eklenerek uzatılmış şekliyle de "20. Sanat Yılı Disco Manço" ve Almanya baskısı "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" kasetlerinde yer almıştı. Ayrıca Münir Tireli'nin biyografisinde bu kaset/CD'lerin yanı sıra Yeni Bir Gün albümünün Avrupa baskısında yer aldığı da açıklanıyor.)

Ayrıca albümün piyasaya sürülmesinden önce isimleri çeşitli yerlerde açıklanan Nostalgic Tulipe, The End of the Beginning ve Hawks Fly adlı parçalar da albümde yer almamıştı. Barış Manço'nun adeti olduğu üzere, bu şarkıların çeşitli şekillerde işlenmiş olarak farklı adlarla (büyük olasılıkla Türkçe sözlerle) piyasaya sunulduğunu, ya da albümdeki öteki şarkılar gibi zaten bilinen Manço şarkılarının İngilizce versiyonlarından oluştuğunu varsaysam da, bu parçaların akıbeti hakkında hiç bir fikrim yok... (Belki de isimleri ortaya atılsa da bu şarkılar hiçbir zaman yazılmamıştır! Sony tarafından yapılan CD baskısının kitapçığında, Manço'nun elyazısıyla yapılmış şarkı listelerinin fotoğrafları var ve bir listede yanına "Arevoir!" yazılmış olan Dragon Fly dışında bu parçalardan hiçbiri listelerde yok. Bir ihtimal kayıtlar ve prodüksiyon sırasında konseptleri de değişmiş olabilir...)

Şarkı listesinden de görülebileceği gibi, 5 (bonus track de sayılırsa 6) yeni parçadan yalnızca Little Darling ile Blue Morning Angel önceki veya sonraki çalışmalarda herhangi bir versiyonu ile yer almayan parçalar. (Bu yüzden albümün orijinal halinde, üstelik bir de bonus track eklenerek ilk yayıncısı Columbia tarafından CD olarak basılmasına çok şaşırmıştım! Malum bizde bir şarkıcının bir parçası piyasa albümlerinde herhangi bir versiyonuyla varsa o "yeter" kabul edilir!) Bu arada elden geçirilen Barış Manço parçalarından oluşan diğer 5 parçadan 3'ünün 2023'ten alınmış olması da iki albümü fazlasıyla birbirine bağlıyor. Diğer iki parça ise yukarıda da belirttiğim gibi biri Kaygısızlar, diğeri Kurtalan Ekspres dönemlerinden birer 45'lik parçası (daha da ilginci, Kaygısızlar döneminden gelen şarkının önceden de bir kez elden geçirilerek İngilizce sözlerle kaydedilmiş olması! Bu albüme girerken sözlerle yalnızca bir miktar oynanmış)

Albümde çalan Kurtalan elemanları ağırlıklı olarak bir önceki 45'likte oturmuş olan kadro: gitar ve yaylı tamburda Ohanes Kemer, basta Ahmet Güvenç, flütte Oktay Aldoğan, vurmalı çalgılarda Caner Bora ile Celal Güven'in yanı sıra daha önceki herhangi bir Barış Manço çalışmasında adına rastlanmayan Memo Alpergin, klavyelerde Kılıç Danışman ve tabi yine bazı klavyeler ile akustik ve 12 telli gitarda Barış Manço'nun kendisi. Bu kadro büyük ölçüde aynı kalarak (en önemli değişiklik gitarist Ohannes Kemer'in yerine gelecek olan Bahadır Akkuzu olacaktı) sonraki albümlerde de yer almıştır. Georges Hayes'in düzenlemelerini yapıp yönettiği büyük yaylılar ve nefesliler orkestrasının ve dörtlü kızlar korosunun albüme nasıl bir hava kattığını söylemeye gerek yoktur sanırım.

Son olarak, http://progressive.homestead.com/MANCO.html adresinde yer alan Munimonde imzalı albüm yorumunda, albümün başarısızlığının "Boney M soundu"na bağlanmasına kesinlikle katılmadığımı belirtmeliyim! Birkaç parçada Boney M'in disko tarzını hatırlatan ritm/riff'ler bulunmasına rağmen (ki Boney M bana göre disko adındaki uyuntu müziğin gayet kaliteli versiyonunu yapan bir topluluktur!) albümün genel havası rock'tan senfonik müziğe, türk halk müziğinden caza ve folk/country'ye kadar çeşitli tarzların sentezi şeklindedir. Bir şarkısının Bebek türküsünden, birinin Aşık Veysel'den alıntı olduğu, bir diğerinin ise Manço'nun gayet Türk ritm ve melodilerine dayalı bir bestesinin İngilizce hali olan bir albümde Boney M soundu gelip nereye yerleşmiş, bunu da anlayabilmiş değilim :D Ayrıca ticari olarak başarısız olsa da, kesinlikle müzikal olarak başarısız bir albüm değildir; Barış'ın müziğinin çeşitli yönlerine ve dönemlerine ilgi duyan pek çok Manço hayranının da benimle aynı kanaati paylaştığına eminim ;)

Albümle aynı günlerde yayınlanan (bu arada albüm Türkiye'de yurtdışındaki yayın tarihinden bir yıl sonra yayınlanmıştı) Nick the Chopper / Lonely Man 45'liğinin ardından Barış Manço müzikal çalışma anlamında bir yılı aşan bir suskunluğa girmiş, bu arada yayınlanan tek şey ilk dönem Kurtalan 45'liklerinden derlenen "Sakla Samanı Gelir Zamanı" albümü olmuştur.

1977: Sakla Samanı Gelir Zamanı (toplama albüm)



Albümde, tamamı '72 - '76 arası yayınlanmış 45'liklerde yer alan bazı parçalar yer alıyor. Nasıl bir ticari mantıkla yayınlandığını bir türlü anlayamadığım albümde, 1975 yılında piyasaya sürülen Barış Manço (sonraki baskılardaki adıyla Ben Bilirim) kasedinde bulunmayan tek parça, kasedin yayın tarihinde zaten kaydedilmemiş olan Rezil Dede. Ayrıca bu 45'likler arasında yer alan Estergon Kalesi, Gülme Ha Gülme, 2023 ve Vur Ha Vur albüme dahil edilmemiş. Şarkı listesi şöyle:
a yüzü:
1- Gamzedeyim Deva Bulmam
2- Gönül Dağı
3- Nazar Eyle Nazar Eyle4- Bir Bahar Akşamı
5- Hey Koca Topçu Genç Osman

b yüzü:
6- Ben Bilirim Ben Bilirim
7- Ölüm Allahın Emri
8- Kalk Gidelim Küheylan
9- Lambaya Püf De!
10- Çay Elinden Öteye (Rezil Dede)

45'liklerden dışarıda bırakılan parçalardan Gülme Ha Gülme, 2023 ve Vur Ha Vur'un albüme alınmayışı, Long Play albüm formatının kısıtlamaları ve bu üç parçanın şu veya bu şekilde özgün albüm 2023'te zaten bulunduğu düşünüldüğünde bir derece anlaşılabilir, ancak Estergon Kalesi gibi kendine has bir parçanın neden dışarıda bırakıldığını anlamak mümkün değil. Herşeye rağmen albüm isminde gizli olan mesajı veriyor: bunları albüm formatında saklayalım, zamanı gelir kullanırız ;) ancak anlaşılan bu temenni boş çıkmış ve önceden yapılan kaset baskısı bugüne hem kaset hem CD formatlarında ulaşırken LP formatlı albüm tarihin derinliklerine gömülerek Manço fanatiklerinin arayıp koleksiyonlarına kattığı bir madde haline gelmiş.. (herşeye rağmen bu albümü şans eseri bulup koleksiyonuma kattığım için memnunum!)
Bu albümün çeşitli kaset baskıları da yapılmış, bunlar orijinal plak firması Yavuz Asöcal dışındaki birtakım firmalarca yayınlanan ve içinde farklı versiyonlar, piyasada başka şekillerde yer almayan parçalar barındıran kasetler. (yanlış hatırlamıyorsam 777 etiketli ve bol miktarda parça içeren bir baskı olacaktı) Dolayısıyla bir şekilde ele geçtiğinde kaçırılmaması gereken malzemeler...

1978 yılında Baris Mancho albümünden dört parça, Avrupa'da CBS etiketiyle 45'lik olarak yayınlanmış.

1978: Little Darling/Emerald Garden

1978: Nick The Chopper/Lucky Road

Her ne kadar albümden alınmış parçalar olsa da (farklı versiyonlar olmadıklarına eminim), Türkiye'de yayınlanan 45'liklerden farklı parçalara sahip olduklarından bu 45'likleri de listeme eklemeyi uygun gördüm. Ayrıca bunlar, ertesi yıl çıkacak Yeni Bir Gün albümünden alınma ve yine yalnızca Avrupa'da yayınlanan Sarı Çizmeli Mehmet Ağa / Aynalı Kemer İnce Bele ile, 1981'de yayınlanan ve Avrupa'da da 2 farklı versiyonu piyasaya çıkarılan Eğri Eğri Doğru Doğru... / Hal Hal 45'likleriyle birlikte Barış Manço'nun son 45'likleri olma özelliğini de taşıyorlar. (yine söylüyorum, rivayetini duyup hiçbir sağlam kaynaktan doğrulatamadığım bir de Dut Ağacı 45'liği efsanesi var ;) ) Türkiye'de arka yüzüne "Lonely Man" alınan "Nick the Chopper"ın Avrupa baskısında Lucky Road ile eşleştirilmesi de ilginç.

Avrupa'da çıkan 45'liklerden bahsetmişken; 1971 ve 1972 yıllarında, Kaygısızlar, Moğollar, Barış Manço Ve ve Kurtalan Ekspres dönemlerine ait bazı 45'likler de Avrupa'da Türkofon etiketiyle tekrar basılmış, ancak bunlar Türkiye'de çıkan 45'liklerle aynı parça dizilişlerine sahip olduklarından listeye tekrar alınacak kadar önemli bulmuyorum.

Bir de diskografilere pek alınmayan (ve doğası itibariyle alınmaması gayet doğal olan!), meşhur "Düğün Plağı" var: 1978 yılında grubun basçısı Ahmet Güvenç'in baldızı olan Lale Çağlar ile evlenen (ve dolayısıyla grup elemanıyla bacanak olan!) Barış Manço'nun, tam kendine göre bir ilginçlikle davetlilere dağıttığı plak. Plakta "Ne Kadar Mutluyuz" ve "Ne Kadar Mutlusunuz" adında iki esprili parça yer alıyor.



Her bakımdan çalkantılı geçen '70'li yılların sonlarındaki toplumsal ve siyasi birtakım olaylardan Manço ve Kurtalan Ekspresi de paylarını almıştı. Biri gidip diğeri gelen elemanlardan oluşan kadro ilginç şekilde 1978'in ortalarında oturmuş bir kadro haline gelmiş, yeni plağın kayıtlarına da bu kadro ile başlanmıştı. (albümün çıkış tarihi bazı yerlerde 1978 sonu, bazı yerlerde ise 1979 olarak gösteriliyor; her iki halde de albümün geniş kitlelere ulaşmasının 1979 yılında gerçekleştiği kabul edilebilir...)

1979: Yeni Bir Gün (albüm)


Barış Manço'nun çeşitli olaylar ve yakalandığı hastalıklar nedeniyle meydana gelen bir buçuk yılı aşan suskunluğunun ardından yayınladığı bu albüm hem 2023'ten sonraki ikinci özgün albümü olması (bir önceki albüm Baris Mancho hem deneysel, hem de yarı yarıya eski materyalin üzerinde çalışılmasıyla oluşturulmuş bir albümdü), hem de artık Ahmet Güvenç, Celal Güven, Caner Bora, Kılıç Danışman ve Bahadır Akkuzu beşlisi olarak oturan Kurtalan Ekpres'in kendine özgü sound'u bulduğu albüm olması açısından önemlidir. Tüm dünyada punk, new wave ve disko gibi niteliksiz müziklerin ortalığı kasıp kavurduğu, Türkiye'de ise arabeskin yükselişe geçtiği böyle bir dönemde ortaya konan, cazdan elektronik müziğe pek çok nitelikli tarzın bir arada harmanlandığı bu albüm gerçekten önemli bir yapı taşıdır. Bu harman içinde disko gibi kişiliksiz bir tarz bile belli nitelikleriyle yer alarak eritilip kişiliğe kavuşturulmuştur. Grup elemanlarının müzisyenliği ise, özellikle Ahmet Güvenç'in oturaklı bası ile Caner Bora ile Celal Güven'in ritmik, yer yer minimalist davul / vurmalı sazlar üslubu doruk noktasında. Bu albümde müzikal olarak grubun gerisinde kalan yeni gitarist Bahadır Akkuzu'nun ise müzisyenlik yeteneğiyle öne çıkmasını görmek için iki yıl bekleyip bir sonraki albüme bakmak gerekecekti.

a yüzü:
1- Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
2- Gesi Bağları
3- Çoban Yıldızı
4- Bir Selam Sana Gönül Dağlarından
5- Ne Ola Yar Ola

b yüzü:
1- Aynalı Kemer İnce Bele
2- 2024 - İkinci Yolculuk
3- Ham Meyvayı Kopardılar Dalından
4- Yeni Bir Gün Doğdu, Merhaba
5- Anlıyorsun Değil mi?
6- Ne Köy Olur Benden, Ne De Kasaba
7- Elveda
8- Ölüm
9- Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü

B yüzündeki parça kalabalığı aldatmasın, aslında "Yeni Bir Gün Doğdu, Merhaba"dan, albümü kapatan kısa enstrümantal "Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü"ne kadar tüm parçalar, 9 dakikalık bir rock opera benzeri konsept "süit"in kısımları, bu konsept parçanın adı -yer aldığı hiçbir albümde açıkça belirtilmemesine rağmen- Münir Tireli'nin biyografisinde "Kısa Bir Günün Öyküsü" olarak geçiyor (ki doğruluk payı olsa da olmasa da gayet uygun bir ad)
Nazar Eyle Nazar Eyle ve Acıh da bağa vir gibi önceki bazı şarkılarında atasözlerini ve deyimleri şarkı sözlerine yediren Barış Manço'nun, bu albümün giriş parçasıyla (ki sonraki kaset baskılarının da "isim parçası" olmuştur...) aynı geleneği devam ettirerek "sosyal mesajlar veren şarkı" formatına da giriş yaptığını görüyoruz. Manço bu adetini değişen dozlarda son albümüne kadar sürdürecekti. Yine önceki dönemlerden kalan halk türkülerinin rock formatında düzenlenmesi, bu defa gayet profesyonel biçimde, hatta birinde elektronik/new age, diğerinde jazz fusion'a uzanan tarzlar ile devam etmektedir. A yüzünde Kaygısızlar döneminde yayınladığı (ve dönemine göre de oldukça deneysel olan) Boğaziçi / Flower of Love 45'liği üzerinde daha da deneysel şekilde çalışılarak, yine progressive elektronik tınılı bir enstrümantal açılış, ardından jazz rock tarzı ritmik (ve bu sefer türkçe sözlü) bir parça elde edilmiş. Albümsüz zaman diliminde bir şekilde Kurtalan'dan kopmuş bulunan, ancak albümde konuk sanatçı olarak çalan Oktay Aldoğan'ın saksofonu ile albüm kapağına konulan iki yapraklı kitapçıkta belirtilen "süpriz kemanlar" parçaya bambaşka bir hava veriyor. A yüzünü kapatan "Ne Ola Yar Ola" romantik bir balad tarzında, ancak yine Oktay Aldoğan'ın flütünün, synthesizerler ve elektronik efektlerin kullanımıyla bir New Age başyapıtı haline gelmiş. B yüzünü açan romantik girişli ancak nakaratlarda ritmikleşen Aynalı Kemer İnce Bele zaten o günden beri Barış Manço'nun klasikleri arasında. Enstrümantal 2024 ise 2023'te sunulan müzikal konsepti bir uzay hikayesine dönüştürerek "space rock" sınırlarını zorluyor; zaten parçanın ikinci bölümüne verilen "İkinci Yolculuk" adı, konsepti dünyadan alıp uzaya taşıyor. Bu yeni konsept bir sonraki albümde de "2025 - üçüncü Yolculuk" adıyla devam edecekti. Ham Meyvayı Kopardılar Dalından adlı türkü Jazz-fusion tınılı düzenlemesiyle bambaşka bir görünüm elde etmiş; ardından ise albümü kapatan ve isim parçasını içeren süit yer alıyor. 9 dakikalık bu süit, dünyada son demlerini yaşamakta olan progressive rock'un neredeyse tüm niteliklerini taşıyor: çok bölümlü uzun parça; klasik rock enstrümantasyonunun yanı sıra piyano, synthesiser ve flüt gibi alışılmadık enstrümanların kullanımı; ölçülerdeki ani değişliklikler, uzun enstrümantal bölümler; bir bölümde yer alan müzikal temanın sonraki bölümlerde tekrarlanması... Hatta (bir yıl önce Barış Manço'nun bacanağı olmuş olan) Ahmet Güvenç'in bestelediği "Ölüm" marşında, bazı progressive rock'çuların sık başvurduğu bir stil, minimalizm göze çarpıyor. Ortadaki "Anlıyorsun Değil mi" ve "Ne Köy Olur Benden Ne De Kasaba" kısımları ise hem sonraki yıllarda çekilen ve 7'den 77'ye programında sıklıkla gösterilen entegre klibi, hem de Barış Manço'nun ölümünden sonra yapılan çeşitli "cover version"ları ile oldukça popüler olan şarkılar. (klip versiyonunun başına alınan "Merhaba"nın flüt solosu ile sonuna eklenen "Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü" kısımları ise parçayı bir "mini süit" haline getirmiş!) Süit ve albüm, Baris Mancho albümünün ilk baskısına giremeyen "Dragon Fly"ın son kısmındaki enstrümantal bölümden alınan kısa bir melodi, "Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü" ile sona eriyor.

Albümde çalan Kurtalan Ekspres kadrosu, yukarıda da kısaca belirttiğim gibi basta Ahmet Güvenç, perküsyonda Celal Güven, bateride Caner Bora, piyano, org ve synthesiserda Kılıç Danışman ve gitarda önceki klasik kadrodan ayrılan Ohannes Kemer'in yerini alan Bahadır Akkuzu'dan oluşan çekirdek kadrodan oluşurken, ikisi yine Manço'nun önceki müzikal ekiplerinden tanıdığımız konuk müzisyenler albümün iki yapraklı kitapçığında şöyle açıklanıyordu: "Ayrıca iki parçada Fuat Güner: Leslie gitar, Oktay Aldoğan: Flüt ve tenor saksafon, İskender ve Mehmet (esrarengiz kemanlar) kayıtlara katıldılar." Sarı Çizmeli Mehmet Ağa'da vokal yapan kızlar korosunun kimlerden oluştuğu ise açıklanmamış. (benim açımdan esrarengiz kemancılar "İskender" ve "Mehmet"in soyadları da tam bir muammadır!)

Albüm o yıllarda iyice yaygınlaşmaya başlayan kaset formatında yayınlanırken oldukça büyük metamorfozlar geçirdi! Gerçi "2023" albümünün uğradığı akıbeti ve "Baris Mancho"nun birkaç yıl öncesine kadar hiçbir şekilde yayınlanmadığı düşünülünce, özgün formatını büyük ölçüde koruduğu söylenebilir! Şimdi önceki mesajlarımda sık sık bahsettiğim Türkiye ve Almanya baskılı bu kasetleri kısaca inceleyelim:

(dipnot: http://progressive.homestead.com/MANCO.html adresindeki diskografide, bu albümün kapak resimleri arasında -Yavuz Plak'a ait olmadığı görülen- kaset baskısının kapağı olduğu anlaşılan bir resim bulunuyor. Böyle bir kasedi, hatta daha iyisi olası bir CD baskısını gören veya sahip olan arkadaşların benimle temas kurmasını rica ederim ;) böylece aşağıda bahsettiğim kötü kayıtlı parçaların temiz kaydını bulabiliriz belki ;) )

1979 (1980 ?): Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (Türkiye baskısı kaset)

Yeni Bir Gün albümünün "2024 - İkinci Yolculuk" ve Yeni Bir Gün süitinin kısa finali "Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü" adlı parçaları dışında tüm parçalarını içeren bu kasette, yaklaşık 45 dakika süreli olan albüm 60'lık kaset formatına sokulmaya çalışıldığı için, 15 dakikalık boşluğu dolduracak birtakım daha eski parçalar yer alıyordu. Bu parçalar a yüzünün sonuna eklenen 2023 albümünden "Acıhda Bağa Vir" ile "Yine Yol Göründü Gurbete", b yüzünün sonuna eklenen yine 2023 albümünden "Yol Verin Ağalar Beyler", "Uzun İnce Bir Yoldayım" ve "Gelinlik Kızların Dansı" ve her nedense "2024"ün yerini alan "Nick the Chopper"dı... Bu haliyle kaset, Yeni Bir Gün albümünün kaset baskısından çok üç farklı albümden yapılmış ve şarkıları oldukça dengesiz bir "best of" albümünü andırıyor! Kasedi basan firma Barış Manço'nun o devirdeki plak firması olan Yavuz Asöcal Olduğundan şarkılar da doğal olarak Yavuz Plak'ın bastığı 3 albümden seçilmiş. (Barış Manço "Yeni Bir Gün" albümünün ardından Yavuz Asöcal'ın kardeşinin sahibi olduğu Türküola firmasına geçmiş, 2 LP albüm ile çeşitli kasetleri bu firmadan çıkmıştı)
Kasetteki bazı şarkılarda yapılan kesintiler özenli kulakların dikkatinden kaçmaz: "Gesi Bağları"nda son kısımda söylenen "Atma garip anam, beni, dağlar ardına ..." dizeleri, albümdeki versiyonda iki kez (ikincisinde melodideki hafif bir varyasyonla" tekrar edilirken, kasede girerken bu tekrar kısım gayet ustaca bir şekilde kesilmiştir! (hatta bu ustalık bana Manço'nun bu şarkıyı iki ayrı şekilde kaydetmiş veya montajlamış olabileceğini düşündürtür). "Bonus" parçalardan "uzun İnce Bir Yoldayım"ın plaktaki halinin sonunda yer alan (ve ana temanın üstüne flütle varyasyonlardan oluşan" kısa bölüm de makaslanmıştır. "Gelinlik Kızların Dansı"nın Baykoca Destanı'ndan kesilip çıkarıldığını söylemeye gerek yok sanırım; ancak parçanın gayet güzel bir şekilde koparıldığını ve "Kara Haber: Turnanın Ölümü"ne giriş yapan ilk notalarda "fade out" ile gayet profesyonelce montajlandığını belirtmek istiyorum! 2023 albümünden haberim olmadığı günlerde, bir albüm doldurmayacak kadar kısa, ancak 45'lik olmadıklarını da bir şekilde bildiğim (zira elime "Bir Bahar Akşamı / Estergon Kalesi" ve "Lambaya Püf De / Kalk Gidelim Küheylan" 45'likleri epey önceden geçmişti ve Ben Bİlirim kasedindeki diğer parçaların da böyle 45'likler olduğunu rahatlıkla tahmin edebiliyordum) bu parçalar bende uzun süre merak yaratmışlardı! Hele yukarıda da bahsettiğim Yeni Bir Gün albümünden kotarılan "aranjman" kasette, Gelinlik Kızların Dansı'nın ardından Kara Haber: Turnanın Ölümü ile Vur Ha Vur'u dinleyince bu merakım daha da muamma halini almıştı... Parçalardan önce eklenen Yine Yol Göründü Gurbete de cabası!!!
Kasedin kayıt kalitesi genellikle iyi olmasına rağmen, bir kaç yerde (muhtemelen master bantlardaki bir arızadan kaynaklanan) sinir bozucu derinden gelen cızırtılar, kaliteli müziğe alışmış kulakları oldukça rahatsız ediyor. (elinizde bu kaset/CD varsa ve şimdiye kadar farketmediyseniz, keyfinizi kaçırmamak için yerlerini söylemeyeceğim!) Gerçi kaset halini son dinlediğimden beri epey zaman geçtiğinden (ve o günlerde kulaklarım bu kadar hassas olmadığından mıdır nedir) bu cızırtıların kaset baskılarında olup olmadığını tam olarak hatırlamıyorum; ancak CD baskısını çok çeşitli kopyalardan, hatta birkaç kez radyolardan da dinlediğim için bunun tüm kopyalarda olduğuna eminim... Dolayısıyla 1) kayıt kalitesindeki zaaf, 2) parça seçimindeki sakillik veya işgüzarlık; ve 3) orası burası makaslanan ve biri ortadan kaybolan şarkılar ve albümün orijinal konseptinin yok edilmesi nedenlerinden ötürü bu kaset/CD'yi yeni başlayanlara pek tavsiye etmiyorum... Bunların dışında bildiğimiz Barış Manço kalitesine sahip parçaların bulunduğu bir derleme; hatta CD formatına rahatça ulaşabilmeye başladığım günlerde koleksiyonuma katmak için ilk seçtiğim Barış Manço CD'si, sırf uzunluğundan ve sevdiğim parçaların daha çoğunu bulundurduğundan ötürü bu olmuştu! Dolayısıyla eğer Yeni Bir Gün albümünün plak formatına veya plaktan düzgünce kaydedilmiş herhangi bir kopyasına ulaşabiliyorsanız onu tercih edin derim ben. Bonus track'ler için de aynı şey "2023" albümü olarak geçerli ;)

1979 (1980 ?): Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (Almanya baskısı kaset)

Yukarıda da kısaca değindiğim gibi, bu kaset Almanya'da ve (ya Barış Manço'nun plak firmasını değiştirmiş olmasından ötürü, ya da Türküola firmasının sahibi Yılmaz Asöcal'ın kardeşi Yavuz Asöcal'la yaptığı bir anlaşma neticesi) Türküola etiketiyle yayınlanmıştı... Bu kasetle de ilginç bir mazim vardır; ilk olarak '80'li yılların sonunda Silivri'de bir kasetçide yalnızca kapağını görmüştüm! Kasedi almak istedim, ancak kasetçi kasedin ellerinde olmadığını söyleyince güneşte kalmaktan solmuş kapakla yetindim! (şansıma bu kapağı bana para almadan verdi!) Yukarıda bol miktarda bahsettiğim "Aranjman" kasetler sayesinde bunun, o zamanlar adını Sarı Çizmeli Mehmet Ağa olduğunu zannettiğim Yeni Bir Gün albümünün kaset baskısı olduğunu anlamıştım; ancak diğer kasetlerin şarkı sıralamaları ışığında "Ne Ola Yar Ola" ve "Kısa Bir Günün Öyküsü" süitinin nereye kaybolduğuna akıl erdirememiştim! (yıllar sonra Ankara'da elime "20. Sanat Yılı Disco Manço" kasedi geçince sır çözülmüş oldu!) Ayrıca bu kasetteki "bonus track"ler de, yine yıllar sonra kasedin bir kopyası Ankara'da elime geçinceye kadar, uzun yıllar boyu kafamı meşgul etti! Şarkı sıralaması şöyle:

a yüzü:
1- Sarı Çizmeli Mehmet Ağa (YBG albümünden)
2- Gesi Bağları (YBG albümünden)
3- Çoban Yıldızı (YBG albümünden)
4- Bir Selam Sana Gönül Dağlarından (YBG albümünden)
5- Flower of Love (Kaygısızlarla 45'lik kaydı)
6- Fairground (Kaygısızlarla stüdyo kaydı, kapakta adı belirtilmemiş)
7- Susanna (Kaygısızlarla stüdyo kaydı)
8- Ce Sera La Temps (hatalı olarak "Ceresa La Trems" şeklinde yazılmış; Ben Bilirim kasedindekiyle aynı düzenleme)

B Yüzü
1- Aynalı Kemer İnce Bele (YBG albümünden)
2- 2024 - İkinci Yolculuk (YBG albümünden)
3- Ham Meyvayı Kopardılar Dalından (YBG albümünden)
4- Kurtalan Ekspres (Kurtalan'ın ilk döneminden stüdyo kaydı; benimle birlikte Hey dergilerini tarayan bir arkadaş, bu parçanın Kurtalan Ekspres'le yapılan ilk stüdyo kaydı olduğunu söylemişti; ancak bu bilgiyi kendim görmedim. Bazı kaynaklarda "Çağrı" adında alternatif bir adla yazılmış.)
5- Bolu Dağları ("Barış Manço Ve" döneminden, bir ihtimal Kurtalan'ın ilk döneminden stüdyo kaydı; Dağlar Dağlar'ın ana teması üzerine yaylı tambur ve vurmalı sazlarla varyasyonlar)
6- Dragon Fly (Baris Mancho albümünden ilk baskıda çıkarılan parça; adı kaset kapağında şarkı sözlerine uygun biçimde "Dragon Fly'n High" olarak yazılmış!)

Bu şarkılar arasındaki en ilginç nokta, 2024 - İkinci Yolculuk'ta Kılıç Danışman'ın piyano uvertürünün hemen ardından aslında "İkinci Yolculuk" olan bölümün kesilerek, "Baris Mancho" albümünde yer alan "Lady of the Seventh Sky"ın enstrümantal ve kızlar korosu kayıtlarından oluşan altyapısının 2 dakikalık bir bölümünün eklenmesi! "Lady of the Seventh Sky"ın ana temasının "2023"ten alındığı düşünülünce, parça aslında bir "2024 - 2023 sentezi" haline gelmiş! Bu kasedin şarkı listesini çeşitli şekillerde yapan bazı arkadaşlar bu parçayı gayet uygun şekilde "2024 - Seventh Sky" şeklinde yazıyor! (ki "Seventh Sky" orijinal parçanın son bölümü olduğu için de ilginç şekilde oturuyor!) Ayrıca orijinal "2024 - İkinci Yolculuk" ile bu "sentez" versiyonun süreleri de aşağı yukarı aynı olduğundan, neden böyle bir düzenleme yapıldığını anlamak güç! Üstelik kasedin sonunda zaten 5 dakikaya yakın bir boşluk kalmış!
Buna rağmen "Gesi Bağları"nın Türk baskısında uğradığı akıbete uğramayarak tam versiyonuyla bulunması kaset için bir artı niteliğinde. Tüm tuhaflığına ve uç tarzlarda parçaları bir araya getirmesine rağmen, sırf içindeki parçaların kalitesi nedeniyle "keşke CD'ye basılmış olsaydı" dedirten bir kaset. Tavsiye noktası ise zaten olamaz, çünkü kasedi bulmak imkansıza yakın. Bulunduğunda ise şarkıların ve bonus track'lerin kalitesi bir yana; sırf tarihsel ve diskografik öneminden dolayı üstüne atlanması gereken bir kaset!

Yeni Bir Gün albümünden devşirileren parçalarla Avrupa'da yayınlanan müzikal materyaller yukarıdaki iki kaset ve aşağıda tanıtacağım Disco Manço'dan ibaret değil. Bir de -yine Türküola etiketli- 45'lik yayınlanmış:

1979: Sarı Çizmeli Mehmet Ağa / Aynalı Kemer İnce Bele



Şarkılar Yeni Bir Gün albümünden aynen alındığı için ayrıca tanıtma ihtiyacı duymuyorum. Ancak plak Manço'nun son 45'liklerinden biri olması açısından önemli (ve ne yazık ki hemen hemen hiç bulunamayan bir materyal)...

Almanya baskısı Sarı Çizmeli Mehmet Ağa kasedinin bir de aynı yıl veya sonraki yıl yayınlanmış olan bir "ekürisi" mevcut:

1980 (1981 ?): 20. Sanat Yılı Disco Manço (Almanya baskısı kaset)



Yukarıda da kısaca belirttiğim gibi; bu kaset Yeni Bir Gün albümünden bir önceki "Alaman" kasedine girmeyen parçaların yanı sıra, Barış Manço'nun disko gazıyla yaptığı bir takım tuhaflıkları ve yine yukarıdaki kasette olduğu gibi çeşitli dönemlerden yayınlanmamış bazı stüdyo kayıtlarını içeriyor. Şarkı listesi şöyle:

a yüzü:
1- Eğri Eğri Doğru Doğru (ertesi yıl Hal Hal 45'liğinin arka yüzünde kısaltılmış hali yayınlanacak olan şarkının orijinal uzun versiyonu- Kaset kapağında adı "Eğri Büğrü" olarak yazılmış)
2- Hüseyni Selam
3- Diskomiks: Dağlar Dağlar -1 / Nazar Eyle -1 / Gamzedeyim Deva Bulmam / Ben Bilirim / Dağlar Dağlar -2 / Nazar Eyle -2 / İşte Hendek İşte Deve / Kolbastı / Katip Arzuhalim
(Kaset kapağında parçalar potburinin parçaları olarak değil, ayrı ayrı yazılmış, ayrıca Dağlar Dağlar'ın Ben Bilirim'e entegre olarak nakarat bölümünden oluşan 2. söylenişi belirtilmemiş)
4- Nick the Chopper (Barış Manço'nun nakaratın bir kısmına yazdığı eğlenceli Türkçe sözleri ve distortion'lu mikrofonla yaptığı bazı şaklabanlıkları içeren yeni versiyon)

b yüzü:
1- Ne Ola Yar Ola (kapakta kısaca "Ne Ola" yazılmış)
2- Yemen Türküsü
3- Taksim
4- Yeni Bir Gün
5- Anlıyorsun Değil mi
6- Ne Köy Olur Benden Ne de Kasaba
7- Elveda Ölüm
8- Kervan (Taksim)
9- Dragon Fly

"Yeni Bir Gün" süitinin son kısmına yerleştirilen (ve gayet güzel oturmasıyla süitin orijinal konseptinde olduğunu düşündürten) "Kervan", Esin Afşar'ın "Sandığımı Açamadım" adıyla söylediği parçanın Kurtalan tarafından çalınmış olan enstrümantal altyapısı (Esin Afşar'ın şarkısı 1974 yılında kaydedilmiş). Baris Mancho albümünün "outtake"i Dragon Fly ise, "Bir Kelebeğin Yaşam Öyküsü"nün entegre edildiği ve son kısmında kısa enstrümantal bir doğaçlama ile zenginleştirilen versiyonuyla yer alıyor. (Bir önceki Almanya baskısı Sarı Çizmeli kasedinde de aynı düzenlemeyle yer almıştı).

Bu kaset de, tıpkı yukarıdaki "ekürisi" gibi, şarkı seçimindeki alakasızlığa, diğer kasetlerde zaten bulunan şarkılara ve kayıt kalitesindeki iniş-çıkışlara rağmen; içerdiği bir takım süper parçalar (özellikle Eğri Eğri'nin buradaki versiyonu ile "Kervan" gerçekten müthiş parçalar) ve yine tarihsel/diskografik önemi nedeniyle ilgiyi hak ediyor. Nitekim daha şimdiden bir koleksiyon malzemesi olarak yerini almış durumda... Ayrıca "Diskomiks" adlı zamanın disko gazıyla eski parçalardan potburi olarak kaydedilen 17 dakikalık "parça"da da, disko tarzı çalınan şişirilmiş bas ve ritm grubununun ötesinde, zaman zaman klavye ve gitarda, kimi zaman da armonik vokallerde mükemmel müzisyenlik göze çarpıyor; örneğin Dağlar Dağlar'ın buradaki versiyonunu (1 numaralısını...) diğer tüm düzenlemelerden daha çok tutarım (açılış görevi gören Hüseyni Selam da başka bir hava veriyor tabi); ayrıca buradaki Kol Bastı versiyonunun sonunda da oldukça güzel ritm ve klavye doğaçlamaları var.

http://progressive.homestead.com/MANCO.html adresindeki Barış Manço diskografisinde Ercan Demirel imzasıyla, bu kasetteki tüm parçaların önceki albümden de parçalarla (!) aynı adlı CD'de bulunabileceği belirtiliyor! Böyle bir CD'yi gören veya sahip olan arkadaşlar lütfen bana haber versin!!!

Türküola etiketiyle yayınlanan bu iki tuhaf kasedin hemen ardından, Barış Manço bu kez firmaya "normal" bir LP albüm yapacaktı. Ama ne albüm!


1981: Sözüm Meclisten Dışarı (albüm)




Bu albümde bir önceki "normal" albüm Yeni Bir Gün'de oturan Kurtalan Ekspres kadrosunun aynı tarzda devam ederek kendilerini biraz daha geliştirdiklerini görüyoruz. Ahmet Güvenç, Celal Güven, Caner Bora, Kılıç Danışman ve Bahadır Akkuzu'dan oluşan klasik beşliye bu kez nefesli sazlarda Serdar Ertürk ve Serdar Akatlar, ayrıca 2025'te üstün elektronik becerisiyle öne çıkan klavyeci Nejat Tekdal eşlik ediyor. Son Manço 45'liği Hal Hal'da gitar çalan ve dönemin konserlerinde gruba katılan gitarist Fehiman Uğurdemir ise albüm kayıtlarında yer almamış.

Ayrıca Şehrazat'ın giriş bölümünde 4 senfoni orkestrası müzisyeni, obuada bu enstrümanın ünlü ismi Celal Akatlar'ın yanı sıra fagotta Rafet Kazıl ile yaylı sazlarda Kemal Yeşil ve Ali Kızılçay konuk olarak yer almış.

Önceki albümlerde de olduğu gibi Manço'ya bu albümde Fender Rhodes Piyano, Minmoog (Gülpembe'nin klipte de görülen meşhur solosu...), Arp Omni 2 Polyphonic, Roland SH 3 A, akustik gitar ve 12 telli gitar atfedilmiş. Ayrıca muhtemelen herkesin bildiği gibi Alla Beni Pulla Beni'de şarkıcıya düette halasının kızı olan Deniz Tüney eşlik ediyor, bu kişi Manço'nun sonraki bazı albümlerinde de vokalist olarak yer almıştı ve parçanın Mançoloji albümü için yapılan yeni kaydında yine Manço ile düet yaptı...
Albümün plak ve (muhtemelen aynı günlerde çıkan) kaset baskılarında şarkı sıralaması farklı ve doğal olarak kaset baskısında bazı ek şarkılar var. LP baskısının sıralaması şu şekilde:

a yüzü:
1- Alla Beni Pulla Beni
2- Arkadaşım Eşşek
3- SözÜm Meclisten Dışarı
4- Şehrazat
5- Gülpembe

b yüzü:
1- Adem Oğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek
2- Ali Yazar Veli Bozar3- 2025 (Üçüncü Ve Son Yolculuk)
4- Dönence

kaset ve '90'larda yapılan CD baskısındaki şarkı sıralaması ise şöyle (orijinal albümde olmayan stüdyo kayıtlarını yanlarına belirttim):

a yüzü:
1- Adem Oğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek
2- Ali Yazar Veli Bozar
3- Arkadaşım Eşşek
4- 2025 (Üçüncü Yolculuk) (orijinal adındaki "ve son" eki çıkarılmış)
5- Bahçede Hanımeli (stüdyo kaydı)
6- Gülpembe
7- Hamburger (stüdyo kaydı)

b yüzü:
1- Alla Beni Pulla Beni
2- Şehrazat
3- Dönence
4- Sözüm Meclisten Dışarı (kaset ve CD baskılarında adı "Cacık" olarak yazılmış!)
5- Hal Hal (45'lik kaydı)
6- Ce Sera La Temps (Les Mistigris döneminden kalma "Il Arrivera"nın Kurtalan tarafından kaydedilen 2. yorumu. Stüdyo kaydı)

"Şehrazat"ın giriş bölümü LP baskısında biraz daha kısa tutulmuş. Bu durum çok enteresandır; çünkü yukarıda "Gesi Bağları" örneğinde görülebileceği gibi, bu zamana kadar hep tersi olmuştur! Ayrıca makaslanan kısım, ünlü Rus besteci Nikolai Rimsky-Korssakov'un yazdığı asıl "Scheherazade"nin bir bölümünden alıntı olduğundan, plak firmasının ya da editörlerin bir numarası olma ihtimali de görünmüyor! Her nasılsa parçanın -"Scheherazade"nin kısaltılmış bir reprodüksiyonu olan- 4 dakikalık girişi bu şekilde çalınmış; ancak LP albüme alınırken kısa bir bölümü makaslamaya uğramış!
Şehrazat'la ilgili enteresan bir bilgi daha; bu parçanın Kaygısızlar döneminde kaydedilip yukarıda belirttiğim Almanya baskısı Sarı Çizmeli kasedinde piyasaya verilen "Suzanna" ile temel olarak aynı parça olması! (şarkı sözlerinde "Suzanna" olan yerler kısaca "Şehrazat" ile değiştirilmiş!) Her iki parçada da yer alan (ve giriş kısmında bir parçada gitarla, diğerinde nefeslilerle çalınan) "hold my hands, look at me and we're happy, for the day, it's a holiday" kısmının melodisinin doğrudan Rimsky Korssakov'un "Scheherazade"sinden alınmış olması işleri daha da giriftleştiriyor! Anlaşılan parça ilk kez Sarı Çizmeli kasedinde yayınlandıığında ya birileri "esinlenme"nin farkına varıp Barış Manço'yu uyardı; ya da Manço'nun kendisi böyle bir durum olabileceğini farkedip parçayı yeniden yorumlayarak, albüm kapağında Rimsky-Korssakov'a da "şarkı yazarı" olarak atıfta bulundu. (Kaset ve CD kapaklarında bu ne yazık ki belirtilmez; ayrıca LP kapağında da "beste" bölümünde Barış Manço'nun kendi adını öne yazmasını büyük besteciye saygısızlık olarak görürüm! Sanki parçayı Barış yazmış, Rimsky-Korssakov da ufak katkıda bulunmuş gibi!!! Kendisine büyük saygı duyduğumuz Barış ağabeyimiz'in ne yazık ki böyle tuhaf işleri de olmuştur... Bu arada benzer şekilde, Ahmet Güvenç'e ait Gülpembe ile Ahmet Güvenç - Kılıç Danışman ve Celal Güven üçlüsünün elinden çıkma Dönence besteleri, kaset ve CD kapağında yalnızca Celal Güven'e atfedilmiştir ki, bu da plak firmasının büyük bir ayıbıdır... Neyse, zaten bugün kimse bestecilerin kim olduğunu bilmez; hangi Kurtalan üyesi yazmış olursa olsun bunlar halkin gözünde hep "Barış Manço şarkısı"dır!!!)

Albümü müzikal anlamda tanıtmaya gerek yok sanırım; lokomotif parçalar "Gülpembe", "Dönence" ve "Alla Beni Pulla Beni"den, çocukların sevgilisi "Arkadaşım Eşşek"e ve kaset/CD bonus'u "Hal Hal"a kadar (ki Manço'dan önce Nazan Şoray tarafından meşhur edilmişti...) pek çok parça bugün Manço klasikleri arasında ve çoğunluk tarafından biliniyor. (bunda bu parçaların büyük kısmının '90'ların başında bir sonraki albüm Estağfurullah Ne Haddimize'den parçalar da eklenerek Özer Plakçılık tarafından "Nostalji" adlı gudubet bir kaset; Türküola firması tarafından ise "Hal Hal" adlı daha dolgun bir CD olarak basılmasının da payı var. Yeri gelirse bu kaset ve CD'ye de değiniriz)
Yine de benim dikkatimi cezbeden ve genel dikkatten kaçan iki enstrümantal parça, orijinal LP'deki -2023 efsanesinin son ayağı- 2025 Üçüncü Ve Son Yolculuk ile, kaset/CD bonusu Hamburger. 2025, Vangelis'in o güne dek yaptığı elektronika şaheserlerini aratmayan muhteşem elektronik girişi, 2023 ana melodisi üzerine farklı synthesiser'larla yapılan çeşitlemeleri ve son bölümde 2024 - İkinci Yolculuk'un ritmik ikinci kısmından ödünç alınan melodiler ve davul doğaçlamaları ile, 8 dakikalık bir şaheser. Hamburger ise, kaset / CD kapağında doğrudan Celal Güven'e atfedilen, ancak Ahmet Güvenç / Celal Güven ve muhtemelen Kılıç Danışman'ın ortak eseri olduğu anlaşılan, mükemmel bir bas girişi ile arkasından aynı mükemmelikte eşlik eden ritm bölümlü, ardından da synthesiser ile çalınan eğlenceli melodili hoş bir parça.
Son olarak diğer iki bonus track'i kısaca tanıtayım: Bahçede Hanımeli, bir dönem radyolarda sıklıkla çaldığı için muhtemelen tanınan bir parça. Halk türküsünün yalnızca Barış Manço'nun vokaliyle, ve melodisinin varyasyonlarla söylenmiş şekilleri üst üste bindirerek çok sesli kanon şeklinde kaydedilmiş. Ce Sera La Temps ise, orda burda çeşitli versiyonlarla (daha ziyade ilk dönem Kurtalan kadrosunun kaydettiği ritmik versiyonuyla!) karşımıza çıkan ilk Manço bestelerinden "Il Arrivera"nın Manço diskografisindeki son hali! Bu versiyonda parçada belirgin değişiklikler yapılmış, örneğin giriş kısmına çeşitli nefeslilerle (obua öne çıkıyor) çalınan farklı, fakat hoş bir melodi eklenmiş. Aynı melodi orta kısımda da karşımıza çıkıyor. Parça bu haliyle eski Fransız "şanson"larını andırıyor. Ayrıca kaset ve CD versiyonunu çok güzel bağlamış. Ne yazık ki (benim elime bir şekilde geçen veya kayıtları geçen) CD baskılarının tümünde, muhtemelen master bantlardaki bir arızadan kaynaklanan ve oldukça uzun süren bir arıza, tüm dinleme zevkini yok ediyor. Bildiğim kadarıyla da bu parça ne yazık ki hiçbir şekilde plak formatında basılmamış. Bu nedenle albümü arayanlara bir şekilde kaset versiyonuna ulaşmalarını (ki bu versiyonlardan da Türküola tarafından yapılan ilk baskı evladır; Özer Plak tarafından 90'larda yapılan yeni baskısının ses kalitesi o kadar da iyi değil) tavsiye ediyorum; umarım bir yerlerden parçanın sağlam kaydı çıkar ve dijital ortama aktarılır da, sağlam şekilde dinleriz... Unutmadan, Manço'nun ölümünden kısa süre önce o dünemdeki vokalistlerinden Özlem Yüksek'e yaptığı albümde, bu parça bu kaset/CD'deki düzenlemesine çok benzer bir düzenleme ile (giriş melodisi dahil), üzerine Türkçe sözler yazılmış olarak "Ballı Kaymak" adıyla, ve çıkış parçası olarak yer almıştı. Sözleri hatırladığım kadarıyla yine kendisi yazan Barış Manço (ki son dönemlerdeki tarzına çok uygun sözlerdir ;) ), parçanın klibini de kendisi (veya eşi Lale Manço) çekmiş, klipte ara ara görünerek, nakaratta geçen "aynen öyle" sözlerini parça bitiminde bir de kendi sesinden "evet, aynen öyle!" şeklinde konuşarak söylemiştir! (işte Manço fanatikleri için başka bir koleksiyon malzemesi; arayın bulun bakalım!)

Yukarıda çeşitli yerlerde bahsetmiş olmama rağmen bu dönemdeki son 45'liği yine hatırlatayım:

1981: Hal Hal / Eğri Eğri Doğru Doğru Eğri Büğrü Ama Yine De Doğru



(evet, b yüzündeki parçanın adı plak üzerinde aynen böyle yazıyor!)
Hal Hal zaten o yıllarda önce altyapısında Kurtalan Ekpresin çaldığı Nazan Şoray yorumuyla, hemen ardından ise Barış Manço'nun kendi yorumuyla radyoları uzun süre meşgul ettiğinden ve dolayısıyla çocukların diline takıldığından oldukça iyi bilinen, Anadolu melodili standart bir pop şarkısı. "Eğri Eğri..." ise, Kurtalan'ın ilk dönemindeki Anadolu kökenli besteleri hatırlatan, ancak altyapıda synthesiser'lara daha çok yer verilen, bir yıl önce zaten Disco Manço kasedinde piyasaya çıkmış olan rock tınılı şarkının, kızlar korosu ve sonundaki uzun enstrümantal doğaçlama çıkarılmış versiyonu. Bu 45'lik diskografik değeri nedeniyle önemli olsa da, her iki parçanın farklı yerlerde yer alması nedeniyle müzikal olarak pek bir güzelliği yok. Özellikle, seçme şansınız varsa, Eğri Eğri...'nin Disco Manço'da yer alan, macera filmlerindeki kovalamaca sahnelerini ve San Fransisco psychedelic/jazz fusion ekolünü hatırlatan muhteşem klavye sololu versiyonunu tercih etmenizi öneririm... Ahmet Güvenç'in bası da bu bölümde bir başka gürlüyor...
Bu plak Avrupa'da birincisi Türkiye baskısının aynısı, ikincisinde ise Hal Hal'ın yerine Yemen Türküsü konularak iki farklı baskı yapmış.




(İkinci plağın kapağında Eğri Eğri...'nin şarkı adının Disco Manço kasedinde olduğu gibi "Eğri Büğrü" şeklinde yazılmış olmasına dikkatinizi çekerim ;) )

Albüm ve 45'liğin ardından iki yıllık bir suskunluktan sonra Barış Manço ve Kurtalan Ekspres bir albümle daha dönüş yapıyordu:

1983: Estağfurullah... Ne Haddimize! (albüm)



Tarzı özellikle bir önceki albümle büyük benzerlik gösteren bu albüm, melodiler biraz daha popa kaysa da, yine de '70'li yılların sofistike müzik tarzını büyük ölçüde koruyordu. Özellikle '70'lerin sonundan itibaren dünyayı saran punk ve ardından New Wave hegomanyasına teslim olmuş '70'lerin en "baba" progressive, psychedelic ve hard rock'çularının dahi '80'li yılların başından itibaren nasıl bir çöküş sürecine girdikleri düşünüldüğünde, bu albüm "şaheser" niteliği bile kazanabilir. Hatta bazı bakımlardan "son iyi Barış Manço albümü" olarak bile nitelendirilebilir (örneğin dijital synthesiser'lra yer verilmeyen ve Kurtalan Ekspres ibaresinin kapak üzerinde açıkça yer aldığı son albüm olması bakımından; hatta albümün herhangi bir yerinde dahi bu ibare ancak 1995'in Müsaadenizle çocuklar'ında, yani son özgün Barış Manço albümünde yer alacaktı). Albümde yine "Halil İbrahim Sofrası", "Kazma" ve "Aman Yavaş Aheste" gibi standart rock şarkıları ile "Bal Sultan" "Eski Bir Fincan" ve yeni "Kol Düğmeleri" düzenlemesi gibi romantik pop/rock parçalarının yanı sıra, "Selahaddin Eyyubi.." gibi oldukça deneysel bir enstrümantal ve "Geçti Dost Kervanı" adlı Pir Sultan Abdal türküsünün yine new age sınırlarında gezinen bir düzenlemesi yer alıyordu. Şarkı sıralaması şöyle:

a yüzü:
1- Halil İbrahim Sofrası
2- Geçti Dost Kervanı
3- Kazma
4- Bal Sultan
kaset ve CD'de bonus track : Nenni Bebek

b yüzü:
1- Aman Yavaş Aheste
2- Kol Düğmeleri
3- Eski Bir Fincan
4- Selahaddin Eyyubi'nin Yeğeni Aslan Yürekli Rişar'ın Kız Kardeşine Karşı
kaset ve CD'de bonus track : Çıt Çıt Çedene

Halil İbrahim Sofrası Barış Manço'nun gerçek anlamda klip çektiği muhtemeln ilk parça. (daha önceki şarkıların Kurtalan eşliğinde program stüdyosunda şarkı söylenirken çekilmiş bazı görüntüleri klip olarak yayınlanmıştı) Bu parçada şarkının sözlerine uygun bir dekor ile, bir sofra etrafında şarkı söyleyen Manço ile kendisine sofrada eşlik eden Kurtalan elemanlarını görüyoruz! "içi boş tencerenin bu sofrada yeri yok" derken sofradaki boş bir tencereye vurarak aşağı yuvarlaması ise ayrı bir atraksiyon olarak çocukluğunda bu klibi seyretmiş olan herkesin aklına kazınmıştır sanırım! Kol Düğmeleri'nin bu versiyonuna ise yıllar sonra, 7'den 77'ye programının çalışmaları sırasında modern bir klip çekilmişti. (aynı zamanlarda Yeni Bir Gün albümünden birbirine entegre edilen "Anlıyorsun Değil mi" ile "Ne Köy Olur Benden Ne De Kasaba" da bir klibe kavuşmuş, "Dönence"ye de farklı bir klip çekilmişti...)
Kurtalan kadrosunda yine bir önceki albümde yer alan Ahmet Güvenç, Celal Güven, Caner Bora, Kılıç Danışman, Bahadır Akkuzu ve Serdar Ertürk'ü görüyoruz. Her zaman olduğu gibi Manço'nun kendisi de gitarlara ve klavyelere katkıda bulunmuş...
Bonus track'lerden Nenni Bebek, Kaygısızlar döneminde 45'lik olarak yayınlanan bildiğimiz "Bebek" türküsünün, Baris Mancho albümünde Georges Hayes Orchestra altyapısı ile zenginleşen ingilizce versiyonunun yalnızca altyapısı kullanılarak (altyapıdan saz gibi bazı enstrümanlar da çıkarılmış...) yine bildik sözleri yeniden söylenerek kaydedilmiş bir versiyonu... DOlayısıyla bu parça aslında Kurtalan Ekspres'ten ziyade bir Georges Hayes parçası... Ayrıca bu versiyonun da yayınlanması ile, bu türkünün 2 ingilizce ve 2 türkçe sözlü olmak üzere, birbirinin aynı 2'şer versiyonu piyasaya çıkmış oluyordu... (yani 1 türkçe Kaygısızlar versiyonu, 1 ingilize Kaygısızlar versiyonu, 1 ingilizce Georges Hayes versiyonu ile 1 türkçe Georges Hayes versiyonu!)
Diğer bonus Çıt çıt Çedene de benzer şekilde, Harmoniler döneminde Çıt Çıt Twist şeklinde söylenen bildik türkü, bu kez bir önceki albümde yer alan "Alla Beni Pulla Beni"nin altyapısı üzerine oturtularak yeniden yorumlanıyordu. Bu altyapıdan da giriş bölümündeki kısa davul-bas atakları ve bazı synthesiser melodileri temizlenmişti... Kurtalan'ın üstün müzisyenliği bu basit türküyü bile dinlemesi zevkli bir parçaya çevirmiş. (altyapının bu kadar kusursuz şekilde oturtulabilmesi akla "acaba Barış "Alla Beni Pulla Beni"yi Çıt Çıt Çedene'den mi aparttı!" sorusunu getiriyor...)
Gitarist Bahadır Akkuzu'nun bir önceki albümde "Dönence"ye attığı solo ile öne çıkmaya başlayan gitar becerisi, bu albümde de "Kazma"daki solosu, "Aman Yavaş Aheste"deki sürekli arpeji ve diğer parçalardaki sağlam ritm gitar riff'leriyle göz dolduruyor. Ustalığını kanıtlayalı çok olmuş basçı Ahmet Güvenç ve ritm takımı Celal Güven ile Caner Bora da özellikle "Bal Sultan"ın son kısmındaki doğaçlama benzeri soloları ve "Selahaddin Eyyubi..."deki dört dörtlük ritmleri ile öne çıkıyorlar. "Aman Yavaş Aheste"nin funk ritmi ise albüme başka bir hava getiriyor. (rap diye bir müzik tarzı ortalığa çıkmamışken Manço'nun kısa rap bölümleri söylemesi de ilginç!)
Burada benim gibi deneysel müzik hastası birinin albümdeki odak noktasına geçmek istiyorum. Orijinal LP albümü kapatan "Selahaddin Eyyubi..." Manço'nun müzikal eserleri arasında belki benzeri olmayan bir parça. LP ya da plak kapağında "1002. Gece Masalları'ndan bir bölüm" deniyor, ama o yıllardaki dergilerden edindiğim bilgilere göre böyle bir müzikal hiçbir zaman hayata geçirilememiş. Parça anlatılmaz, yaşanır; ancak kısaca tarif etmeye çalışayım: klasik 4/4'lük doğu ritmini vurarak açılışı yapan darbukalarla kısa süre sonra doğu tarzı bir ezgi çalan flüt, ardından aynı ezgiye eşlik eden synthesiser 1. dakikadan itibaren de arkadan fon müziği veren bas ve org katılıyor. Melodi zaman zaman durarak, zaman zaman varyasyonlarla gelişerek 3 buçuk dakikaya geliyor. Bu noktada orgun çalmaya başladığı melodi fade out'la sönerken, trampetler askeri bir ritm vurarak devreye giriyor. Bas ise gidişatını değiştirerek trampetlere uyum sağlıyor. Orgun da farklı bir tonda bu kez askeri ritme uyum sağladığını duyuyoruz. Ritm ve fon tespit edilir edilmez, synthesiser bu kez farklı bir tonda, batı tarzı askeri bir marş melodisi çalmaya başlıyor. her bir ölçünün ardından ise aynı melodiyle bunu flüt tonuna alınmış syntesiser tekrarlıyor. Trampetlerin solo attığı kısa bir aradan sonra bu melodi ve flüt sesli tekrarı bir kez daha gerçekleşiyor ve trampetler ve synth'ler susarak, hafif bir ritm vuran bas ve altta fon vermeye devam eden org eşliğinde, bu kez yumuşak tondaki gitar, ilk bölümdeki doğu ezgisini daha yavaş bir şekilde çalıyor ve sonunda hafifçe vurulan gongun sesi ve önce yükselip sonra fade out'la sönen fondaki org ile parça sona eriyor. Parçanın ilk yarısındaki doğu ritmi belli ki "Selahaddin Eyyubi'nin Yeğeni"ni, ikinci yarısındaki batı tarzı askeri marş melodisi ise anlaşıldığı kadarıyla "Aslan Yürekli Rişar'ın Kızkardeşi"ni temsil ediyor. son saniyelerde gitarla çalınan doğu melodisi ile org altyapısının iç içe geçmesinin ise, iki kişinin kaynaşmasını simgelediği anlaşılıyor. Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun "Hilal ve Haç" adlı romanında bu iki karakterin yer aldığı ve sonradan (yanlış hatırlamıyorsam aşk ilişkisine dönüşen) bir dostluk kurdukları kısa bir bölüm yer alıyordu. Barış Manço'nun bu romandan etkilenmiş olması kuvvetle muhtemeldir; iyi ki de etkilenmiş ve böyle harika bir eser meydana getirmiş! İnsan "acaba 1002. Gece Masalları müzikalinin diğer bölümleri nasıl ola ki?" diye düşünmekten kendini alamıyor; yine de eğer Barış Manço diğer bölümleri yazmış ise, bunların da farklı isimler altında bir şekilde piyasaya çıkan albümlerde yer aldıklarını düşünüyorum... (örneğin, çok üç bir örnek olacak ama, Mega Manço albümündeki "Ayı"nın synthesiser'la çalınan sololarındaki melodi bence bu tarza hiç uzak değil!)

Albümde çalan ve adı son kez albüm kapağının önünde açıkça belirtilen (ki kaset baskısında ve 90'larda Özer plak tarafından yeni basımında dahi vardır!) Kurtalan Ekspres'in kadrosu da, hatırladığım kadarıyla basta Ahmet Güvenç, vurmalı sazlarda Celal Güven ve Caner Bora, Klavyede Kılıç Danışman, gitarda Bahadır Akkuzu ve flütte Serdar Ertürk şeklinde, tabi ki Barış Manço'nun (herhangi bir albüm kaydında son kez olmak üzere) çeşitli synthesiser'larda ve gitarlarda katılımıyla...

Bu albümden ve bir önceki albümden devşirilen bazı şarkılarla 1989 yılında yayınlanan Hal Hal CD'sinden ve bu CD'den 9 parça ile CD'ye alınmayan Şehrazat'ı (düdük gibi editlenmiş bir formatta :p) içeren gudubet "Nostalji" kasedinden yukarıda da bahsetmiştim. şarkı listelerini vererek bu 2 "albümsü"yü de kısaca tanıtayım ve 24 Ayar Manço'ya geçelim.
Hal Hal CD'sinde her iki albümün bonus track'li kaset baskılarında bulunan parçalardan "2025", "Hamburger", "Şehrazat", "Sözüm Meclisten DIşarı", "Ce Sera La Temps", "Nenni Bebek" ve "Selahaddin Eyyubi" dışındaki tüm parçalar yer alıyor. (Yani tüm enstrümantal ve yabancı dilde parçalar, bir de türkü düzenlemesi feda edilmiş ;) ) Sıralama ise şu şekilde: Hal Hal / Dönence / Alla Beni Pulla Beni / Ademoğlu Kızgın Fırın... / Ali Yazar Veli Bozar / Bahçede Hanımeli / Gülpembe / Halil İbrahim Sofrası / Geçti Dost Kervanı / Kazma / Bal Sultan / Aman Yavaş Aheste / Kol Düğmeleri / Eski Bir Fincan / Çıt Çıt Çedene / Arkadaşım Eşşek. "Sözüm Meclisten Dışarı" şarkılarının hem LP hem de kaset formatlarına göre karışık şekilde yerleştirilmesine rağmen "Estağfurullah..." şarkılarının çıkarılan bir bonus ve bir enstrümantal dışında aynı sıralamayla yerleştirilmesi ilginç! Başka bir ilginçlik de kapağında "Bir Bahar Akşamı" 45'liğinin ön kapağındaki fotoğrafın kullanılmış olması...
Bu CD'ye her iki özgün albümün piyasadan kaybolduğu ve CD fiyatlarının "harçlık" bütçemle henüz ulaşamadığım bir seviyede olduğu '89 - '90 yıllarında, Nostalji kasedini almış olarak ve diğer parçaları ölesiye merak ederek (Gülpembe'yi tabi ki biliyordum, ancak istediğim zaman dinlemek istiyordum!) "ciğerci kapısında bekleyen aç kedi" misali baktığımı belirtmem gerekiyor ;)
Nostalji kasedinde ise Sözüm Meclisten Dışarı'dan adı kaset kapağında "Adem Oğlu, Hava Kızı" olarak yazılan "Ademoğlu Kızgın Fırın...", "Ali Yazar Veli Bozar", "Hal Hal", "Şehrazat" ve "Dönence"; "Estağfurullah..."tan ise "Kazma", "Bal Sultan", "Kol Düğmeleri" adı kaset kapağında Kırık Bir Fincan olarak yazılan "Eski Bir Fincan" ve kasedin son parçası olarak "Aman Yavaş Aheste" yer alıyordu (ilk ve son parçalar dışındaki sıralamayı hatırlamıyorum). Bu şarkılardan bazıları, en fecisi Şehrazat olmak üzere, altından / üstünden bir takım makaslamalara maruz kalmış; Aman Yavaş Aheste'nin sonuna ise ilginç bir şekilde son 25-30 saniyelik kısmın tersten çalınmış hali eklenmişti!!! Tuhaflıklara, Barış Manço'nun "metal" işareti yapan bir pozunun yer aldığı kapak fotoğrafını da ekleyebiliriz! Kasedin kaydı da pek iyi değil, bu nedenle tamamen "koleksiyon" dışında hiçbir değer taşımıyor. Barış Manço fanatiklerine bile tavsiye edilmez... Neyse ki kasedin yayıncısı Özer Plak bir-iki yıl sonra önce Estağfurullah'ı, sonra Sözüm Meclisten Dışarı'yı kaset formatında yeniden yayınlayarak bu rezaletin etkisini az da olsa ortadan kaldırdı ;) Daha ilginci, Özer Plak'ın yeni baskılarından sonra Türküola tarafından albümlerin CD baskılarının yapılması, o günlerde bir yerlerden bu albümlerin yayın haklarının bir şekilde Özer Plakçılığa geçtiğini, dolayısıyla albümlerin ilk yayıncısı Türküola'nın yaptığı CD baskılarının "korsan" niteliğinde olduğunu da duymuştum (doğruluk derecesini bilmiyorum, zira hem Özer'in kaset baskıları, hem de Türküola'nın CD'leri bugüne değin piyasadadır!). Arka arkaya çıkan bu baskılar beni "kedi gibi yalanarak" baktığım Hal Hal CD'sini almaktan kurtardı, ancak Ankarada'yken sevgili dostum Murat Meriç'e* vermiş olduğum CD'leri okulu bitirdiğim ve İstanbul'a kaçtığım 2001 tarihi itibariyle geri alamamış olduğumdan (hala da ondadır!), İstanbul'da bi yerlerde nispeten ucuza bulduğum Hal Hal CD'sini, en azından CD'lerimi geri alana kadar şarkıların bir kısmını olsun dijital formatta dinleyebilmek için, yine de aldım :p (böylece ahkam kesme hakkım da doğmuş oldu ;) ) Yeri gelmişken, "Hal Hal CD'sindeki şarkılar bana yeter" derseniz bunu almanızda bir sakınca yoktur derim, ama bazı parçalarda (tekrar, farketmeyenlerin dinleme keyfini kaçırmamak için yerini söylemiyorum ;) ) sinir bozucu birtakım dijital hışırtılar olduğundan, paraya kıyıp özgün albümlerin CD baskılarını tercih etmenizi öneririm...
(Murat Meriç notu: bu şahıs kim diye soran olursa, özellikle internet ortamında Türk pop müziği konusunda ahkam kesen kişilerden en yetkin olanlarından biridir derim. Ufak bir google araması ile olsun adını görmediyseniz, kısa süre önce yayınlanan Sezen Aksu CD serisinde -bende yalnızca Allahaısmarladık var- kitapçıklardaki tarihçe yazılarındaki imzaya bakın...)

'90'lı yılların başında Özer Plak tarafından yayınlanan yeni baskı Estağfurullah Ne Haddimize kasedinin kapağı ise şöyle bir şey (her nedense buradaki fotoğrafı çok severim) :


Kurtalan'ın bu ikinci ve (Barış Manço'nun her dönem fanatiklerinin affına sığınarak söylüyorum) son güzel dönemini kapatan albüm, bendenize göre, her ne kadar kapağında veya bir yerlerinde Kurtalan adı belirtilmemiş olsa da; 24 Ayar Manço albümüdür.

1985: 24 Ayar Manço (albüm)



Kaset ve CD baskılarında albüm adındaki "Manço" düşürülerek yalnızca "24 Ayar" adıyla gözüken bu albüm; aynı zamanda plak formatında yaygın olarak basılan son albümü (sonraki iki albüm "Değmesin... Yağlı Boya!" ile "Ful Aksesuar..." albümleri de plak olarak yayınlanmış olmalarına rağmen yaygın olarak basılmamış, ağırlıklı olarak kaset, CD'nin ülkemizde yaygınlaşmasından sonra da CD formatında dağıtılmıştır) ve adı artık Emre Plak olarak değişen ilk "twist" plaklarının firması Grafson'dan (uzun bir aradan sonra) çıkardığı ilk albüm olarak, enteresan bir geçiş dönemi albümü niteliğindedir... (Emre Plak etiketli bazı eski kaset/plakların üzerinde "Emre-Grafson" ibaresi görülebilir) Tabi asıl geçiş; klavyelerin ve düzenlemelerin Manço'dan başka birine teslim edilerek synthesiser ve elektronik ritm ağırlıklı bir tarza geçilmesidir; Kurtalan Ekspres bu albümde klavyeci/aranjör Jean Jacques Falais'e eşlik eder görünümde; (gitarist Bahadır Akkuzu'nun eksikliği cabası) adeta ikinci planda kalmıştır. Bu durum sonraki albümlerde gitgide yoğunlaşarak Kurtalan'ın ortadan kaybolmasına kadar gidecekti!

Sound'undaki bütün olumsuzluklara rağmen albüm, dünya popüler müzik piyasasını artık iyice eline almış olan punk ve new akımlarının ve ülkemizde altın çağını yaşayan arabesk ve "taverna" etiketli müzik tarzlarının etkisinden bir şekilde oldukça uzakta kalan, '70'lerin altın çağını yansıtan usta besteleri sayesinde bizim gibi Manço'nun "iyi" dönemlerinin fanatikleri tarafından çoğunlukla "son iyi Manço albümü" olarak nitelendirilmektedir. ("çoğunlukla" yazmamın nedeni, bizim gibi "pürist"lerin arasında bile fikirlerin zaman zaman farklılık göstermesi ve son iyi albümün bakış açısına göre bu, "Sözüm Meclisten Dışarı" ve "Estağfurullah..." arasında değişebilmesidir... bu kulunuz görüldüğü gibi tercihini bu enteresan albümden yana kullanmaktadır ;) )

a yüzü:
1- Söyle Zalim Sultan
2- Bu Gün Bayram
3- Mahkum
4- Dört Kapı
5- La Casa Della Mamma Tulipano
kaset ve CD'de ekstra parça:
6- Old Paulin (adı kaset ve CD kapağında "Old Pavlin" olarak yazılan parça, Baris Manço (Nick the Chopper) albümündeki kaydın aynısı... nasıl olup da buraya girebildiği ise meçhulüm ;) )

b yüzü:
1- Gibi Gibi
2- Lahburger:
a) Evvel Zaman İçinde
b) Hamburger c) Lahmacun
d) Kıssadan Hisse: Lahburger Bebek
3- Abbas Yolcu
(kaset ve CD'de) 4- Dut Ağacı
plakta 4, kaset ve CD'de 5- You And I

Almanya baskısı kasette ekstra parça:
(sıralamasının nerede olduğundan tamamen habersizim ;) ):
- Dön Desem Döner misin Bana (a yüzündeki "La Casa Della Mamma Tulipano" adlı İtalyanca şarkının Türkçe sözlü versiyonu)

Tüm şarkılarda ne punk/new wave, ne de arabesk/fantazi gibi garabetlerden zerrece etkilenmemiş olan Barış Manço'nun mükemmel besteciliği ve melodilerine bir kez daha saygılarımı sunarak, albümü parça bazında inceleyelim:
Albümü açan "Söyle Zalim Sultan", bestesi CD kapağında Murat Uysalefe adında, Barış Manço'nun başka bir işinde adından söz edilmeyen İzmirli bir müzisyene atfedilen (plak şu anda yanımda olmadığı için oradaki bilgiyi hatırlamıyorum... sanırım doğruydu) standart bir pop/rock şarkısı. Bu parça kısa zamanda Manço'nun klasikleri arasında yer alacaktı. Gerçi ardından gelen "Bugün Bayram" da kısa süre içinde (İbo'nun* "Benim Balonlarım Vardı" adlı parçasıyla birlikte!) radyo ve televizyonların bayram klasikleri arasına girecekti! Tüm basitliğine rağmen bu parça, gerek çocukluğumda bir şekilde sevmiş olmamdan, gerekse Falaise'nin klavyelerdeki ustalığından, melodisi ve düzenlemesiyle halen severek dinlediğim bir parçadır. 3. sıradaki "Mahkum", artık Manço'nun "alameti farikası" haline gelen "mesaj veren sözler"i ve gitar kullanılmamasına rağmen heavy rock'a yakın sound'u ile albüm içinde adeta akarak gider. Nakarat melodisinin parçanın sonunda synthesiser ile gürültülü olarak tekrarlanması da ayrı bir hava katar. Takip eden "Dört Kapı", bir önceki albümde yer alan "Geçti Dost Kervanı"ya benzer melodisi ve düzenlemesi ve yine "mesajlı" sözleri ile albüme çeşit katarken, plakta a yüzünü bağlayan İtalyanca parça "La Casa..." yumuşak girişi, romantik melodisi ve hızlı-yavaş arasında değişken temposu ile bu çeşitliliğe gayet ölçülü şekilde katkıda bulunur. (burada parçanın İtalyanca versiyonunu, 1 dakikalık kısa bir bölümünü dinleme şansı bulduğum Türkçe versiyonuna tercih ettiğimi belirteyim. her nedense Türkçe sözlü hali, melodi ve altyapıda hiçbir farklılık olmamasına rağmen, bana daha yavan geliyor) Kaset ve CD'ye bonus olarak dahil edilen '76 albümünün parçası "Old Paulin" ise tuhaf bir şekilde albüm havasına uyum sağlar; öyle ki (düzenlemesindeki belirgin değişikliğe, hatta albümde başka yerde olmayan kızlar korosuna rağmen) Nick the Chopper albümünü dinleyene kadar bu parçayı hep bu albümün orijinal sıralamasından sanmışımdır! Albümde başka yerde gitar olmayışı bile dikkatimi çekmemişti. Aslında bunu, albümün "Altın çağ '80'ler" havasını ne kadar iyi yansıttığına dair bir işaret olarak kabul etmek lazım...
İkinci yüz "Gibi Gibi" adlı sıkı bir girişle başlıyor, Mançoloji albümüne de alınan bu parça, yine Söyle Zalim Sultan ve Bugün Bayram gibi kısa zamanda klasikler arasına girmişti. Flüt girişi ve aynı melodinin gitar-klavsen arası bir synth sesi ile çalınışı parçaya progressive rock havası verirken, "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa"dan başlayan Manço geleneğinin devamı olarak atasözlerinden ve deyimlerden devşirilmiş sözleri, "40 yılda bir gelen" Barış abinin antolojisinde "köşetaşları" arasına girmesini sağlamıştır. Hemen ardından ise 2023'teki "Baykoca Destanı" ile başlayan ve Yeni Bir Gün albümünün finalinde yer alan şarkı grubu (Kısa Bir Günün Öyküsü) ile devam eden "epik" eserlerin sonuncusu gelir. Bu kez albüm kapağında tek şarkı olarak, 4 farklı bölüme ayrılmış olarak belirtilmiştir. "Destansı" parçanın ana fikri, o günlerde ülkemizde sık sık tartışılmakta olan "doğu - batı kültürleri" çatışmasını, bu kültürleri simgeleyen iki yemeğin karşılaştırılması şeklindedir. Masalsı giriş bölümü "Evvel Zaman İçinde" de ise daha derin bir sembolizm ile, bu iki yemek de birer savaşçı olarak betimlenmiştir! Tabi ki romantik melodinin bitiminde davul atağıyla giren ve çok sesli vokallerin "Hamburgeeer!" diye bağırışıyla hızlı bir tempoya geçiş yapan ikinci/üçüncü bölümlerde bu savaşçıların aslında birer yiyecek olduklarını anlarız ;) İkinci ve üçüncüyü entegre olarak yazmamın nedeni, bu iki bölümün iç içe geçmiş olması. Hamburger'e övgü niteliğindeki batı tarzı ritmik bölümün ardından, 4/4'lük klasik dans ritmini vuran doğu tınılı bir melodiyle bu kez Lahmacun'un faziletleri sayılmakta, ardından her iki parçadan kısa kısa melodiler (ve yiyeceklerin farklı nitelikleri) sırasıyla gelip giderek, giriş bölümündeki romantik melodiyle hikayeyi bağlayan final bölümüne geçilmektedir. Bu bölümdeki sözler aynı zamanda hikayenin ana fikrini özetleyerek, kültür çatışmalarının sonunda ortaya ne çıkacağını anlatmaktadır: bir "Lahburger bebek"! Tempoyu düşürmeden devam eden Abbas Yolcu ile "mesajlı" şarkı sözlerine devam edilir! Bu parçanın ani bitişi benim için adeta bir dönemin görkemli finali gibidir; orijinal plakta yer almayan ve son derece yumuşak bir fon müziği üzerine Barış Manço'nun okuduğu bir hikayeden oluşan "Dut Ağacı" ile romantik melodili "You and I" benim gözümde çok etkili parçalar değil. Dut Ağacı'nın albüm ile bi
 
Özür dileyerek mesaja buradan devam ediyorum. anladığım kadarıyla bir önceki mesajım bir tür karakter limitine takıldı ;)
***************************
Dut Ağacı'nın albüm ile birlikte hediye olarak verilen bir 45'likte yayınlandığını duymuştum; ancak bunu herhangi bir kaynaktan doğrulayamadım, 45'liği gören herhangi bir kişiyle de henüz karşılaşmadım. Ancak parçanın gerek melodik yapısı ile düzenlemesi, gerekse kaset ve CD kapağında Jean Jacques Falaise'ye atfedilen bestesi, albümün prodüksiyonu sırasında kaydedilmiş olduğuna şüphe bırakmaz. (Böyle bir 45'lik var ise arka yüzünde ne olduğu da benim için ayrı bir merak konusu; ayrıca önceki mesajlarımdan birinde bahsettiğim, Hürriyet gazetesinde yayınlanan Barış Manço röportajında, Manço'nun diskografisinde bahsedilen "Barış Manço 1963 ile 1985 yılları arasında 33 adet 45'lik yaptı, ancak bugün bunların hiçbiri piyasada bulunmuyor" ifadesindeki "1985" tarihine takılmış durumdayım; Manço'nun bilinen son 45'liği "Hal Hal"ın 1981 yılında yayınlandığı düşünüldüğünde, eğer baskı hatası değilse bu ifade böyle bir 45'liğin varlığına delalet ediyor gibi...)
Albümü (hem plak hem de kaset/CD baskılarında) bağlayan "You and I" gayet ustalıklı çalınan klavyeleri ile hoş melodili romantik bir parça. Özellikle arp sesli synth ile yapılan ritmik ve yaylılar synth'inden oluşan melodik altyapısı ile ara sıra dolgu olarak kullanılan obua parçaya ayrı bir hava katıyor. Ve bu parça ile Kurtalan Ekspres'in aktif dönemi kapanarak yerini Garo Mafyan'ın düzenlemeleri ve klavyeleri ile baskın olduğu, zaman içinde de adeta Manço ile tek başına çalıştığı, Barış Manço'nun müzikal kariyerinin son dönemi başlıyor...
Bu döneme geçmeden önce albümde çalan Kurtalan elemanlarından bahsedeyim. Yukarıda da belirttiğim gibi albümün hiçbir basımının hiç bir yerinde Kurtalan Ekspres ifadesi yer almıyor, bunun bir nedeni de aslında Kurtalan elemanı olmayan aranjör/klavyeci Jean Jacques Falaise'nin varlığı olabilir... Klavyeci Kılç Danışman'ın yerini de alan Falaise'nin yanı sıra albümde çalanlar bir önceki albümle aşağı yukarı aynı, bu albümde saz da kendisine atfedilmiş olan basçı Ahmet Güvenç, vurmalı sazlardan akustik davulda Caner Bora ile elektronik davullarda Celal Güven ve flüt ve saksofonda Serdar Ertürk. Gitarist Bahadır Akkuzu'nun eksikliğinden yukarıda bahsetmiştim; bir sonraki albümle birlikte temelli olarak dönüş yaptığına göre (ki Kurtalan'ın kaybolduğu sonraki albümlerin neredeyse hepsinde çalan tek elemandır ve Manço ölene kadar -öldükten sonra da- ekipte kalmıştır) bu aralıkta Akkuzu'nun askere gittiğini sanıyorum ;) nitekim http://progressive.homestead.com/MANCO.html adresindeki albüm diskografisinde Değmesin Yağlı Boya albümünün altına yazılı not da bunu doğruluyor!

24 Ayar Manço'dan 2 yıl sonra yayınlanan Değmesin... Yağlı Boya! albümü ile Manço, anlaşılan diğer işlere yoğunlaşmak için, enstrümanları bıraktığı gibi düzenlemelerden de kademeli olarak çekiliyor, bu işleri pop müzik aleminde yakından tanınan bir aranjör/klavyeciye bırakıyordu: Garo Mafyan. Kurtalan Ekspres'in yalnızca konserlerde ortaya çıkarak adeta "görünmez" olduğu ve Mafyan'ın Barış Manço'nun müzikal stilini neredeyse tek başına yönlendirdiği bu dönemi bir sonraki mesajıma bırakıyorum.

["İbo" notu: yaşı yetmeyenler bilmedikleri için şaşırabilir; bu kişinin bazen İbo diye anılan İbrahim Tatlıses'le ilgisi yok.'70'li yıllarda popüler müziğin batı tarzlı disko ve pop olduğu zamanlarda söylediği "Benim Balonlarım Vardı" adlı bayram temalı şarkısıyla meşhur olan, başkaca da bir şarkısı kamu nezdinde bilinmeyen, hafif şişmen ve gözlüklü şarkıcı. Yanlış hatırlamıyorsam Hurşit Yenigün'ün birkaç yıl önce toparladığı ve Melike Demirağ, İskender Doğan gibi dönemin diğer "sönmüş" pop yıldızlarını dahil ettiği Eski Dostlar projesinde de yer almıştı...]
 
Enbüyük hayallerimden biri şudur.Eğer çok zengin olursam bir gün, Barış Mançonun bütün şarkılarının yayın hakkını alıp, bütün eserlerini orjinal formatta plak ve cd olarak box set ler halinde yayınlamak.Plak kapaklarından, parça sıralamasına kadar her şeyiyle orjinal bir Barış Manço discography si yayınlamak gerçekten bizlerin iştahını kabartan birşey.

Bilek tekrar teşekkür ederim kendi adıma.Ama bana göre Barış Mançonun 24 Ayardan sonra gelen albümleri de başarılıdır.

Unutamadım

Hatırlasana (ilk dönem parçalarından birinin yeni düzenlemesidir)

Sahilde

Rüya

Beyhude Geçti Yıllar

Nerede

gibi bir çok parçasıda çok kalitelidir.Tabiki ilk dönem Manço tarzı yoktur ama Mançoyu farklı bir boyuta çeken bir dönemdir ve kesinlikle saçma sapan pop albümleri değildir. Mega Manço dahil.

Zaten 24 Ayar dan sonraki albümleri dinledikçe aklıma hep 7 den 77 ye gelirki, bu bile benim 24 Ayar sonrasına tutkuyla bağlanmamın sebebidir.

Sevgiler saygılar.Yeni yazıyı sabırsızlıkla bekliyorum.
 
Allbyrock, müzik zevkine ve buradaki ortak paydamız olan Manço hayranlığına büyük saygı ile belirtmek isterim:
24 Ayar ile bir sonraki albümü Değmesin Yağlı Boya benim ve benim gibi düşünen pek çok Manço fanatiği nazarında Barış Manço'nun "iyi" ve "kötü" dönemlerini ayıran geçiş dönemi albümleridir... Yukarıda da belirttiğim gibi 24 Ayar bu çizginin iyi tarafında yer alır, Yağlı Boya ise (yazımın geri kalanında da belirttiğim bir-iki parlak nokta haricinde) büyük ölçüde Garo Mafyan'ın ağırlığından kaynaklanarak resmen "kötü" taraftadır. Burada bir noktayı daha belirtmem gerekiyor: Barış Manço'nun ölüsü bile "saçma sapan pop albümleri" olarak nitelenebilecek güruhu cebinden 5 kez çıkarır! Nitekim Barış'ın gerçek anlamda ölüsü senin de "bile "tanımlamasıyla ifade ettiğin "Mega Manço" albümü, aynı yıllarda yayınlanan tüm pop müzik albümlerine havada karada nal toplatır! (bunun istisnaları o yıllarda yayınlanan Erkin Koray, Cem Karaca ve MFÖ albümleridir. Bu kişilerin '90'lı yıllar albümleri de yine eski tatlarından çok uzak, ancak piyasayı saran rezilliğin bir o kadar ötesinde albümler!) Ancak burada ölçü aldığım kıstas piyasa değil, Manço'nun (ve yukarıda adı geçen bilumum ahpap/yaren/yoldaşının) kendi koyduğu standartlar! Şu an hoparlörlerimden yükselen 2025 Üçüncü Yolculuk gibi bir parçayı, hem de '80'li yıllar gibi rezilliğin danişkası bir zamanda kotarabilmiş bir şahıs ve grubunun "bütün mahalle ayı" gibi akla zarar şarkı sözlerine ve bir o kadar kalitesiz düzenlemelere imza atabilmesini aklım almıyor. Soundu da bir o kadar sentetik ve ruhsuz. Öyle ki, yazımın geri kalanında Değmesin Yağlı Boya albümünü güçbela tanıtmayı başarmış olmama rağmen, gençliğimde en az 100 kere dinlemiş olduğum Sahibinden İhtiyaçtan albümünde tıkandım!
Bahsettiğin parçaları yazımı tamamlamayı başarırsan tek tek irdeleyeceğim zaten. Ancak şu kadarını belirteyim, senin de belirttiğin gibi eski bir parçanın (Les Mistigris döneminden Une Fille) türkçe sözlü yeni düzenlemesi olan Hatırlasana ve yine o dönemden kalan daha önce yayınlanmamış bir beste olan Beyhude Geçti Yıllar dışında saydığın parçaların hiçbiri barış'ın '60'lar ve '70'lerdeki altın döneminin parçalarıyla aşık atamaz! Bunlara bir de ben bir ek yapayım: Hatırlasana'nın hemen ardından gelen ve yine eski bir parçanın (Baris Mancho albümünden Ride on Miranda) yeni Türkçe düzenlemesi olan Hayır...

7'den 77'ye mevzuuna gelecek olursak: programı ilk yayınlandığı zamanlarda zevkle seyretmiş olmama rağmen bir gerçek var ki, Barış'ın müzikal yaşamını bitiren bu olmuştur. Nitekim bu durum yukarıda linkini verdiğim Münir Tireli'nin kapsamlı Manço biyografisinde de belirtiliyor, TV çalışmalarına kanalize olan Barış, Kurtalan'ı da stüdyodan elimine ederk dizginleri tamamen Garo Mafyan'ın eline verdi... Bu durumu da inşaallah yazımın bir sonraki ve son bölümünde irdeleyeceğim :)
Yediden yetmişyediye'nin asıl iyiliği birçok eski manço parçasına program vesilesiyle klip çekilmesi ve bunların bizim gibi yeni nesle tanıtılması olmuştu! Yoksa Anlıyorsun değil mi, Gülpembe, Dönence gibi şaheserlerden nasıl haberdar olacaktık?!?!?

Tekrar hatırlatayım: Manço'nun "kötü" albümleri kendisiyle kıyaslandığında kötüdür! Dönemine göre piyasadayı dolduran (bir avuç kaliteli iş hariç) zırva ötesi süprüntülerle ise kıyas dahi kabul etmez! Ne yapalım, çıtayı yükselten Barış ağabeyimizin kendisi :)
 
Çok haklısın bilek söylediklerinde.Dediğin gibi müzikalite giderek düşmüştür.Bunun sebebi de garo mafyandır.Zaten hep 24 ayar öncesi albümleri şarkı atlamadan dinlerken 24 ayardan sonrakilerde şarkı seçerek dinliyorum.Rahmetli keşke gurup müziğini bırakmasaydı.Ve kurtalan da en parlak dönemindeki kadroyla yola devam etseydi.Yeni yazını merakla bekliyorum.Bu yazdıklarını www.barismancomix.com da da yayınlaman lazım.Sevgiler saygılar.
 
Selam

Ben Hollandada yasiyorum ve anadolu rock muzigi adi altinda 60 li ve 70 li yillarda bir hazine oldugunu yeni yeni kesfettim. Sarkilardaki buyu ve guzelik bana cok guzel bir heyecan veriyor. Cem Karaca, Erkin Koray, Mogollar, Uc hurel, Baris Manco ilk arastirmak istedigim buyuk sanatcilar ve topluluklar.

Yazilarini okudum bilek. Bizi bilgilendirdigin icin tesekkurler. Senden bi isteyim olacak. Cem Karaca hakkinda yazi yazabilirmisin?
 
Cem Karaca beni aşar aslında, ama vakit buldukça internetten topladığım bilgileri de kullanarak, Almanya dönemine pek girmeden Barış'ın albümlerini tanıttığım gibi Cem'inkileri de elden geçirebilirim.
Bu konuda söz veremem, çünkü Barış yazılarını işten ayrıldığım bir dönemde kotarmıştım :) iki haftadır yeni bir işe girdiğimden yazıyla uğraşmaya vaktim olmuyor, malum Barış yazısının son bölümüyle bile ilgilenemiyorum. Ancak burada en azından internet bağlantım eve göre daha sürekli, dolayısıyla yavaş yavaş malzeme toplarım sanırım :) hem bu vesileyle yıllardır dinlemediğim Cem Karaca albümlerimi de dinlemiş olurum... Tabi bunun için ilgili başlığa bakman gerekecek!
 
Üst