Toplu Taşıma Araçlarında Başkalarının Haklarına Saygı Lütfen!

Son günlerde sıkça karşılaştığım. Hatta bacaklarımı sıkıştırmadan mütevellit tecavüz boyutlarına gelen bir sorunu sizlerle paylaşmak istedim.
Toplu taşıma araçlarında, evdeki koltuklarında oturur gibi seyahat etmeyi alışkanlık haline getirmiş olan kişiler yüzünden, bir çok insanın da sırf saygılarından dolayı ayakta kaldıklarına her gün şahit olmaktayım. Hızla ilerleyen bir ülke olma yolundayız...Evet! Saygısız, duyarsız bir toplum olma yolunda hızla ilerlemekteyiz. Hele o gidilecek 1 durak için (Ayrılıkçeşme-Kadıköy) insanların inmesine izin vermeden hurra hücum edenlere ne demeli...
 

Dosyalar

  • Fotoğraf-0021qa.webp
    Fotoğraf-0021qa.webp
    9.3 KB · Gösterim: 477
Son düzenleme:
Antalya bu konuda başı çeker. Otobüs ve minibüsler tam bir sosyalleşme merkezi. Uzun zamandır görüşmeyen ahbaplar, 1 saat kesintisiz telefonla konuşanlar, sohbet muhabbet, sevgilisiyle telefonda kavga eden ablalar, aynı zamanda yok boyu kulaklıkla telefon görüşmesi bitmeyen şoförler, buranın sıcaklarında suyu sadece içecek olarak bildiklerinden duş yapmayı akıl edemeyen komutanın dediği gibi " teke gibi gokıyisiniz" formunda gençler vs...
 
Antalya bu konuda başı çeker. Otobüs ve minibüsler tam bir sosyalleşme merkezi. Uzun zamandır görüşmeyen ahbaplar, 1 saat kesintisiz telefonla konuşanlar, sohbet muhabbet, sevgilisiyle telefonda kavga eden ablalar, aynı zamanda yok boyu kulaklıkla telefon görüşmesi bitmeyen şoförler, buranın sıcaklarında suyu sadece içecek olarak bildiklerinden duş yapmayı akıl edemeyen komutanın dediği gibi " teke gibi gokıyisiniz" formunda gençler vs...


Yazın Kl-08 bize haram
 
arkadaşlar bu 2 milyon Suriye 'li hepsi İstanbul yerleşmiş olmalı.
Nerdeyse bütün otobüslerde metrobüste bir grup arapça konuşup bağıra çağıra yüksek sesle konuşuyorlar kahkaka atıyorlar.
Hem birşey anlamıyoruz, kuru gürültü gibi geliyor.
İran 'lıda var epey genelde Suriye 'li.
 
arkadaşlar bu 2 milyon Suriye 'li hepsi İstanbul yerleşmiş olmalı.
Nerdeyse bütün otobüslerde metrobüste bir grup arapça konuşup bağıra çağıra yüksek sesle konuşuyorlar kahkaka atıyorlar.
Hem birşey anlamıyoruz, kuru gürültü gibi geliyor.
İran 'lıda var epey genelde Suriye 'li.
Yabancılar meselesi ayrı bir başlık konusu... Benim şikayetim yurdum insanından. Bağıra çağıra konuşmak, kahkaha atmak sadece bu milletlere özgü bir durum değil. Lütfen konu değişmesin.
 
Son düzenleme:
Bağıra çağıra konuşanlar genelde maçtan çıkan taraftar grupları oluyor, bizden hiç yüksek sesle konuşan yok.
bu çok belirgin yabancılara ait durum.
Meseleyi oturma şekli mevzusu şeklinde açmışsın, heralde devamlı oturma ihtiyacından olsa gerek. Hep bir rahatsızlık durumu oluşuyor olmalı.
 
Olay sadece erkeklere has bi davranış değil öncelikle bunu belirtmek gerek, mevzu tamamen insanların genel görgü kurallarıyla alakalı bi durum.
Bi çok kez içerisi alev alev yanan bi otobüs (klimalar hiç çalışmaz) ve (herzaman ki klasik) tıkalı trafik içerisinde yoğun ve bayıltıcı derecede parfüm - deodorant hatta hacıyağı kokusu :vomit:, cam tarafındaki yan koltuğuna çantasını koyup, koridor tarafına kasıtlı olarak kendisi oturan genç bayanlar oldukça fazla. Çantasını oradan almasını ve oturmak istediğini söylesen bu seferde işin boyutu '' bu adam beni rahatsız etti '' ye kadar uzuyor, (aynı olay kusura bakmayın ama eşşek arısı kadar çocuğa kaçak yolculuk yaptıran hanımlar içinde geçerli) .
Koca bi nesil cam kenarında uyuma bahanesiyle yaşlılara yer vermeyen gençleri seyretti, şimdi ise benzer gençlerin birbirine bile saygısı kalmadı. Hele sevgili olarak toplu taşımaya binen veya kafası hafiften kıyak muhabbet döndüren ve edep sınırlarını zorlayanların lafını bile açmamak gerek heralde. Birde elinde büyük çantası, taşıması gereken yükü olanlar için vs. koltuk altlarında mini bagaj (veya yoğun olan toplu taşımaya alınmamak) gibi bişeyler düşünülmeli artık, kalabalık ortamlarda gerçekten hem çevresindekiler, hem de taşıyıcısı için ciddi bi zulüme dönüşebiliyor (buna yine çocuklu bayanların '' bebek arabaları '' dahil.)

Arka kapıdan biri inerken binen baliciler, tinerciler. Aynı şekilde şöförün trafikteki diğer araçlara saygısı ve hem karşısındakini hem içerisindeki yolcuları en az risk ile taşımasını prensip edinmesi gerekiyor. Belkide kesilen her bedel için yolculara yolculuk boyunca sağlık sigortası teminatı verilmeli.

Farkındayım fazla uzattım. Kusura bakmayın.:banghead:
 
Yolcu inmeden gaza basan minibüs şoförlerini de unutmayın. hatırlarım, çantamın kolları tutacağa takıldı diye kapısının kenarından yola çıkarak koştuğumu. Ya da durmaya tenezzül etmeden yolcunun atlamasını bekleyen "şoförler". Ehliyet sınavı 3 senede bir tekrarlansın dedirtiyor insana. Allah ıslah etsin.
 
Yolcu inmeden gaza basan minibüs şoförlerini de unutmayın. hatırlarım, çantamın kolları tutacağa takıldı diye kapısının kenarından yola çıkarak koştuğumu. Ya da durmaya tenezzül etmeden yolcunun atlamasını bekleyen "şoförler". Ehliyet sınavı 3 senede bir tekrarlansın dedirtiyor insana. Allah ıslah etsin.
O şekilde hareket eden bi minibüs şöförü yüzünden 9-10 yaşımdayken annem gözlerim önünde beton kaldırıma düşüp bayılmasıyla, öldü zannetmemin şokunu bugün daha unutmam. Allah'tan ufak bi sarsıntı ve bayılma geçirmiş ve hastaneye çabuk yetiştirip film falan çektirdikte sağ salim kötü bişeye vesile olmadan sağlığına kavuştu. Minibüs'cü ise dönüp arkasına bakmayı bırak, kafamı kaldırdığımda istikameti dışında başka sokağa sapmıştı bile.
Minibüs iyice durmadan inmeyince, ''neden atlamıyorsun kardeş bekletiyorsun bizi'' bakışı atan insanlar ve şöförler de yok değil.
Sanki paraşüt eğitimi veren helikopterden iniyoruz.
 
Geri
Üst