Rock-metal Vokali Öğrenmek Ve Icra Etmek: Deneyim Ve Bilgilerimizi Paylaşalım

2016 yılında sorduğum dandik sorudan sonra tekrar geldim. :D O günden bu güne çok zaman geçmemiş bence, ve ben de bir eğitim almadım zaten. Ama fark ettiğim( Doğru olabileceğini düşündüğüm) bira takım şeyler var.

Öncelikle şarkı söylerken detone olmanın yanında insanları (En azından beni ve çevremdekileri) en çok rahatsız eden şeyler:

Telaffuz: Özellikle yabancı şarkılarda telaffuzunuz iyi değilse çok rahatsız edici olduğunu düşünüyorum.

Sesin kullanıldığı bölge: Şarkı söylerken bazen alışkanlıklarımızdan dolayı, bazen kendimizi kasmamızdan dolayı ses yanlış yerlerde titretebiliyoruz. Mesela sesin nazal bölgede çıkması en çok gördüğüm durumlardan. Sesin güçlü çıkmasını engellediği gibi dinleyiciyi de yorduğunu düşünüyorum. Ayrıca sesi elde ettiğiniz yerin sürekli ön bölge olması da sizi yoracak şeylerden.

Ağız açıklığı: Emre Yücelen izleyenler artık uykusunda sayıklıyordur bunu :D Şarkı söylerken ağzınızı açmak yerine sesi ağzınızda tutmak sesin hacimli olmasını engelleyeceği gibi, sözcükleri yanlış telaffuz etmenize neden olur.

Bunların yanında sizi engelleyen ve sesinize zarar veren şeyler de var:

Ses aralığınıza uygun olmayan şarkılar söylemek(SÖYLEMEYE ÇALIŞMAK): Özellikle rock müzik türüyle ilgilenen birçok kişinin yaptığı bir hata sanırım. 2016 yılında sorduğum soru da zaten bununla ilgiliydi. Üzgünüm ama herkes tenor doğamaz. Dinlediğimiz, etkilendiğimiz vokallerin büyük bir kısmı Tenor olduğu için (Veya eğitimli baritonlar olduğu için) Dinlediğiniz şarkıları orijinal tondan söylemeye çalışmayın, sadece sesinize zarar verirsiniz. Ancak henüz ben başaramasam da birçok kaynak ve hoca baritonların çok şanslı olduğunu basları düzgün çıkarabildikleri gibi bir tenor ayarında tizlere çıkabildiklerini söylüyor.

Yalancı ses teli (False chord) kullanımı: Birçok genç arkadaşımızın haberdar olmadığı veya ne olduğunu anlayamadığı organımız. Özellikle fry scream brutal tarzı vokallerde dinlediğiniz muazzam seslerin kaynağı bu oraganımızdır. Bu tarz vokallere yeni başlayanlar genellikle gırtlaklarını olabildiğince sıkıp, önce balgam atmaya :) , sonra can çekişmeye ve öksürmeye başlarlar. İnternette false cord kullanımı ile onlarca video ve tutorial olsa da, boğazıma verdiğim onca zarardan sonra, false cord kullanmayı öğrenmenin en iyi yolunun aslında sesli bir şekilde fısıldamak olduğunu düşünüyorum. Yani normalde boğazınızı acıtırken ne yapıyorsanız yapmaya devam edin. Sadece fısıldayın ve sesi arayın.

Anında yapılmak istenen distortion (Grunge dediğimiz) vokaller: Growl, fry gibi vokallerin yanında akranlarımın en çok yapmak istediği vokal türü distortion/rasp vokaller. Ben de birçoğumuzun yaptığı gibi bir anda dinlediğim şarkıcıları taklit etmeye çalıştım, bu sizi başarıya ulaştırabilir ama sesinize zarar vermesi muhtemel bir yöntemdir. Böyle çalışmak yerine önce clean vokallere çalışıp daha sonra yavaş yavaş distortion eklemek daha mantıklıdır. Ayrıca boğazınız ağrıdığı anda bırakmanız her yerde yazıldığı gibi tek mantıklı çözüm.

Tizlere çıkamama korkusu: Bu korku bir çoğumuzda mevcut, ve haliyle tiz parçalarda kendimizi psikolojik olarak yetersiz görmemizi ve o notaya çıkabilmek için daha çok kendimizi kasmamıza efor sarf etmemize neden oluyor. Bu da aslında aralığınızda olan tizleri söyleyememenize neden oluyor. Tizlere çıkarken rahat olun va ses tellerinizin x ekseninde( Yani kollarınızın olduğu eksende) birbirine yakın tutmaya çalışın. Tizlere kafa sesinizi düşük nefeste kullanarak çıkarsanız ne dediğimi iyi anlayacaksınız.

Her şeyin ötesinde sesinizin güzel olmasını sağlayan aralığı, rengi, tonu değil; kullanım şeklinizdir.

Temiz vokale önem verin. Sesinizi kullanmayı en iyi temiz vokallerle anlayacağınızı düşünüyorum.

@alpus 'un da dediği gibi iyi vokalistler iyi çalgıcıdır. Sesinizi iyi kullanmanız için illaki bir enstrüman öğrenmenize gerek yok ancak bir enstrümanı anlamanız kesinlikle gerekli. Ses aralığınız ne olursa olsun nağmeler sesinizin güzel duyulmasını sağlar. Kendinizi klarnet, belki sax, belki de bir zurna çalıyormuş gibi düşünün. En çok beğendiğiniz sanatçıların yaptığı nağmeler aslında bu enstrümanların ezgileridir.

İyi bir gözlemci olun. Kesinlikle çalışırken gırtlağınızın hangi pozisyonda olduğuna, ses tellerinizi nasıl kullandığınıza ve bunun gibi şeylere dikkat edin. Böylece kendinizi keşfedebilir, başka şarkıcıların ne yaptığını kolayca anlayabilirsiniz.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Elbette ki yanlışlarım vardır, bilenlerin düzeltmesini umuyorum. Eğer ilgi görürse aklıma gelen diğer şeyleri de yazarım.
Alpus'un da vurguladığı üzere, aslında vokal de herşeyden önce kas hafızası gerektiriyor. Bu da doğru şekilde egzersiz gerektiriyor. Her ne kadar doğru bilgi önemliyse de, aslında çalışmadan bunların tek başına bir faydası yok. Çalışmak ise, aynı gitarda olduğu üzere, şarkı çalışmaktan veya çalmaktan farklı. Sesin farklı boyutlarını geliştiren farklı egzersizler var. Bunlar önemli. Ben kendi hesabıma en çok Eli Prinzen'in kurslarından fayda gördüm. Ama iyi bir başlangıç için önce bir vokal koçu ile bir miktar birebir çalışmak lazım bence. Bu süreçte insanlar bazı şeyleri de daha sağlıklı olarak keşfediyor.
Benim öğrendiğim en önemli kavramlardan ikisi, "placement" ve "vocal weight".
Placement, sesi doğru yere "yerleştirmek" ile ilgili ve aslında "önde tınlamak" diye söylenen şeyi ifade ediyor. Bu nedenle sesin sürekli "ön bölgede elde edilmesi" meselesini pek anlamadım. Bildiğim bazı şeylere ters düşüyor. Bunu söyleyen bir vokal koçu varsa ben de bir bakmak isterim açıkçası ne söylediğine. Çünkü sesin geride ve gırtlakta takılıp kalması aslında kötü bir alışkanlıktır. İdeal olarak ses üretilirken yüzün ön tarafında "çınlaması" istenir. Acaba hiç diyafram desteği olmadan sadece ağzının içinden şarkı söylemenin kötü bir şey olduğu mu kastedilmiş ?
"Vocal weight" kavramı da bir diğer önemli mesele. Muhtemelen baritonların başına çok daha fazla dert oluyordur, ama tenor olmama karşın benim de sıkıntım vardı bu konuda. Sesin "fazladan ağırlığı" olması diye de tanımlanabilecek bu durum, tizlere çıkıldıkça bağırılmasına yol açıyor. Aslında kalın seslerdeki eforun daha tize çıkıldıkça kademeli olarak hafifletilmesini öngörüyor. Çünkü gerçekte tizde söylemek için çok daha az efor gerekiyor. "Tize çıkmak" ifadesi bile bu yüzden sorunlu, çünkü daha fazla efor çağrıştırıyor. Oysa tizlerde mesele güç değil, kontrol ve kesinlik (precision) istiyor. Bu nedenle temiz ama küçük bir sesle başlayıp bunu büyütmeyi denemek çok daha iyi bir fikir. İdeal olarak tiz seslere çıkmak için daha fazla efor sarfedilmemesi gerekiyor çünkü.
Ayrıca, yumuşak kafa sesleri ile şarkı söylemek pop-soul-r'n'b gibi ekollerde mümkün iken, rock ve türevlerinde anlamlı değil. İyi bir şarkıcının aralığının her yerinde dengeli bir şekilde ton üretebilmesi lazım. Bunun için de kuvvetli bir kafa sesi gerekiyor ve bu tını da daha çok "mixed" olarak isimlendiriliyor.
Son olarak, farklı tarzlarda şarkıcıları dinlemenin de önemli olduğunu söylemek lazım. Metal söyleyen arkadaşlarda bu anlamda eksiklik gözlemliyorum. Survivor'dan "Eye of the Tiger" mesela, son derece kazık bir şarkıdır. Daha da önemlisi, bu şarkıyı cover olarak icra eden bazı metal gruplarının adeta yırtına yırtına söylediğini görüyorum. Oysa orijinal kayıttaki vokalist (Dave Bickler) inanılmaz bir rahatlık ve kıvraklıkla söylüyor şarkıyı.
 
Eğer ses üretildiği ilk kaynağa döner de yani ses teli/vokal cord bölgesinde rezone ettirilirse ( geri dönerse ) gırtlak bölgesi bu duruma fazla dayanamaz yorulur. Onun için ön bölge (mask) rezone olmalı.

İkincisi tizlere çıkma, belki daha doğru bir ifadeyle yüksek perdelerde seyretme, seyretme çünkü mesele çıkmak değil orada seyir halinde kalmak. Bunu da zorlamadan yapmak.

Düzenli çalışma isteyen bir iş. Notlar yükseldikçe bağırma efekti biraz olur ama doğrusu insan kulağı 3.5-4 khz arasını daha kolay duyduğu için ilave bir ses seviyesi artışı var gibi olur, bir de coşup ittirince bağırma tuzağı kaçınılmaz. Ama yine de volüm seviyesini artırmamaya dikkat etmeli.

Diyafram etkili çalışınca ses nefes yardımıyla itilerek hele tiz notlarda varacağı yere varır, gırtlağı omzu boynu devreye sokmak herşeyi mahveder. Ayrıca diyafram çalıştıkça ses teli bölgesi de gevşiyor. Psikolojik faydası da stresi azaltacaktır.

Eye of the Tiger 4. oktavda geziyor, çok fena, C5'i vuruyor.
 
Son düzenleme:
Acaba hiç diyafram desteği olmadan sadece ağzının içinden şarkı söylemenin kötü bir şey olduğu mu kastedilmiş ?
Evet sanıyorum bu şekilde ifade etmeliydim. Sesin yüzün ön bölgesinde çınlaması değil de gırtlağın ön bölgesinde rezonans etmesinden bahsettim (Ki bu da büyük ihtimal yanlış bir tanım. Bu şekilde şarkı söyleyince havanın normalde olduğundan biraz önde geçtiğini ve sesin biraz daha önde çınladığını hissettiğim/sandığım için öyle dedim. Sanmıyorum ama umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir :D )

"Vocal weight" kavramı da bir diğer önemli mesele. Muhtemelen baritonların başına çok daha fazla dert oluyordur, ama tenor olmama karşın benim de sıkıntım vardı bu konuda. Sesin "fazladan ağırlığı" olması diye de tanımlanabilecek bu durum, tizlere çıkıldıkça bağırılmasına yol açıyor.
Ben de bu konudan muzdaribim. Hatta siz bu mesajı yazana kadar efor sarf etmeden tizlere çıkabileceğimi bilmiyordum (Bir bariton olarak). Hani bu olayı daha önce gözlemlediğim sanatçılar oldu ama hepsi tenordu, bu yüzden baritonların ses özellikleri gereği yapamadığını sanıyordum.

Bunun için de kuvvetli bir kafa sesi gerekiyor ve bu tını da daha çok "mixed" olarak isimlendiriliyor.
Beceremediğim, mantığını anlayamadığım bir konu da bu. Yardımcı olabilirseniz (Egzersiz tavsiyesi veya herhangi bir tavsiye) gerçekten çok sevinirim. :)

Ayrıca kafa seslerim de niyeyse hiç güzel gelmiyor. Tekniğim ile mi ilgili bir olay yoksa, ses özelliğimle mi ilgili olay?

Bu arada @alpus ve @barrios abilerim, ilgi gösterdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Şarkı söylemek yaklaşık bir dört yıldır ilgimi çekiyor ve çevremde bu konuyla ilgilenen neredeyse kimse yok. Bilen birilerinin yardımı her zaman gelişme sürecini hızlandırıyor.
 
Bir an evvel ders almak lazım iş ciddi ise. Şarkıcılık çok zor zanaat. Herkesde aynı işleyen egzersizler olduğunu düşünmeyin, herkesin ses izi farklı, psikolojisi farklı vesaire. Onun için mutlaka bir koç, hoca bulun. Şarkıcı olunacaksa yatırımı ona göre ayarlayın.
 
Bir an evvel ders almak lazım iş ciddi ise. Şarkıcılık çok zor zanaat. Herkesde aynı işleyen egzersizler olduğunu düşünmeyin, herkesin ses izi farklı, psikolojisi farklı vesaire. Onun için mutlaka bir koç, hoca bulun. Şarkıcı olunacaksa yatırımı ona göre ayarlayın.
Konya'da tanıdığınız var mı diye soracağım ama? Belki bir ihtimal.
 
Evet sanıyorum bu şekilde ifade etmeliydim. Sesin yüzün ön bölgesinde çınlaması değil de gırtlağın ön bölgesinde rezonans etmesinden bahsettim (Ki bu da büyük ihtimal yanlış bir tanım. Bu şekilde şarkı söyleyince havanın normalde olduğundan biraz önde geçtiğini ve sesin biraz daha önde çınladığını hissettiğim/sandığım için öyle dedim. Sanmıyorum ama umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir :D )



Ben de bu konudan muzdaribim. Hatta siz bu mesajı yazana kadar efor sarf etmeden tizlere çıkabileceğimi bilmiyordum (Bir bariton olarak). Hani bu olayı daha önce gözlemlediğim sanatçılar oldu ama hepsi tenordu, bu yüzden baritonların ses özellikleri gereği yapamadığını sanıyordum.


Beceremediğim, mantığını anlayamadığım bir konu da bu. Yardımcı olabilirseniz (Egzersiz tavsiyesi veya herhangi bir tavsiye) gerçekten çok sevinirim. :)

Ayrıca kafa seslerim de niyeyse hiç güzel gelmiyor. Tekniğim ile mi ilgili bir olay yoksa, ses özelliğimle mi ilgili olay?

Bu arada @alpus ve @barrios abilerim, ilgi gösterdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Şarkı söylemek yaklaşık bir dört yıldır ilgimi çekiyor ve çevremde bu konuyla ilgilenen neredeyse kimse yok. Bilen birilerinin yardımı her zaman gelişme sürecini hızlandırıyor.
merhabalar çok uzun süredir postu okuyorum ama sadece okumak ile yetinmiştim,ben lead vocal ritim gitar ile uğraşıyorum kabataslak 3 yıldır da bu böyle gidiyor eğer sorunuz varsa kendi bilgilerim ile bir cevap verebilirim mix konusunda bir yorumum var aslında , garip bir şekilde ustalaştım ancak nasıl yapıldığını halen söyleyemiyorum niyeyse , tahminim kafa sesini kullanırken gırtlağınızı da hissederek söylemeye çalışmanız. şöyle bir örnek video atmak istiyorum dediğimi anlamanız için
 

Dosyalar

merhabalar çok uzun süredir postu okuyorum ama sadece okumak ile yetinmiştim,ben lead vocal ritim gitar ile uğraşıyorum kabataslak 3 yıldır da bu böyle gidiyor eğer sorunuz varsa kendi bilgilerim ile bir cevap verebilirim mix konusunda bir yorumum var aslında , garip bir şekilde ustalaştım ancak nasıl yapıldığını halen söyleyemiyorum niyeyse , tahminim kafa sesini kullanırken gırtlağınızı da hissederek söylemeye çalışmanız. şöyle bir örnek video atmak istiyorum dediğimi anlamanız için
Mix sadece çığlık için kullanılmıyor tabii. Aslında bütün kafa sesi registerinde kullanılabilen bir şey.
Sizin yaptığınızı çalışmanın basit bir yolu var (Jim Gillette'nin egzersizi): Çok yumuşak bir şekilde tiz bir notadan bir heceyle başlayıp ("Aaa" olabilir) bunun volümünü giderek yükselterek çalışılabilir.
Ancak pes notalarda hiç diyafram desteğiniz yok, çok cılız geliyor notalar. Bu çok sık yapılan bir hata, pes notaları dolu dolu vermenin çok daha fazla destek istediğini bilmiyor insanlar ve hep tize çıkabilmekle ilgileniyor. Bir diğer nokta da volümde tutarlılık olması. Bazı heceler duyulup diğerleri güme gitmemeli. Rock vokalistleri bunu sesi kompresleyerek yapıyorlar. Çığlık atarken sezgisel olarak yaptığınız şeyleri bu notalara da yapmalısınız. Ses her zaman yüzünüzün ön kısmına oturmalı ve nefesle desteklenmeli.
 
Başlığın tekrar canlanmış olması ciddi anlamda "geçmişe dönüş" hissi yarattı üstümde. 2015 yılında "bas bariton sesim var ve tizlere çıkmakta zorlanıyorum" diye söylenen hallerim birer birer canlandı gözümde, fazla duygulandırmadan konuya girsem iyi olacak. Bu süre içerisinde çok değerli hocalardan farklı konularda destek aldım, şuanda da aktif olarak çok değerli Hidayet Can Özcan ile eğitimime devam ediyorum. Özellikle rock vokal konu olduğunda modern vokal teknikleri üzerinde ciddi hakimiyet gerekiyor. Yukarıda çok doğru söylemler mevcut. Bunlara ek olarak, göğüs sesimizin ve kafa sesimizin düşük, orta ve yüksek tuşelerdeki kontrolü, bu tekniklerdeki hakimiyet alanlarımızı genişletiyor. "Sesi önde çınlatmak" terimi temel şan eğitimi esnasında sıklıkla duyduğumuz ve çokta doğru olan bir tabir olmakla beraber, modern tekniklerde bu şekilde adlandırılmamasının sebebi, sesi kullandığımız pozisyonların nazal bölgeye kaymaya müsait olmasıdır. Tabiri caiz ise adam burnundan söylüyor hocam gibi söylemler olabiliyor. Yoksa elbette kontrollü bir önde tutmanın verdiği hacmi, hiçbir teknik vermeyecektir.

İşin özü, yukarıda bahsettiğim göğüs sesi, kafa sesi, vocal fry, whistle bölgelerindeki hakimiyetimiz, mix voice, kirli vokal, falsetto, brütal gibi teknikleri rahatlıkla öğrenmemize ve kendimize zarar vermeden kullanmamıza izin veriyor. Bir noktadan sonra, %60 kafa sesi %30 göğüs %10da fry eklersem o sese ulaşacağım şeklinde yemek tariflerinizde olabiliyor.

Yakın zamanda spotify'de yayınlayacağım iki adet cover çalışmamı da burada paylaşacağım, eğitim önemi ve gelişim süreci ile ilgili burayı okuyan kişilere iyi birer kaynak olacaklarını düşünüyorum.

C#2-D2 notalarında şarkı söyleyebilen, bir bariton olarak tiz notalar hakkında şunu söyleyebilirim, tiz sesler iterek değil, çekerek çıkar. Nefesiniz ile boğazınızı yıpratmayın, pozisyonunuzu oturtun ve bırakın nefes kendi işini yapsın. Ve kesinlikle imkanınız var ise eğitim alın.
 
Üst