UAD ARROW THUNDERBOLT NASILDIR ?

Merhaba , uzun zamandir ses karti icin para biriktiriyordum ikinci el bir UAD apollo twin duo almayi planliyordum 3k civariydi su aralar baya ucmus ikinci ellere 5500 falan yazmislar bende daha dusuk seylere bakmaya basladim arrow sifiri 3200 yine thunderbolt ayni isleri goruyor fakat preamp kalitesi apollo twin gibimidir bilmiyorum bu iki urunu kullanan fikir verecek birileri cikar midir ?
 
Thunderbolt bağlantılı bilgisayarın var mı? Thunderbolt bağlantıyı tam olarak biliyor musun ya da? Arrow'un thunderbolt u normal thunderbolt değil çünkü...

Preamp kalitesi için Ola Englund'un Fortin Nameless plugini denediği videoya ve Amplitube Dimebag paketini denediği videoya bakabilirsin...
 
Her iki kart da pre-amp'de unison teknolojisini kullanıyor. Dolayısıyla büyük ihtimal pre-amp kaliteleri birbirine yakındır. Yalnız Arrow tek DSP'li , Twin Duo çift DSP'li. Bu tek DSP meselesi UAD plug-in'lerini kullanırken sizi bir hayli zorlayabilir. Zira kullanan arkadaşlar ; çift DSP'li Duo'nun bile bir sınırdan sonra şiştiğini ( yani çift DSP yetmemeğe başlıyor ) söylüyor , tek DSP'li Arrow'da bu sorunu çok daha fazla yaşama olasılığınız mevcut.

Bu arada benim UAD kartlarıyla ilgili şöyle bir tesbitim var : UAD kartlarının konvertör kaliteleri maalesef beklenildiği kadar iyi değil. ( Yeni çıkan X serisi Apollo'larda konvertör upgrade'i yaptılar ancak bu sefer de konvertörlerin biraz renkli olduğu yurt dışı platformlarda belirtiliyor. )

Bir ses kartının en önemli bileşeninin konvertörleri olduğunu düşünerek , ben sizin yerinizde olsam , bana göre konvertör kaliteleri daha iyi olan RME , Antelope veya Apogee gibi bir markaya bakardım.
 
Arrow’u çalıştırmak için öncelikle sisteminizde thunderbolt 3 girişi olması lazım, t1&2 desteklemez. Ek olarak Türkiye’de 3000 tl’ye 2.el twin duo satılmıştır muhakkak ama 2 sene önce fln olmalı. İnternet’te geçmiş arama sonuçlarına ulaşabilirsiniz.
 
Her iki kart da pre-amp'de unison teknolojisini kullanıyor. Dolayısıyla büyük ihtimal pre-amp kaliteleri birbirine yakındır. Yalnız Arrow tek DSP'li , Twin Duo çift DSP'li. Bu tek DSP meselesi UAD plug-in'lerini kullanırken sizi bir hayli zorlayabilir. Zira kullanan arkadaşlar ; çift DSP'li Duo'nun bile bir sınırdan sonra şiştiğini ( yani çift DSP yetmemeğe başlıyor ) söylüyor , tek DSP'li Arrow'da bu sorunu çok daha fazla yaşama olasılığınız mevcut.

Bu arada benim UAD kartlarıyla ilgili şöyle bir tesbitim var : UAD kartlarının konvertör kaliteleri maalesef beklenildiği kadar iyi değil. ( Yeni çıkan X serisi Apollo'larda konvertör upgrade'i yaptılar ancak bu sefer de konvertörlerin biraz renkli olduğu yurt dışı platformlarda belirtiliyor. )

Bir ses kartının en önemli bileşeninin konvertörleri olduğunu düşünerek , ben sizin yerinizde olsam , bana göre konvertör kaliteleri daha iyi olan RME , Antelope veya Apogee gibi bir markaya bakardım.
Ben de Apollo kullanıyorum, onun için hazır yeri gelmişken bu konvertör kalitesi problemi ister kayıt ister miks olsun kendini ne şekilde belli ediyor acaba ? Distortion, dinamik aralık veya başka bir şey olabilir.
 
Ben de Apollo kullanıyorum, onun için hazır yeri gelmişken bu konvertör kalitesi problemi ister kayıt ister miks olsun kendini ne şekilde belli ediyor acaba ? Distortion, dinamik aralık veya başka bir şey olabilir.
@alpus dostum,

Tabii ki işin başı dynamic range. ( Burada kasıt ettiğim reel dinamik aralık. ) Ama bu noktada üreticilerin verdiği dynamic range değerlerine de çok takılmamak lazım. Çünkü son sözü yine kulaklar söylüyor. İki cihazı usulüne uygun olarak yan yana test ettiğinizde tabir-i caiz ise takke düşüp kel görünüyor.

Örneğin DAC katını ele alalım. Malum olduğu üzere DAC katı ; dijital ve analog stage'lerden oluşuyor. Dijital stage'in bence göreceli olarak çok fazla önemi yok. Zira dünyada sınırlı sayıda chip üreticisi firma var. Bütün kart üreticileri ( RME hariç ) ; netice itibariyle dijital stage'de kullandıkları chipleri gidip o üreticilerden alıyorlar. Ama bakıyorsunuz aynı çipi kullanan iki ayrı firmanın kartları aynı müziği dinlerken farklı tınlıyor.

Peki neden ?

İşte bu noktada DAC katının analog stage'i devreye giriyor. Bir ses kartının konvertör kalitesini tayin eden en önemli parametre analog stage. Analog stage ; ne kadar iyi mühendislikle tasarımlanır ve ne kadar kaliteli komponentler ile imal edilir ise analog stage ve ona bağlı olarak da ses kartının konvertörleri o kadar kaliteli / performanslı oluyor. Tabii doğal olarak o kadar da pahallı oluyor. 🙂

Ben geçenlerde ; üreticilerinin verdiği değerlere göre DAC katı olarak aralarında 7 dBA dynamic range değeri farkı olan ( ki malum bu ciddi bir farktır ) iki üst düzey kartı yan yana test ettim. Daha düşük değere sahip kartın analog stage'i o kadar başarılı tasarımlanmıştı ki ; bu cihazdan çok daha fazla detay duydum. Örneğin kontrbass'cının tuşesini çok daha iyi duydum vs. ( Ben bu duruma kendimce bir tanım uydurdum. Bu olguya ben "reel dynamic range " diyorum. 🙂 )

Yani bu noktada söylemek istediğim şu : Üreticilerin ilan ettikleri dynamic range değerlerine fazla takılmadan bu meseleyi değerlendirmek lazım. Bunun için de kulağa güvenmek lazım. Reel dynamic range nedir ona bakmak lazım. İşte bu reel değerleri de dijital ve analog stage birlikte çalışıp belirliyor. Nitekim bundan bir süre önce tesadüfen sektörün büyük üreticilerinden birisinin resmi internet sitesinde bu konuda kaleme alınmış bir yazıya denk geldim. Adamlar aynen benim dediklerime benzer şeyler söyleyerek isim vermeden bazı firmaları üstü kapalı olarak eleştiriyorlar. Mealen diyorlar ki ; bazı üreticiler sadece chip'lerle yapılmış testlerin dynamic range değerlerini cihazın konvertör katının dynamic range değeri olarak veriyorlar. Halbuki bu chipleri içeren dijital stage ile analog stage bir arada çalışmaya başladığında , söyledikleri dynamic range değerleri bir anda yalan oluyor. 🙂 Sonuç olarak da tüketicilerin dikkatini bu noktaya çekiyorlar.

Eğer kestirmeden ve basitleştirerek gider isek , bilindiği gibi dynamic range değeri , kayıt ve mix sürecinde söylediğim anlamda ne kadar yüksek olursa ;
-ADC katında kayıtlarımıza tüm harmonikleri o kadar çok kayıt edebilmemize ,
-DAC katında harmonikleri o kadar çok duyabilmemize ,
yol açıyor.

THD değerleri de tabii ki başka bir önemli parametre. THD değeri ne kadar düşük ise kartın konvertör performansı o kadar yüksek kabul ediliyor.

Kartın konvertörlerinin renkli olup olmaması da diğer önemli bir husus. Pro-audio sektöründe genel kabul görmüş kurala göre renksiz konvertörler başından beri çoğunlukla tercihe şayan bulunmuştur. Her ne kadar bazı istisnaları olsa da...

Şimdi gelelim esas UAD meselesine. Ben şunu diyorum :

UAD sektörün köklü ve büyük firmalarından birisidir. Tarihsel olarak bakılığında gayet güzel ses kartları da üretmiştir. Ancak benim nedenini çözemediğim bir şekilde , UAD kartlarının konvertör kaliteleri , geleneksel olarak kendi segmentindeki diğer kartların çoğunluğuna göre daha başarısızdır. Yani benim gözümde UAD bu konvertör meselesini anlayamadığım bir şekilde bir türlü çözememiştir. Yeni çıkardıkları X serisinde bile bu problem ( söylenene göre ) konvertörlerin renkli olması şeklinde hala sürmektedir.

Benim bir arkadaşım ; 1,5-2 sene önce Apollo Twin USB aldı. Bir süre sonra Apollo'nun yanına Audient iD14 aldı. Baktım geçenlerde iD14'ün konvertörlerini daha başarılı bulduğu için Apollo'yu satmış. ( Ki bence Audient'in konvertörleri hiç de başarılı değil. ) Artık anlayın yani. 🙂 2016 veya 2017 senesinde UAD dünya genelinde ; Apollo alanlara belirli sayıda plug-in'i free vermek şeklinde bir kampanya yapmıştı. Bu kampanyadan bildiğim bir sürü insan Apollo aldı. Ama alanlar içerisindeki azımsanmayacak sayıdaki insan sonraki periyotta bu Apollo'ları ellerinden çıkardılar.

Bence bu durumun en önemli nedeni konvertör kalitesi problemi. Dolayısıyla UAD'ın bu meseleye her şekil ve şartta köklü bir çözüm bulması , kaçınılmaz bir şey olarak karşısında durmağa devam ediyor.
 
Test ettiğiniz üst düzey iki karttan biri UAD mıydı ?

Twin USB'lere has bir şey olabilir mi acaba akla önce o geliyor ( arkadaşınızın memnun kalmadığı kart ). Ayrıca 2016 ve 2017 modelleri ( şu yanında software verilen, alanlar ellerinden çıkardı dedikleriniz) yeni modeller oluyor, bendeki ilk versiyon thunderbolt olan model, belki aralarında farklar vardır diye ümid etmek kalıyor geriye.

On çıkan yeni model i/o daha geniş olan modeller de durum nasıl acaba, elden çıkarılan bu 2016-2017 modeller sadece küçük (twin) olanlar mı acaba ? Aslında ilginç bir inceleme konusu.

Şahsen bu türden kıyaslar yapma imkanım olmadı, elimdeki cihazla 44, 48, 88 kHz kayıt ve miks yapıyorum gayet memnunum ama bu iş sonunda kıyasa da bakar o da bir gerçek.

Teşekkür ederim ayrıntılı cevabınız için.
 
Son düzenleme:
Test ettiğiniz üst düzey iki karttan biri UAD mıydı ?

Twin USB'lere has bir şey olabilir mi acaba akla önce o geliyor ( arkadaşınızın memnun kalmadığı kart ). Ayrıca 2016 ve 2017 modelleri ( şu yanında software verilen, alanlar ellerinden çıkardı dedikleriniz) yeni modeller oluyor, bendeki ilk versiyon thunderbolt olan model, belki aralarında farklar vardır diye ümid etmek kalıyor geriye.

On çıkan yeni model i/o daha geniş olan modeller de durum nasıl acaba, elden çıkarılan bu 2016-2017 modeller sadece küçük (twin) olanlar mı acaba ? Aslında ilginç bir inceleme konusu.

Şahsen bu türden kıyaslar yapma imkanım olmadı, elimdeki cihazla 44, 48, 88 kHz kayıt ve miks yapıyorum gayet memnunum ama bu iş sonunda kıyasa da bakar o da bir gerçek.

Teşekkür ederim ayrıntılı cevabınız için.
Hayır yukarıda örnek olarak verdiğim testte UAD bulunmuyordu. Bu konvertör sorunu aynı ürün gamında bulunan tüm modeller için geçerli. Çünkü bildiğim kadarıyla UAD ; Apollo serilerinde , Twin veya büyük model fark etmeksizin aynı nesil tüm cihazlarında aynı konvertörleri kullanıyor.

Anladığım kadarıyla sizin elinizdeki cihaz silver face olan eski model. Onlardan sonra black face olan mkII serisi , en son olarak da bir kaç ay önce X serisini çıkarttı UAD. Silver face olan eski versiyon UAD'larda , bahsettiğim konvertör problemi daha vahim boyutlarda maalesef. Black face mkII modelini alıp satanlar arasında hem Twin hem de büyük model sahipleri bulunuyordu. Bu arada kullanıcılarına göre ; black face serisindeki konvertör kalitesinin silver face serilere göre bir miktar daha iyi bulunduğunu belirtmeliyim. Yeni çıkan X serisinde ise daha radikal bir upgrade yapıldığı söyleniyor. Ancak onlarda da yukarıda bahsettiğim gibi renk problemi olduğu vurgulanıyor.

Bu arada şu noktanın tekrar altını çizmek istiyorum : Ben UAD'ın konvertör kalitesi konusundaki bu değerlendirmemi ; aynı fiyat segmentinde yer aldığı RME, Antelope ve Apogee markalarına kıyasen yapıyorum. Daha alt segmentte yer alan markaları bu değerlendirmeye kattığımız anda , beğenmediğim UAD konvertörleri , bir çok markanın konvertöründen daha başarılı olarak ortaya çıkıyor. Bu da meselenin başka bir boyutu tabii ki...
 
MKII serilerinde evet bir gelişme bahsi olduğunu hatırlıyorum yani tanıtımı yapılırken hep denir ya o tarzda.

X serisinde renk problemi dediğiniz tam olarak nedir ? Frekans dağılımında artan veya azalan yerler var diye anlıyorum bilmiyorum doğru mu oldu ?

Birileri birşeyleri aldı beğenmedi sattı diye tabiki buradan yola çıkılarak ödünç tecrübe edinemeyiz ama test etme fırsatı olduğunda ilk bu noktalara bakacağım. Bu konuda belirttikleriniz dikkate değer.

Aslında şöyle bir test yapılabilir, UAD ile yapılan kayıt bounce edilip alınır diyelimki Antelope ile çalışan bir sistemde bir projede açılır Antelope'de bounce edilmiş dosya ile fazlar ters çevrilip bakılır ne oluyor ne bitiyor ortaya çıkar.

Şöyle bir test var, gerçi tam bizim bahsettiğimize denk gelmiyor ama bakılabilir. Arada fark var tabi ama çok az, SSL artık ne ise onu da belirtmemiş ama UAD'a göre biraz daha dolgun ve canlı/parlak.

 
Son düzenleme:
X serisinde renk problemi dediğiniz tam olarak nedir ? Frekans dağılımında artan veya azalan yerler var diye anlıyorum bilmiyorum doğru mu oldu ?
Evet yeterince steril değil de diyebiliriz.

Aslında şöyle bir test yapılabilir, UAD ile yapılan kayıt bounce edilip alınır diyelimki Antelope ile çalışan bir sistemde bir projede açılır Antelope'de bounce edilmiş dosya ile fazlar ters çevrilip bakılır ne oluyor ne bitiyor ortaya çıkar.
Doğru dediğiniz de bir yöntem. Yapılabilir. Ancak ben hemen peşin peşin söyleyeyim ; böyle bir analizde silver face ve mkII modellerinin neticeleri kullanılacaksa , Antelope kartları konvertör olarak bir hayli önde çıkar. X serisi için bir şey diyemiyorum. Çünkü henüz yeni olduğu için hiç dinlemedim.

Ayrıca ben Antelope forumlarını / gruplarını sürekli takip ediyorum. Özellikle Amerika'da hem Apollo hem de Antelope'un kartlarını aynı anda kullanan bir hayli insan bulunuyor. Bunların hemen hemen hepsi ; Antelope'un konvertörlerinin daha iyi olduğu konusunda hemfikirler diyebilirim.
 
Üst