Burada yazılanların hepsini neredeyse okudum.. Yazacaklarım esasında anlatılmak istenenlerden çok farklı olmayacaktır da toparlayıcı olacağını umuyorum.. Herkesin kendine göre fikirlerinin dayanakları ve cevapları var, çok ta normal çünkü konu SANAT, üretici de, ürün de, tüketici de subjektif.. Ama branş dediğimiz anda bunun artık bir disiplin olduğunu kabul etmek durumundayız. Disiplinlerin de normal olarak kuralları vardır.. Subjektiflik bunu yeni bir fikirle veya diğer disiplinlerle karma hale getirme ya da saf halini kullanma tercihleriyle alt dallara ayırır, hatta kuralları kırmak ya da bozmak denen hale girmek için önce bunları iyi bilmek, uygulamak gerekir.. İlerleme de zaten bunların yapılmasıdır.. Temelde bazı sorular vardır, bunları ve cevaplarını bilmek önemli.. Yoksa bu idrak dışında bir üretimde kendimizi nereye koyarsak koyalım şansımız varsa, yerse, tutarsa bir popülerlik yakalarız, kendimizi sanatçı sayarız, belki de o yetenek gerçekten farkında olmasan da vardır, neyse çok parametreli karışık konu ama en azından başlangıç aşamasının üstünde kafa yorulmasının farkındalık açısından çok faydası olduğunu düşünüyorum.. Bir de eşim GSF'de hocalık (Tekstil Giysi Tasarım) yaptı uzun dönem, evimiz sanat konularını anlatan kitaplarla dolu, öğrenciliğinin ilk yılından beri beraberiz, yani o kitapların neredeyse hepsini beraber aldık.. Haliyle o hatmetti onları ama bu konuların yandan biraz bulaştığını umuyorum..
1 - Sanat nedir? Neye sanat denir?
2 - Kendini ne kadar yetkin görüyorsun, sanatı icra edecek kadar iyi olduğuna karar vermende neyi ölçüt alıyorsun? Bu konuda ne kadar gerçekçisin? Müzikte icra yeteneği (enstruman kabiliyeti) ayrı, ürettiğinin etkili olması (bireyin vizyonunun hedef kitlesindeki karşılığı) ayrı şeyler.. Bireye "Kim" icrada veya eser üretmede yeteneklisin diyor? Bu arada yeteneğin çalışmayla da kazanılabileceğine inanırım.. Azim önemli, burada amaç eğer bunu kendi zevkin için değil de insanlara gelecekte sanatçıyım diyebilmek için yapıyorsan yolun neresinde olduğunun farkında olmak..
3 - Kim veya ne için sanat yapmak istiyorsun? Hedefin ne? "Toplum için sanat, Sanat için sanat" ikileminin neresine yakınsın? Bir kaç soru daha yazarım da uzuyor işte..
Bunları yazarken örnekleme yaparsak Picasso'nun Kübik tarzda yaptığı çocuk elinden çıkmış gibi gözüken resimler neden sanattır anlayabilirseniz ilk sorunun cevabını bulmuş olursunuz.. Gerçekten de çocuklar da 4-5 yaşından itibaren benzeri şeyleri çizebilir, bu onları da sanat yapar mı ya da neden yapmaz.. (Gerçi Picasso “Bütün çocuklar sanatçıdır. Asıl problem büyüyünce de sanatçı kalabilmektir” demiştir de şimdilik kalsın).. Picasso resimde kuralları yıkmıştır denir (Avignonlu Kızlar tablosuyla, ilginizi çekerse araştırın diye yazıyorum), ama öncesinde kuralları biliyordu, Guernica'sı da sıkı eleştirilmiş ama sonuçta kabul ettirmiş, Picasso olmuş.. İlk dönem eserlerine filan bakarsanız gelişimini/değişimini, Klasizm'den Kübizm'e evrimini anlarsınız.. Aksi halde youtube shorts'ta filan gördüğümüzde güldüğümüz, yıkmaya çalıştığı yapının altında kalan inşaat makinelerinden farkı kalmazdı ki döneminde kendisini böyle görenler çoktur..
Çok net bir örnek olduğu için Picasso'yu yazdım.. Yoksa Black Sabbath ve Radiohead gibi örneklerle de anlatılabilirdi.. Mesela Radiohead'e kadar yapılan Britrock tarzı grupların albümleriyle, OK Computer ('97 olmalı) albümünden sonra kurulan aynı tarz grupların albümlerine etkilerine de bakabilirsiniz.. Zaten Radiohead albümleri döneminin ilerisinde diye değerlendirilir genelde.. Yukarıda başka üyeler de yazmış, yenilik olacak ama ben yaptım oldu kafasında değil, o biraz şans işine giriyor, önce kuralları bileceksin..
Vizyon'la ilgili verilebilecek örneklerden biri de Lenny Kravitz'dir benim için.. Multienstrumanist olması da ayrı, bir albümünde 10 enstrumanın 9'unu kendisi çalmıştır diye okumuştum.. Bir yerde denk gelirsiniz belki, adam çok çalışkan esasında ve küçüklüğünden beri hayranı olduğu gruplar, kişiler sayesinde tarzını belirliyor, onlardan ilham da alıyor ama işte Lenny dinlediğinizde şuradan almış demiyorsunuz, bambaşka bir şey.. Zaten kendisine yapılan eleştirilere "bendeki vizyon maalesef onlarda yok" minvalinde cevabını okumuş ya da bir video da duymuştum da sadece bu aklımda kalmış, kaynak veremem.. Vizyon, hem karşılık bulacak şeyler üretme, hem de ürettiklerinin birey olarak önce kendini de tatmin etmesi..
Forumda yakın tarihte yazılmıştı, Spotify'da Duman'ın bir şarkısının bir yıl içindeki dinlenme sayısı galiba Dream Theater'ın bir albümündeki tüm şarkıların (galiba Metropolis Pt2 albümüydü) aynı yıl içindeki toplam dinlenme sayısından fazla diye.. Al sana başarı değerlendirme sorusu, başta yazdığım, üretici, ürün, tüketici, subjektiflik, hangisi başarılı.. Ya tabi bir de başarı kriterlerinize göre bireyin veya grup üyelerinin diğer durumları da (karizma, yakışıklılık, güzellik, iletişim becerileri, Axl Rose veya Kurt Cobain gibi kitle bu nedenle de prodüktör ilgisi çekecek anlatacak hikayeleri vs vs vs) başka konu ama dedim ya arada çok argümanlı konu diye..
Neyse bu sorulara cevap bulduğunuz zaman sizin için başarının neyi ifade edeceğine de gerçekçi bir cevap bulabilirsiniz belki...
Ekleme yapacaktım unuttum.. Sigur Ros'a bir bakmanızı tavsiye ederim., İzlanda'lı post-rock türünde kabul edilen bir gruptur.. Kimisi hiç beğenmez ama beğeneni de çoktur.. Aynı tarzdaki dönemindeki veya kendilerinden önceki diğer gruplardan çok farklıdırlar, ya da benim için diyeyim, hastası olduğum için değil de ilgimi çektikleri için uzun bir dönem takip etmiştim. Hani yenilik, özgünlük nedir, fikir nedir belki örnek olur..