Celestial Asylum

fallfromgrace demiş ki:
Grubun bir internet sitesi ve ayrıca grup hakkında bilgi edinebilmek amacıyla bir iki besteniz yok mudur acaba sağda solda?

Selamlar...
Geçen sene grubu askıya aldığımız sıralar internet sitemizin süresi bitmişti. Bir daha yenilemedik. Yılbaşından sonra yerni kadro ile belki yeni bir web sitesi olabilir.

Bu arada bir iki arkadaş internete demoyu vermişti fakat adresini bilmiyorum.
Sayın klavyecimiz ile geçen hafta yurtdışından gelen demo istekleri için 5 adet yeni demo çoğaltmıştık . Herhangi bir ücret istemeden bir tanesini sana ulaştırabilirim istersen. Bana özelden ulaşabilirsin.
Hiç olmadı Ankara'daysan Rock Store Numan'da geçen sene bıraktığım demolardan halen 1-2 tane olmalı.
Bu arada grubun ismini nereden duyduğunu merak ettik.
Şu sıra gündemde değiliz bilinfiği gibi.

Görüşmek üzere.🙂
 
Aradan geçen tam yirmi seneden sonra herkese selamlar. 🙂
Gerçekten uzun süre geçmiş ve bu forumları hala takip eden ve bizi tanıyan birileri var mı yok mu etrafta bilmiyorum ama
bir geri dönüş haberi için çeşitli kaynakları kullanma ihtiyacımız vardı ve aklımda kalan ünlü Turk Rock forumlara yeniden üye olup
albüm haberimizi yaymak istedim.
Ben, Arda Küçükahmetler. Eski nick name'im Damnation Game'di. O hesabı aktive edemediğim için grup ismi ile yeni bir hesap açtım.
2003 yılında kurduğumuz Power Progressive Metal grubumuz, 2007 yılında dağılmıştı. Bir adet demo cd (COSMIC CREATION-2004) çalışması ve çıkılan 3-4 konser ile Ankara Rock Metal camiasında kısa süren bir etki bırakmıştık. Fakat yeni şarkılar ve bir albüm yapma fikri hiç bir zaman aklımızdan çıkmamıştı!
2026 yılında, uzun süren bir kayıt aşamasının sonunda bir albüm kaydı ile geri dönüş yaptık.
15 Ocak tarihinde, dijital platformlardan albümümüz yayınlandı. Yoğun iş temposu, hayat koşturmacası derken albümün duyurusunu ve tanıtımını tam olarak yapamadık.
Bir yandan da aktif bir grup çalışması değil de, stüdyo projesi gibi durduğumuz için ve kayıtları yayınladıktan sonra tekrardan mix-mastering aşamasını ele alıp eski kayıtları yeni sonuçlar ile değiştirdiğimizden dolayı da bu tanıtım aşaması biraz yavaş gitti.

MUSICAL ENCOUNTERS WITH THE THIRD KIND isimli çalışmamız, Progressive Metal tarzının ağırlıkta olduğu, Neo Klasik Power Metal elementlerinin sıkça göze çarptığı, az tekrarlı ve çok sesli yapıların albümün bütününe yayıldığı, fazlasıyla katmanlı ve melodik bir örnek olarak duruyor. Bir adet enstrümantal senfonik intro, iki adet akustik ballad ve altı adet de uzun ve çok sesli yapıların olduğu, farklı müzikal fikirlerin denendiği Progressive Metal şarkımız var. Hem eski demo'muzda bulunan bazı şarkılarımızın yeni düzenlemeleri hem de daha önceden duyulmayan yeni sayılabilecek şarkılarımız var.
Göz atarsanız seviniriz
🙂

BURAK ERBASOV - Lead Vokaller
ARDA KÜÇÜKAHMETLER - Lead - Ritim - Klasik gitar çalımları, beste-aranje, söz konsepti
ANIL KARAMAN - Bass Gitar
CEM ÖLMEZ- Davullar
-----------------------------------
Özlem Altınışık (CİN SEDDİ) - Konuk Kadın Solist Berrak Saka - Konuk Kadın Solist

cakapak.webp

MUSICAL ENCOUNTERS OF THE THIRD KIND isimli albümümüz, konu konsepti olarak, Dünya Dışı Varlık grupları ve onlar ile temaslar, komplolar, spiritüelite gibi başlıkları ele alıyor. Spilberg'ün, uzaylı ifşası yaptığı ünlü CLOSE ENCOUNTERS OF THE THIRD KIND (1977) filminden esinlenerek albüm ismini belirledik. Konuları ince şekilde ele alıp müziğe yakıştırdığımızı düşünüyoruz.
Teşekkürler 🙂
 
Son düzenleme:
Ben, dikkat aralığı 14 saniyeye düşmüş, günlük ortalama ekran süresi 42 saat (simültane formda teams/shorts/reels) olan basit bir adamım. 464 saniye boyunca sürekli farklı ufuklara yelken açan müzik üstüne sözleri anlamaya çalışıp anlattığı hikayeyi idrak etmeye çalışırken çeşitli fotoğraflara bakarak bir yandan altyazı eşliğinde bir sinopsis yahut özet hikaye aktarılan bir medyuma maruz kaldığımda yok oluyorum.

20 sayfa başlık 2004 senesine kadar gidiyor. Size müziğe dair aktarabilecğeim birşeyin olduğunu düşünmüyorum. Ama 2027 yılına 5 kala, bu formda bir şarkı yapıp, üstüne bir müzik video ihtiyacı duyup, bunun da üstüne o videonun içinde "bazı hanımefendilerin vajiirnatullahlarına, çeşitli uzay gemilerinde çok enteresan yöntemler uygulanarak hibrit bireyler üretiliyordu (meraklısına bkz* 05:42)" mertebesinde detay kasan bir birey olduğunuzu görüyor ve güncelde kalmaya çalıştığınızı hissediyorum.

Naçizane öneri, janr farketmeksizin modern dünya daha öz, daha an odaklı bir anlatıya döndü. Belki bu eksende bir kalibrasyon sizler adına şifalı olabilir.

Çıtırdan Zechkaria Sitchin (yazılışına googledan baktım, kalifiye bir adam değilim) esintileri hissettim. Gitar motifleriniz kadar orijinal hikayeler üretmeniz dileğiyle.

Sevgiler <3
 
Ben, dikkat aralığı 14 saniyeye düşmüş, günlük ortalama ekran süresi 42 saat (simültane formda teams/shorts/reels) olan basit bir adamım. 464 saniye boyunca sürekli farklı ufuklara yelken açan müzik üstüne sözleri anlamaya çalışıp anlattığı hikayeyi idrak etmeye çalışırken çeşitli fotoğraflara bakarak bir yandan altyazı eşliğinde bir sinopsis yahut özet hikaye aktarılan bir medyuma maruz kaldığımda yok oluyorum.

20 sayfa başlık 2004 senesine kadar gidiyor. Size müziğe dair aktarabilecğeim birşeyin olduğunu düşünmüyorum. Ama 2027 yılına 5 kala, bu formda bir şarkı yapıp, üstüne bir müzik video ihtiyacı duyup, bunun da üstüne o videonun içinde "bazı hanımefendilerin vajiirnatullahlarına, çeşitli uzay gemilerinde çok enteresan yöntemler uygulanarak hibrit bireyler üretiliyordu (meraklısına bkz* 05:42)" mertebesinde detay kasan bir birey olduğunuzu görüyor ve güncelde kalmaya çalıştığınızı hissediyorum.

Naçizane öneri, janr farketmeksizin modern dünya daha öz, daha an odaklı bir anlatıya döndü. Belki bu eksende bir kalibrasyon sizler adına şifalı olabilir.

Çıtırdan Zechkaria Sitchin (yazılışına googledan baktım, kalifiye bir adam değilim) esintileri hissettim. Gitar motifleriniz kadar orijinal hikayeler üretmeniz dileğiyle.

Sevgiler <3
Videoya ilgi gösterdiğin için teşekkür ediyoruz. Buraya üşenmeyip yazı yazdığın için de ayrıca teşekkürler.
Birincisi.. Zaten insanların dikkat süreleri veya neyi nasıl kabul etmeye hazır oldukları konusunda çok endişeli olsak her biri 8-9 dakikalık, bol geçişli ve bol katmanlı, armonize bir müzik yapma derdine düşmezdik. Progressive Metal başlığı altında değerlendirdiğimiz bir müziğimiz var. Bol kabul görmek istesek, etrafta çokca kopya örneği olan ve besteleme tarzı daha kolay olan Black veya Death Metal gibi türleri icra eder, drop tuning gitar kullanır, nota nota yazdığımız melodik vokal yerine besteleme kabiliyetine sahip olmadan üretilen scream veya brutal vokal ile şarkı yapardık.

İkincisi.. kişisel olarak 1990 yılından bu güne 36 senedir UFOLOJİ araştırmalarını takip eden ve bu konuda günlük yaşantısında da yol kat etmiş birisi olarak grubun söz ve görsel konseptini bu konular üzerinden götürüyorum. Grubun 2004 yılında koyduğum isminden, albüm ismine ve kapağına, sadece bu şarkı değil diğer şarkılardaki tüm konu konseptine, 2004 yılında çıkarttığımız mini CD'ye kadar; UFOLOJİ, Dünya Dışı Yaşam, Spiritüelite, komplolar gibi kavramlar işleniyor.
Bundan sonraki albüm de böyle olacak. Sanırım albümün geneline bakılmadan yorum yapmamak gerekiyor. Aceleci yorumlar bazen boşa düşebiliyor!
Bu durum, "güncelde kalmak" gibi geçersiz bir açıklamanın muhatabı değil, ısrarla işlemek istediğimiz konu konseptinin çok belirgin olması ve bu konularla ilgili verecek çokça mesajımızın olması ile alakalı bir durum.
Zaten bu kadar önemli bir konu ile ilgili insanları ŞİFALANDIRMA görevini üzerimize almışken, ŞİFA'yı başka konulara "birileri öyle istiyor diye" kendimizi kalibre etmekte bulmayacağımız aşikardır.
🙂
 

Geri
Üst