Yav konu çok dağılmış benim de canım çekti biraz goygoy yapayım.
27 sene oldu, elimde ne varsa onla yetinmeliyim kafasındaydım. Tabii ilk başlarda vic diye bir elektro gitar aldıydım, ondan bir ses çıkamayacağını fark ettiğimde hemen jackson'a geçtim ve 25-26 senedir de kullanıyorum. İlk zamanlar amfi vardı, coşkuluydu hoştu ama kayıt falan feciydi. 25 sene öncesinin gitar yazılımlarını zaten söylemiyorum bile, her zaman bir distortion pedal falan da vardı. Pedalı çok yakın zamana kadar bırakmadım.
Her neyse çok uzatmayayım. Gel zaman git zaman ses kartı, mikrofon, referans monitörü gibi aslında temel sayılacak ekipmanları edindim. 8" referans monitöründen gelen ses, ulan bunca zaman neden almamışım ki diye kendi kendime kızmamama sebep oldu. Yani hep bir sineğin yağını çıkartma modu da saçma ama ekipman fetişliğinin de sonu yok. Aradaki denge gerçekten zor.
Tabii geç olsun güç olmasın, her şeyin (yıldızların hizalanması!) vakti belki de şimdiydi, böyle düşünüp rahatlamak gerekiyor. Elde sıkıntıya düşmeden, israf da etmeden harcayabileceğinizi harcayıp daha iyi ses almakta hiçbir sorun yok.
Peki daha iyi ses aldıktan sonra bunu geliştirebiliyor musunuz? Konunun mevzusu bu aslında. Gelişim ya da yetenek nerde başlıyor nerde bitiyor? Bunu ilk aşamalardan beri sorup üzerine çabalayınca ben sadece sesler/aralıklar ve kombinasyonlar diyorum. Bunları geliştirecek etki yaratan ekipmanlara sahipseniz onların hakkını veriyorsunuz demektir ama yok efendim şu rock starın şu tonuna yaklaştım, tuşem de aynı onun gibi oldu, budur olay diyorsanız. Beni de orada yeteneksizler listesine yazabilirsiniz.
Nerden baktığınıza göre değişiyor yani, müziği ve araçlarını metalaştırıp bunların teknolojik gelişmeleri ile kendinizi profesyonel tınılarla kıyaslayacaksanız zaten bence müzikle uğraşmaya bile gerek yok ama tabii o sizin bileceğiniz iş yargılamıyorum.
Sadece o tarafta tatmin olmanızın mümkün olmadığı bir kandırmacalı sistem var. Yani ekipmanlar harika, yetenek üst düzey olsa dahi aynı kafayla yine de eksik bir şeyler kalacaktır. Eksikliği önce ekipmanlarda sonra yeteneklerde arayıp sorunu çözmeye çalışıyoruz gibi ama bence ikisi de hatalı...
Tabii günün sonunda metronomu bozuk, tonu ve tuşesi kayık seslerle sabahtan akşama kendi kendinizi tatmin edin demiyorum. Böyle bir risk de var ama temel gereklilikleri sağladıktan sonra (tabii yukarda da dediğim gibi mesela 10 sene önce 8" monitör temel gereklilik midir abi desem, cevabım hayır olurdu ama artık değil) geri kalan tamamen huzuru nerde bulabildiğinizle alakalı. müzik yolculuğumuz aynı hayat gibi yani... Muhtemelen benzer hikayeleri yaşıyorsunuzdur.
Bu arada şunu da ekleyeyim. Gitarı da yenileyeceğim bence vakti geldi artık ama muhtemelen ölene kadar da kullanırım artık. 70-80'den sonra çalamam sanırım, o vakte kadar diyelim.