Nasıl bir elektro gitar alacağımı bilmiyorum

Asaf

Asaf
1 senedir klasik gitar çalıyorum ve yeni bir elektro gitar almak istiyorum ama alacağım gitarın başlangıç gitarı olmasını istemiyorum.Bu yüzden başlangıç gitarı olmayan daha üst seviye gitarlar için en az ne kadar bütçe ayırmam lazım bunu merak ediyorum
 

Tarzına göre değişir biraz ama kabaca orta segmentin iyisi bir şey için aynen 40-50 güzel bir aralık. Mesela benim hastası olduğum marka ESP'den örnek verirsek ESP modeller sıfırı 100'ün çok üstünde ve ikinci el 70-80'ler ise aynı markanın LTD Deluxe serisi sıfırda 80-100 iken ikinci el 40-50 bulunabiliyor. Elbette tercihim ESP olur ama yeni başlayan biri için aradaki fark büyük... yani iki gitarın teknik detay farkı o fiyat farkıyla açıklanamaz (senin bulunduğun seviyede). Ibanez, Schecter gibi markaların belki 30 civarı modellerini de bulabilirsin ikinci el ama işte orada model bilmek gerekiyor. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali...
 
Henüz "-nasıl bir elektrogitar alacağınızı bilmiyorsunuz" ama orta seviye gitar kullanabileceğinize neden eminsiniz?
"Orta seviye" aldığınızda ne fark edecek / edeceğini düşünüyorsunuz?
 
Amacım alacağım gitarın beni bir süre sonra sıkmasını istemiyorum hatta ömrüm boyunca aynı gitarı kullanmak istiyorum.İstediğim gitar tarzını biliyorum ama kaliteli bir gitar için ne kadar bütçe ayıracağımı bilmiyorum
 
Bu internet çağında bu kadar bilmemek normal değil. Vah pasaj pasaj ucuz gitar arayan gençliğim, çocukluğum. İlk elektrogitarım hala bende, kullanıyorum. Başlangıç gitarı diye satılırdı, gitarlar zamanla o kadar dandikleşti ki şimdi onların yanında malzeme kalitesiyle süper kaldı. Yıllarca modifiye ettim, geldiği noktayı unuttu garibim. Bir dönem metal çaldım, humbuckerlar taktım, bir dönem blues çaldım single manyetikler taktım. Sürekli kurcaladım, çok gitar geçti onun gibisi gelmedi.
 
çok yüksek manevi değeri yoksa veya dünyada en sevdiğin gitarist sana hediye etmediyse ömürlük gitar diye bir şey olmaz / olamaz
uzun süre kullanabilirsin vs ama o da yaşadıkça belli olur, alırken ben bunu 5-10-45-70 sene kullanayım diye gitar seçmek mümkün değil

seni sıkan gitar olmayacak... öğrenme sürecinde tıkanmalar, keyif alma düzeyin, motivasyonun, hedeflerin vb olacak... gitarın kabahati yok

40-50 bin lira artık bu devirde makul bir baraj gibi oldu.. altına iyi şeyler bulabilirsin, üstünde hayalkırıklığı modeller de olabilir ama kabaca 40-50 gözden çıkarmadıkça ya çok araman gerekir ya da şansa artık denk gelirse diye zar atman gerekebilir
 
Amacım alacağım gitarın beni bir süre sonra sıkmasını istemiyorum hatta ömrüm boyunca aynı gitarı kullanmak istiyorum.İstediğim gitar tarzını biliyorum ama kaliteli bir gitar için ne kadar bütçe ayıracağımı bilmiyorum
Eğer bir E. gitarı duş alırken falan çalmıyorsanız, yani normal şekilde çalarsanız; ömrünüzün sonuna kadar kullanabilirsiniz. Hatta sizi bile gömer, çocuklarınıza miras bırakabilirsiniz. Pahalı ve ya seviyesinin ne olduğu ile ilgisi yoktur.

T-shirt gibi; "- bir numara büyük, alalım seneye de giyerim... " mantığı buraya uymaz / bu işle kıyaslanmaz.
"Gitarın ömürlük olması" çalım alışkanlıklarınızı, sitilinizi karşılıyor olması ile ilgilidir.
Yeni başladığınız için, çalım alışkanlıklarının ve sitilinizin nereye evrileceği / değişeceği bilinmeyeceğinden, elinizdeki gitar ne olursa olsun o beklentileri karşılayamayacak, sıkılmanıza sebep olabilecektir.

Kendimden örnek vereyim; Sizin gibi düşünüp süper pahalı bir japon superstrat FR Ibanez alıp ömürlük olacağını düşünerek müziğe başladım.
Bir süre sonra Floyd rose kolunu aslında hiç kullanmadığımı fark ettim. Üstelik FR, bendlerimi bozup tonal sorunlara sebep oluyordu.

Sonra, Sabit köprü bir gitar kullanmaya başladım. Bu sefer de 24 perde fazlaydı hiç kullanmadım 2-3 fret ne fark eder ki? neck manyetiği geride konumlandığından penam sürekli mayetiğe çarpıyor, o manyetiği kullandığımda da geride olması sebebiyle bass karakterli dolgun tonları da iyi vermesinin mümkün olmadığını keşfettim.

21 Perde sabit köprü gitara geçtim, bu sefer de potanslar ortada ve geniş açılarda çaldığımdan, elime çarpıyor. Anladım ki, tek volume potansı olan ve o potansın da, köprünün gerisinde konumlanacağı bir gitara ihtiyaç var.

O da tamam, bir de baktım ki ben o eski shred seven adam değilim. Müzikal zevkim bayağı bir değişmiş. Bir blues gitarına ihtiyaç var. Çok ince sapın ise bir gereksizlik unsuru olduğuna karar veriyorum. Mümkünse beyzbol sopası gibi kalın saplar aramaya başlıyorum.

Fretiydi, ağacıydı, skalasıydı ... 30+ yıl ve onlarca gitar böyle geçti gitti, ömürlük dedik ya; olmadı hiç.

Duvara asarım diyorsanız; sizinle yol alır elbette. Ama başlangıçta pahalı bir şey alacaksanız ( Tavsiye etmem) Elinizden kolay çıkarabileceğiniz bir şey alın. Çünkü ileride her şey değişecek.
 
Son düzenleme:
Forumun eski sert "trollenme" alışkanlıkları biraz yumuşadı mı (ya da yönetim müdahale mi ediyor) bilemiyorum ama şimdi konuyu başlatan sevgili arkadaşımız profilde 15 yaşı işaretlemiş, gelmiş böyle bir soru sormuş. Herkes güzel güzel laf anlatmaya çalışıyor. Turkrock'a bir haller oldu galiba, zemzemle yıkanmış gibi, neyse büyüsünü bozmayayım.

Manevi değer meselesi zaten muhtemelen "ilk gitarım" meselesiyle ilgili. Özellikle akustik enstrümanların çaldıkça sesinin güzelleştiğini söylüyorlar, içindeki yapıların sesle törpülenmesi gibi ama pek ihtimal vermiyorum. Benim ilk gitarım klasik gitar, üzerinden 27 sene geçti hala sıkmadı. Hele hele DADGAD akort sistemine geçince bunca zaman resme tersinden baktığımızı fark ettim. Günde 1-2 saat çalmalara tekrardan başladım.

Dolasıyla temel düzeyde ses verebilen enstrüman, sesleri seveni sıkmaz. Mümkünatı yok.

Tabii elektro gitar biraz çetrefilli bir enstrüman. Temel düzeyde ses verebilmesi ve çalarken rahat edebilmeniz için minimum gereksinimler var. Çaldıkça perdelerin erimemesi için çelik perde bence şart. Sonradan çaktırırımla o iş pek olmuyor. Yani olur da sıkıntılı işler.

Sözün özü sıkılıp sıkılmamak tamamen çalanın müziğe olan inancı ile ilgili bir hadise ama elektro gitar için konforlu sap (benim için düz ve ince) ve çelik perdeleri olmazsa olmaz olarak söylemek isterim. Zaten son dönem bu çerçevede gitar arayışımla ilgili konularda da aynılarını yazdım. Konuda bu kadar tatlı tatlı anlatanı görünce ben de dayanamadım tekrar edeyim dedim.
 
Eğer bir E. gitarı duş alırken falan çalmıyorsanız, yani normal şekilde çalarsanız; ömrünüzün sonuna kadar kullanabilirsiniz. Hatta sizi bile gömer, çocuklarınıza miras bırakabilirsiniz. Pahalı ve ya seviyesinin ne olduğu ile ilgisi yoktur.

T-shirt gibi; "- bir numara büyük, alalım seneye de giyerim... " mantığı buraya uymaz / bu işle kıyaslanmaz.
"Gitarın ömürlük olması" çalım alışkanlıklarınızı, sitilinizi karşılıyor olması ile ilgilidir.
Yeni başladığınız için, çalım alışkanlıklarının ve sitilinizin nereye evrileceği / değişeceği bilinmeyeceğinden, elinizdeki gitar ne olursa olsun o beklentileri karşılayamayacak, sıkılmanıza sebep olabilecektir.

Kendimden örnek vereyim; Sizin gibi düşünüp süper pahalı bir japon superstrat FR Ibanez alıp ömürlük olacağını düşünerek müziğe başladım.
Bir süre sonra Floyd rose kolunu aslında hiç kullanmadığımı fark ettim. Üstelik FR, bendlerimi bozup tonal sorunlara sebep oluyordu.

Sonra, Sabit köprü bir gitar kullanmaya başladım. Bu sefer de 24 perde fazlaydı hiç kullanmadım 2-3 fret ne fark eder ki? neck manyetiği geride konumlandığından penam sürekli mayetiğe çarpıyor, o manyetiği kullandığımda da geride olması sebebiyle bass karakterli dolgun tonları da iyi vermesinin mümkün olmadığını keşfettim.

21 Perde sabit köprü gitara geçtim, bu sefer de potanslar ortada ve geniş açılarda çaldığımdan, elime çarpıyor. Anladım ki, tek volume potansı olan ve o potansın da, köprünün gerisinde konumlanacağı bir gitara ihtiyaç var.

O da tamam, bir de baktım ki ben o eski shred seven adam değilim. Müzikal zevkim bayağı bir değişmiş. Bir blues gitarına ihtiyaç var. Çok ince sapın ise bir gereksizlik unsuru olduğuna karar veriyorum. Mümkünse beyzbol sopası gibi kalın saplar aramaya başlıyorum.

30+ yıl ve onlarca gitar böyle geçti gitti, ömürlük dedik ya; olmadı hiç.
Gerçekten güzel yazmışsınız teşekktür ederim.Ben bu başlangıç gitarı işine kafamı çok takmıştım.Şimdi “gitarın kalitesinden çok rengi daha önemli”diyenleri anlıyorum
 
Megadeth, dream theater, sepultura vs tarzı dinleyen bir insan o tonlara yakın bir şey almak, çalmak ister diye düşünüyorum. Jazz, blues da seviyoruz ama sert tonların verdiği haz benim için apayrı. O nedenle gitar alacak olsam en çok hangi tarz hoşuma gidiyor ise o tarz bir model alırım. Öncelikle onu netleştirin.
 
Çeşitliliği bol olan gitar, mesela HSS / HSH ya da split coil sesi güzel olan bir HH gitar tür bazında esneklik sağlayacaktır. Orta segment gitarlara geldikçe en önemli faktörlerden biri daha stabil saplar, daha iyi entonasyon ve fret isçiliği, gitarın kendi ağırlığı altında esneyerek ufak sallanmalarda akorun kaymaması gibi özellikler öne çıkacaktır, tabi her markada her modelde değil. Roasted maple da mesela stabiliteye ciddi fayda sağlıyor. Çelik fretler de yine daha yavaş eskiyerek değişim gerektirmiyor, ki bu özellikler artık daha ucuz gitarlarda da bulunmaya başladı. Kötü manyetik ve kötü ses özellikle insanı çok bezdirir, bir de ucuz tremolo dünyanın en kötü şeyidir. Hem akor kaçırır hem ucuz yumuşak metalden hızlıca erir gider sonra bloklatmakla uğraşırsınız. Ben en çok tremolo olsun ama geri gitmesin taraftarıyım, böylece akor değiştirmek de daha kolay olur ama gerektiği yerde divebomb falan da yapılabilir. Ibanez az ve charvel bu segmentte ikinci elleri güzel. Kitli tremolo kullanmıyorsanız tabi üst eşik kalitesi ve locking tuner da önemli zira ufak oynamalar bile akoru kaçırabilir. Ucuz gitarlarda en çok insanı bezdiren bu tarz akor sorunlarıdır.
 
ilk gitarın olacaksa çok pahalıya kaçmadan ton varyasyonlarını öğrenebileceğin, fretleri hunharca aşındırabileceğin, klavyesinde rahat süzülebileceğin, elektro gitara geçtim hissi veren bir gitar almalısın. Yani; HSS veya HSH dizilim (tercihen push-pull), sabit tremolo (floyd rose başta zor olacaktır inan bana), strat veya modern strat gövde, neck-thru (yekpare) veya set neck sap bağlantısı, maun veya ıhlamur gövde seçmeni tercih ederim. tüm bu seçimlere yakın seçeceğin her şey her tonu elde etmen, klavyeye kaimiyetini arttırman ve gitarı öğrenmende anahtar noktaları kolayca geçmeni sağlayacaktır. özellikle de eline en rahat gelen sapı profilini en son deneyerek görmelisin, rahatlık açısından D shape profiller en iyi başlangıç sayılabilir.
 
ilk gitarın olacaksa çok pahalıya kaçmadan ton varyasyonlarını öğrenebileceğin, fretleri hunharca aşındırabileceğin, klavyesinde rahat süzülebileceğin, elektro gitara geçtim hissi veren bir gitar almalısın. Yani; HSS veya HSH dizilim (tercihen push-pull), sabit tremolo (floyd rose başta zor olacaktır inan bana), strat veya modern strat gövde, neck-thru (yekpare) veya set neck sap bağlantısı, maun veya ıhlamur gövde seçmeni tercih ederim. tüm bu seçimlere yakın seçeceğin her şey her tonu elde etmen, klavyeye kaimiyetini arttırman ve gitarı öğrenmende anahtar noktaları kolayca geçmeni sağlayacaktır. özellikle de eline en rahat gelen sapı profilini en son deneyerek görmelisin, rahatlık açısından D shape profiller en iyi başlangıç sayılabilir.
Bolt on olmaması için çok makul bir sebep var mı pek yok gibi.
 

Geri
Üst