Her gitarın özel olması.

Terminolojiyi katletmişsin. Bence bu tür beyanlarda bulunmadan önce en azından lisans düzeyinde temel fizik öğrenmelisin.
Çok haklısın :)
Bilmediğim halde ben bile bilmediğim şeylere kanser oldum kendimce. 2 hafta kadar önce çok detaylı araştırmalar yapmak istemiştim öğretmenlerin yanına gittim ama daha çok test vb. Sorular yoksa gelme dediler. Üniversite önünde büyüklere sorular sordum nasıl bu konuda bilgi alabilirim, kimlere danisirim yüzüme bakmadılar. İnternetten mekatronik mühendisi insanlara yazdım muhtemelen zamanları olmadı. Ben de karacahil konular açarak yanlışım varsa öğrenirim umuduyla paylaşım yapıyorum. İnternetten bir şeyleri görsem de neyi ne yazarak araştıracağım konusunda bilgim yok. Beyan değil aslında benim yaptığım, beyan edilen şeyleri araştırdım sadece. Parmak izi konusunda sadece gerçi onu bile yabancı bir video da görmüştüm elimde sözlük ile çevirdim. Aslında hiçbiri benim beyanım değil :) Evde ne nasıl çalışır diye televizyonu söküp devre elemanlarına bakmış bunları araştırmıştım. Yapabildiğim en detaylı sesin iletilmesi konusunda araştırma bu oldu. Daha paylaşım yapmamam daha doğru sanırım. Teşekkürler.
Vaktin olursa yanlış kısımları yazarmısın not defterine geçmem için?
(Terim bilgim çok zayıf ama konu açmadan önce her noktasını elimden geldiğince emin olarak araştırdım. )
 
Son düzenleme:
Beyan, çıkarım, analiz, izlenim, yürütülen fikir, adına ne dersen de, bir önemi yok.

İşin mutfağına girmek istiyorsan videolardan forumlardan bir şey öğrenemezsin zaten. Anca 'for dummies' ayarında yüzeysel bilgi edinebilirsin.

Önce Calculus ve Newton mekaniği öğrenmen gerekiyor. Bildiğimiz F=ma'dan başlayarak. Sonrasında elektrostatik, sonrasında da elektromanyetik teori öğrenmen gerekiyor. Young & Freedman - Üniversite Fiziği, Serway - Fizik, Pollack & Stump - Elektromanyetik Teori benim aklıma ilk gelen Türkçe kaynaklar. İngilizcen olsaydı daha fazla kaynak önerebilirdim ancak şu noktada pek faydası olmayacaktır. Bu konulara vakıf olduğunda gitar manyetiklerinin çalışma prensibini de öğrenmiş olacaksın. (İpucu: hiç de senin düşündüğün gibi değil.)

Frekans Hz. Olarak ölçülür, sesin yaptığı bir dalga boyunun birim zamanda hızı olarak algılanır, bu sesin inceliği ile kalınlığının belirlenmesini sağlar.
Birim zamanda hız nedir allah aşkına? m/s^2 yapar ki o da ivmeye karşılık gelir. Dalga boyunun ivmesi = frekans? Çok yanlış bir tanım.

Bu frekansa oranla da elektronlar meydana geliyordu.
Elektron nasıl meydana gelir?

Bunlar ise amplide bobine gittiğinde manyetik alan oluşturuyor, bu alan içinde etkilenen manyetik cisimin hareketine sebebiyet veriyordu.
Manyetik alan zaten var, Maxwell mezarında ters döndü :) Elektromanyetik teori ve Maxwell denklemlerini öğrendiğinde biraz daha net göreceksin ne olup bittiğini.

Dikey dalgalar her ne kadar aynı olsa da bu dikey dalgaların üzerinde ki yatay dalgalanmalar sesin karakterini belirliyor.
'Tını'dan bahsetmeye çalışmışsın (timbre) ama kullandığın terminoloji çok kötü. Anahtar kelimeler: waveform, superposition


Ağaçlar sese karşı nasıl bir reaksiyon gösterir ise tel bundan etkileniyor, tel en başında manyetiklerin içinde değil, manyetik alandan etkilenip karakter kazanıyor. Sonrasında sadece gitarın akustik olarak aldığı bu ses manyetikte elektron oluşumuna sebep oluyor, bu elektronlar ise frekans ve karakterince ortaya çıkıyordu.
...

Ayıklasam daha çok çıkar ancak dediğim gibi, bu konular hakkında detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsan yabancı dil ve en azından lisans düzeyinde fizik bilgisi şart. Bunları da videolardan ve forumlardan elde etmen çok zor. İlgini ve merakını takdir ediyorum.



Kolay gelsin.
 
Beyan, çıkarım, analiz, izlenim, yürütülen fikir, adına ne dersen de, bir önemi yok.

İşin mutfağına girmek istiyorsan videolardan forumlardan bir şey öğrenemezsin zaten. Anca 'for dummies' ayarında yüzeysel bilgi edinebilirsin.

Önce Calculus ve Newton mekaniği öğrenmen gerekiyor. Bildiğimiz F=ma'dan başlayarak. Sonrasında elektrostatik, sonrasında da elektromanyetik teori öğrenmen gerekiyor. Young & Freedman - Üniversite Fiziği, Serway - Fizik, Pollack & Stump - Elektromanyetik Teori benim aklıma ilk gelen Türkçe kaynaklar. İngilizcen olsaydı daha fazla kaynak önerebilirdim ancak şu noktada pek faydası olmayacaktır. Bu konulara vakıf olduğunda gitar manyetiklerinin çalışma prensibini de öğrenmiş olacaksın. (İpucu: hiç de senin düşündüğün gibi değil.)



Birim zamanda hız nedir allah aşkına? m/s^2 yapar ki o da ivmeye karşılık gelir. Dalga boyunun ivmesi = frekans? Çok yanlış bir tanım.



Elektron nasıl meydana gelir?



Manyetik alan zaten var, Maxwell mezarında ters döndü :) Elektromanyetik teori ve Maxwell denklemlerini öğrendiğinde biraz daha net göreceksin ne olup bittiğini.



'Tını'dan bahsetmeye çalışmışsın (timbre) ama kullandığın terminoloji çok kötü. Anahtar kelimeler: waveform, superposition




...

Ayıklasam daha çok çıkar ancak dediğim gibi, bu konular hakkında detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsan yabancı dil ve en azından lisans düzeyinde fizik bilgisi şart. Bunları da videolardan ve forumlardan elde etmen çok zor. İlgini ve merakını takdir ediyorum.



Kolay gelsin.
Aradığım şey buydu teşekkürler. Türkçe kaynaklar çok yüzeysel olunca elime sözlük alıp birim zamanda hız diye çevirmiştim gerçekten doğru ile yanlışı ayırt edebilecek kaynağım yok.
 
Çok haklısın :)
Bilmediğim halde ben bile bilmediğim şeylere kanser oldum kendimce. 2 hafta kadar önce çok detaylı araştırmalar yapmak istemiştim öğretmenlerin yanına gittim ama daha çok test vb. Sorular yoksa gelme dediler. Üniversite önünde büyüklere sorular sordum nasıl bu konuda bilgi alabilirim, kimlere danisirim yüzüme bakmadılar. İnternetten mekatronik mühendisi insanlara yazdım muhtemelen zamanları olmadı. Ben de karacahil konular açarak yanlışım varsa öğrenirim umuduyla paylaşım yapıyorum. İnternetten bir şeyleri görsem de neyi ne yazarak araştıracağım konusunda bilgim yok. Beyan değil aslında benim yaptığım, beyan edilen şeyleri araştırdım sadece. Parmak izi konusunda sadece gerçi onu bile yabancı bir video da görmüştüm elimde sözlük ile çevirdim. Aslında hiçbiri benim beyanım değil :) Evde ne nasıl çalışır diye televizyonu söküp devre elemanlarına bakmış bunları araştırmıştım. Yapabildiğim en detaylı sesin iletilmesi konusunda araştırma bu oldu. Daha paylaşım yapmamam daha doğru sanırım. Teşekkürler.
Vaktin olursa yanlış kısımları yazarmısın not defterine geçmem için?
(Terim bilgim çok zayıf ama konu açmadan önce her noktasını elimden geldiğince emin olarak araştırdım. )
Samed, ben de kendi uzmanlık alanım doğrultusunda bir şey önereceğim.
Bilim, olgular/veriler (facts; Türkçe'de bazen "gerçekler" diyoruz ama bu kafa karıştırıyor...) ile ilgilenir.
Olgu ya da veriye anlam yüklediğimiz her noktada, işin içine son derece karmaşık bir varlık olarak İNSAN girer. Kırmızı ışığın dalga boyu veya la sesinin frekansı, bilimsel veridir.
Ama bizim bunlara yüklediğimiz değer/anlam, öncelikle felsefenin konusudur. Bunlara ek olarak psikolojinin, sosyolojinin ve başka beşeri bilimlerin de konusudur.
Bunu anlamayan kişiler (bilim insanları da buna dahildir...) sürekli hata yaparlar. Olgulara değer yüklerler, ama bunlardan halen objektifmiş gibi bahsetmeye devam ederler.
Bir biyokimya profesörü mesela, elektron = hayat demişti. Berbat ve eksik bir tanımlama, çünkü hayat biyofizik düzleminde bir olgudan ibaret değil. Hayat bundan çok daha karmaşık bir şey. Belki "canlılık" diyebilirdi, ama bu bile işleri tam çözmüyor.
Buradan varacağım nokta şu: Müzik, fizikten ya da nörofizyolojiden ibaret DEĞİLDİR. Müzik, bizim seslere "anlam verme biçimimiz"le ilgilidir. Bu anlamın üretiliş biçimi her şeyden önce insanla ilgili olduğu için, müziğin içeriğini sadece akustik prensipleri ile açıklamamız mümkün değildir. Bu nedenle müziğe kafa yormak, kaçınılmaz olarak kendine kafa yormaktır (Bkz: Felsefe !). Fizik bilimi sana hangi sesleri sevdiğini belki söyleyebilir, ama NEDEN sevdiğini söyleyemez:)
 
Samed, ben de kendi uzmanlık alanım doğrultusunda bir şey önereceğim.
Bilim, olgular/veriler (facts; Türkçe'de bazen "gerçekler" diyoruz ama bu kafa karıştırıyor...) ile ilgilenir.
Olgu ya da veriye anlam yüklediğimiz her noktada, işin içine son derece karmaşık bir varlık olarak İNSAN girer. Kırmızı ışığın dalga boyu veya la sesinin frekansı, bilimsel veridir.
Ama bizim bunlara yüklediğimiz değer/anlam, öncelikle felsefenin konusudur. Bunlara ek olarak psikolojinin, sosyolojinin ve başka beşeri bilimlerin de konusudur.
Bunu anlamayan kişiler (bilim insanları da buna dahildir...) sürekli hata yaparlar. Olgulara değer yüklerler, ama bunlardan halen objektifmiş gibi bahsetmeye devam ederler.
Bir biyokimya profesörü mesela, elektron = hayat demişti. Berbat ve eksik bir tanımlama, çünkü hayat biyofizik düzleminde bir olgudan ibaret değil. Hayat bundan çok daha karmaşık bir şey. Belki "canlılık" diyebilirdi, ama bu bile işleri tam çözmüyor.
Buradan varacağım nokta şu: Müzik, fizikten ya da nörofizyolojiden ibaret DEĞİLDİR. Müzik, bizim seslere "anlam verme biçimimiz"le ilgilidir. Bu anlamın üretiliş biçimi her şeyden önce insanla ilgili olduğu için, müziğin içeriğini sadece akustik prensipleri ile açıklamamız mümkün değildir. Bu nedenle müziğe kafa yormak, kaçınılmaz olarak kendine kafa yormaktır (Bkz: Felsefe !). Fizik bilimi sana hangi sesleri sevdiğini belki söyleyebilir, ama NEDEN sevdiğini söyleyemez:)
:) Neden sevdiğimi söyleyemez kısmı hiç aklıma gelmemişti abi böyle düşünmedim hiç. Çok güzel yazmışsın abi ne diyeceğimi bilemedim ...
 
Üst