Cort için Prs satmak

Merhabalar iyi forumlar.Arkadaşlar elimde Prs Se Tremonti var eski seri wraparound olanlardan.Tonundan işçiliğinden görüntüsünden çok memnunum.Ama Cort Cr Custom Modeli çok ilgimi çekiyor.Prs satıp Cort alınır mı sizce ?
 
1 ay sonra oturur ağlarsın 🙂 Burguları kilitliyle, wraparoundu da yeni modellerdeki gibi saddleları ayarlanan bir modelle değiştir yoluna devam et bence. Gibson, Edwards, Esp, Heritage desen durum değişirdi de Cort için Prs Se satılmaz bence.
 
Merhabalar iyi forumlar.Arkadaşlar elimde Prs Se Tremonti var eski seri wraparound olanlardan.Tonundan işçiliğinden görüntüsünden çok memnunum.Ama Cort Cr Custom Modeli çok ilgimi çekiyor.Prs satıp Cort alınır mı sizce ?
Çok güzel başlık. Kendi hesabıma çok önemli buluyorum.
Markaların hiç bir önemi yok. Önemli olan şeyi kendi deneyimim üzerinden aşağıda yazdım:

Benim çalmadığım, bir türlü ısınamadığım bir butik gitarım vardı. Takasladım. Kağıt üzerinde daha düşük bir model ile takasladım. Sonra elime geçen o gitarı da (tabii ki çok daha kolay şekilde...) sattım. Bir an bile pişman olmadım. Çünkü o gitarı zaten ÇALMIYORDUM. Markasına ve özelliklerine tav olarak almıştım. Harika gitar kağıt üzerinde. Ama sap profilindeki bir tür kendine haslık, gövde boyasındaki bir yapaylık, tonunda bir kulak tırmalama filan derken.... Ne yaptıysam olmadı. Yıldızımız barışmadı.

EĞER şu anki gitarınızdan memnunsanız, bunu başka bir model için satmak risktir. Marka anlamlı değil, daha iyi bir gitar için BİLE risktir.
"Gitar" dediğiniz şeyin kendine has bir "mojo"su var. O hava olmayınca, tek başına marka önemli değil. Sattığım eski bir Kore Cort G270 gitarım vardı, o gitarı bazen sattığıma pişman oluyorum. Çünkü gitarda o "mojo" vardı. Yerine Music Man ikinci el aldım. Müthiş gitar. Ama o büyüsü yoktu bir şekilde....

Şu anki gitarınızdan memnunsanız, daha iyi bir gitar için bile satmayın. Bahsettiğiniz gitarı deneyip, ihtiyacınıza daha iyi karşılık verdiğine emin olursanız satın.
Aksi takdirde hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Ne istediğinizden emin değilseniz, her türlü alış-veriş bir tür kumardır ve kaybetme riskiniz daha yüksektir.

Son bir not: Bir gitarı benimsemek için çok çalmak lazım. Amatör-hobici diyebileceğimiz pek çok müzisyen, gitarını o kadar çok çalamıyor, üstüne de gidip başka gitarlar alıyor. Bir bakmışsın evde gitarlar birikiyor, ama hiç biri yeterince çalınmıyor. Bu hataya düşmemek lazım. Bir tane, hadi bilemediniz iki tane gitarınız olsun, ama bol bol çalın. Ve eğer sorun motivasyonsa, bunun için önce gitarı değiştirmeyin.
 
Ne abarttınız yahu
Sanki core serisi prs
Git bak dene!
Cortun custom serileri ve masterpiece serileri bence gayet güzel
Herşeyde ezber konuşmamak lazım bence
Her iki gitara sahip olana lafım yok orası ayrı ama eline 2 kere alıp bundan bi cacık olmaz demekte olmaz yani
 
Bende Cort X-Custom var. Başta sırf ucuz diye almıştım, 1500 TL falandı. Ama şu an @barrios un dediği gibi o mojoyu hissetmeye başladım galiba, daha üst segment gitarlardan bile kat kat fazla keyif alarak çalıyorum. Köprü manyetiğini değiştirmemin etkisi var tabi bunda. Uzun lafın kısası Cort Custom serilerini severiz, dinleriz. Bu arada Tremonti de çok güzel gitar bence, en yakın arkadaşıma aldırmıştım on sene önce, hala kullanıyor. Ben de o gitarı benim Kore Epi'den daha çok beğeniyorum.
 
Bende Cort CR300 vardı. Manyetikleri dışında aynı gitarlar mi bilmiyorum ama ağaçları aynıysa palaquim gövde ağacı gerçek maun degil onu belirteyim. Bunun dışında klavye ağacı, jatoba galiba, kizilimsi tonda ve rosewooddan acik bir renk. Gövdesi klasik les paul kalınlığından ince. Bunlarin dışında asıl iş olan ton, çalım konforu ve işçiliğe gelirsek; oncelikle işçiliği gayet iyiydi ve bir luthier elinden geçtikten sonra (fret ayari dahil) sahip olduğum en konforlu gitarlardan bir oldu. Neredesyse 1 mm'den dusuk tel yüksekliği ve her perdede net pürüzsüz çalım, ince ve dar sap en sevdigim sap özellikleridir. Akort pek kaçırmıyordu ama öyle kusursuz diyemem. Sustain, rezonansta hersey guzeldi ancak les paullerde beklediğimiz güçlü ve tok bas frekans eksikti. Buna karşın EMG retro55 olsa gerek, manyetiklerin de yardımıyla inanılmaz güzel ve vintage mid frekansları vardi. Tipik vintage les paul tadında. Ikinci elde alınabilecek en iyi fiyat/performans les paul tipi gitarlardan biridir bence. Haliyle custom modelinden saglam manyetiklerle yine tonu güzeldir. Benim satma sebebim denemek istediğim bir gitari almak içindi. Cort markasi ikinci elde değeri düşük olan marka, o yüzden Epi les paul standard plus top'a göre uygun fiyatlı bulunursa gayet tercih edilir.

PRS'nin o modelini bilmediğimden yorum yapamam ama eger SE custom 22 - 24 ayarında ise ben olsam gitarımı elimde tutar, manyetiklerini değiştirirdim zira ozellikle son seri PRS SE custom'lar her türlü övgüyü hak ediyor (manyetikleri dışında ki o da tumuyle benim kendi zevkime gore).
 
Cort'ları sevelim ve koruyalım 🙂
Fiyat performans oranı harika olduğu için 3 tane Cort X-TH aldım bu zamana kadar.
Biri elimden çıktı. Diğeri proje gitarı durumunda, öteki ise stok haliyle duruyor.
Maun gövde, neck through konstrüksiyon, stok emg 81-85, rosewood klavye, rahat ve ince bir sap profili vs.

X Custom serisi de güzeldir. X-TH'ı almadan önce bir ara X Custom HT'ye takılmıştı aklım.
Şimdi ise X-500 gibi gitarlar var X-TH yerine ürettikleri. Onları denemedim ama kötü olacağını sanmıyorum.

Gitarla duygusal bağ olayı ayrı bir şey. Ben X-TH'a zor alıştım ama bağımlılık yaptı şu an. 10.000 dolarlık gitarı daha çok seveceğim diye bir kaide yok. Gitar işi de sevgili işi gibi sanki 🙂 Kağıt üzerinde daha iyi olan biri yerine gönül başka birine kayabiliyor 🙂
 
Bence marka olayına takılmadan @barrios'un dediği gibi uyum sağladığınız bir gitarı her türlü şartta daha üst model dahi olsa değiştirmek hep risk barındırır. Ben yakın zamanda pratik için rg370 almıştım. Daha önce elimden geçtiği için biraz hatırlıyordum ama elimin içinde kaybolacağı kadar ince saplı ve kalın ağır gövdeli olduğunu hatırlamıyordum. İlk başlarda aldığıma pişman olsam da birkaç hafta içinde şaşırtıcı şekilde çok rahat hissettirmeye başladı.Başlangıçta pratik için aldığım gitar şuan ana gitarım haline geldi. Benim yaptığım olay tamamen kumardı. Her gitar alma işlemi de bir nevi zar atmaktır. Kağıt üstünde kötü gözüken gitar (rg370) benim için daha iyi denebilecek gitardan (schecter blackjack) daha rahat ve kullanışlı oldu.Önyargılı yaklaşmadan her türlü gitarı, markayı denerseniz size uygun gitarı bulmanız aynı oranda kolaylaşacaktır.
 
Ya sonuçta üstündeki iki sabit (ya da biri yarı sabit) nokta arasında tel gerilmiş keresteden bahsediyoruz. YOLO. Al, sat. Paşa gönlün ne istiyorsa onu çal kardeşim.
 
Cort'ları sevelim ve koruyalım 🙂
Fiyat performans oranı harika olduğu için 3 tane Cort X-TH aldım bu zamana kadar.
Biri elimden çıktı. Diğeri proje gitarı durumunda, öteki ise stok haliyle duruyor.
Maun gövde, neck through konstrüksiyon, stok emg 81-85, rosewood klavye, rahat ve ince bir sap profili vs.

X Custom serisi de güzeldir. X-TH'ı almadan önce bir ara X Custom HT'ye takılmıştı aklım.
Şimdi ise X-500 gibi gitarlar var X-TH yerine ürettikleri. Onları denemedim ama kötü olacağını sanmıyorum.

Gitarla duygusal bağ olayı ayrı bir şey. Ben X-TH'a zor alıştım ama bağımlılık yaptı şu an. 10.000 dolarlık gitarı daha çok seveceğim diye bir kaide yok. Gitar işi de sevgili işi gibi sanki 🙂 Kağıt üzerinde daha iyi olan biri yerine gönül başka birine kayabiliyor 🙂
Yalnız yeni G serisi Cortlar pek tat vermiyor. G260 DX mi neydi, denemiştim yakınlarda. Fret işçiliği faciaydı. Aslında her şeyi faciaydı; ucuz gitar duygusu veriyordu. Aynı fiyat aralığındaki Aria Pro II çok daha iyi gelmişti. Sanırım alt segmentten uzak durmak lazım artık.
 
Ya sonuçta üstündeki iki sabit (ya da biri yarı sabit) nokta arasında tel gerilmiş keresteden bahsediyoruz. YOLO. Al, sat. Paşa gönlün ne istiyorsa onu çal kardeşim.
Alma kısmında sorun yok da satma kısmı gayet sorun bu aralar. Zaten arkadas da epey keleilpir fiyata koymazsa ne PRS'yi ne de alırsa Cort'u satmayacak 😄. O yüzden satmak için değil çalmak için almak lazım.
 
2019 yılında mydukkan dan aldığım bir Cort Cr Custom ım var. Fiyatının çok üstünde bir gitar. Fret işçiliği mükemmel. Kullanılan hardware Tonepros, Kluson, Seymour Duncan vs. Maun sap maun gövde janjanli kapak. Gelir gelmez ayar vs yapmadan vay dediğim bir gitar oldu. Tek sıkıntısı Switch idi. Aslında iyi ama bana biraz sert geldiği için Switchcraft ile değiştirdim.

Alırsın Cort olursun Lord 😉
 
Yalnız yeni G serisi Cortlar pek tat vermiyor. G260 DX mi neydi, denemiştim yakınlarda. Fret işçiliği faciaydı. Aslında her şeyi faciaydı; ucuz gitar duygusu veriyordu. Aynı fiyat aralığındaki Aria Pro II çok daha iyi gelmişti. Sanırım alt segmentten uzak durmak lazım artık.
Dogrudur, eskiden de kismen oyleydi.
X2 nin adi gofret gitara çıkmıştı. Ama Z42 (44?), M520, M600, X Custom, X 11, X-TH gibi gitarlar yavas yavas seviyeyi yukseltip tatminkar bir noktaya cikarmisti.

Ikinci elde cok para etmedikleri dogru. Acikcasi bu da gitarin kalitesinin kotu olmasindan falan degil, marka prestijinin bir Fender, Jackson vs gibi olmamasından kaynaklaniyor. Aslinda diger markalarin gitarlarinin da ayni yerde uretilip cok daha pahaliya satılması kismen de bunu yansitiyor.

Bu algi insanlara yerleşmiş durumda, ben de dahilim bu gruba kismen. Mesela proje gitarinda da headstocktaki CortX yazisini zimparalayacagim sanirim. Karar veremedim henüz. Ancak bir Jackson vs olsaydi büyük ihtimalle dokunmayi düşünmezdim. Her ne kadar aynı fiyattaki Cort ile Jackson karsilastirildiginda (istisnalar hariç) kalite olarak Cortun daha onde oldugunu bilsem de, hissiyat bu yönde.
 
Bende uzun süredir Cort ZMP-1 var, 1 seneye yakın da PRS Santana SE sahibi oldum takas sebebiyle. Hatta belki Cort'u satarım diye de düşünüyordum PRS elime geçtiğinde geçen sene.

PRS Santana SE'yi baya da kullandım. Tremolosu bence Fender'den iyi, işçiliği de fiyatına göre harika bir gitar, manyetikleri de USA olmamasına rağmen rock ve blues, jazz için falan gayet iyiydi şaşırdım açıkçası. Tremonti'de aynı manyetik var sanırım. Fakat Cort ZMP-1 daha üstün bir gitar gibi geldi bana, klavyesi ve sapı çok daha rahat. Haliyle PRS'yi sattım. Tremonti'nin sapı daha farklıdır belki Santana'dan bilemeyeceğim.

ZMP'yi sanırım hiç satmayacağım gibi, değerinden aza gider kesinlikle, yerine koyacak bir gitar bulmakta da çok zorlanırım, iyi para bayılmam gerekir. Sizde durum biraz tersi, gitarınızdan memnunsanız satmayın, ileride üzülebilirsiniz. 2.el temiz bir Cort CR Custom alıp bir süre iki gitarla takılın çok istiyorsanız ve bütçeniz varsa. PRS'lerin USA olmayanları da ilginç bir şekilde piyasada kolay satılmayan ucuza giden gitarlardan.

İnsanlardaki "algı" mantık sınırlarını zorluyor bazen. Daha bu hafta satışta olan bir gitarımı almak isterken yapım yılı eski diye neredeyse sıfır gibi duran gitarı almaktan vazgeçti yeni nesilden biri. Gitar eski olduğu için o kadar para vermek istemiyormuş. 😂 Bilgisayar parçası veya araba satıyoruz sanki. Tertemiz Cort'a eski diye para vermekten çekinip aynı paraya extrem cart curt saçma sapan markası olan rezil ama yeni bir gitar almayacaksa ben de bir şey bilmiyorum. 😂
 
Son düzenleme:
İlginç bir trend gözledim mesajlarda. Tasarımı superstrat ya da özellikle Les Paul kasa olan Cort modelleri konusunda genel bir memnuniyet var.
Ne yazık ki, ilk mesajımda bahsettiğim G270'den bu yana ben düzgün bir Strat kasa Cort'a denk gelemedim. Bunların içinde Kore malı Cort'lar da var üstelik.
 
İlginç bir trend gözledim mesajlarda. Tasarımı superstrat ya da özellikle Les Paul kasa olan Cort modelleri konusunda genel bir memnuniyet var.
Ne yazık ki, ilk mesajımda bahsettiğim G270'den bu yana ben düzgün bir Strat kasa Cort'a denk gelemedim. Bunların içinde Kore malı Cort'lar da var üstelik.
Denediginiz modeller aralarinda hangileri var bir de üretim yillari nedir eger hatirliyorsaniz ?

Benim denediklerim genelde 2012 oncesiydi sanirim. X-TH'larin sanirim ikisi de 2005 modeldi. Yeniler nasil bilmiyorum.
 
Denediginiz modeller aralarinda hangileri var bir de üretim yillari nedir eger hatirliyorsaniz ?

Benim denediklerim genelde 2012 oncesiydi sanirim. X-TH'larin sanirim ikisi de 2005 modeldi. Yeniler nasil bilmiyorum.
Benim kullandığım G serisi ve S2900 da eski üretimdi, ama pek tat vermediler.
Ama en büyük şaşkınlığım Masterpiece serisi GMP-3'tür. İkinci el buldum ve luthiere götürdüm, ama adam olmadı.
Yeni olarak (Endonezya) bir G260 denedim, berbattı.
Cort ne yazık ki kalite güvencesi açısından sorunlu bir marka bence. Bir modeli diğerini tutmayabiliyor o yüzden.
 
İlginç bir trend gözledim mesajlarda. Tasarımı superstrat ya da özellikle Les Paul kasa olan Cort modelleri konusunda genel bir memnuniyet var.
Ne yazık ki, ilk mesajımda bahsettiğim G270'den bu yana ben düzgün bir Strat kasa Cort'a denk gelemedim. Bunların içinde Kore malı Cort'lar da var üstelik.
Stratçılar, kafasında mini minnacık bi by Fender yazmıyorsa o gitarı baştan direk beğenmezler genelde. Denemeye bile gerek yoktur. Cort'un en üst modeli yerine Squier Standard falan daha yeğdir yani, kafa tasarımı ve by Fender yazısı sebebiyle. Orası çok kalıplaşmış, homojen bi grup. Superstrat çalanlar içinse çok katı kurallar yok. Sapı rahat olsun, köprüsü sağlam, sesi canlı olsun çoğu markaya bi şans verilebilir. Bu yüzden Fender ve Squier dışında her Strat tipi gitarın satılması zorlaşıyor Türkiye'de, tabi çok düşük kalitedeki alakasız markaları saymıyorum, onları alanların markayla falan pek işi olmuyor.
 
Stratçılar, kafasında mini minnacık bi by Fender yazmıyorsa o gitarı baştan direk beğenmezler genelde. Denemeye bile gerek yoktur. Cort'un en üst modeli yerine Squier Standard falan daha yeğdir yani, kafa tasarımı ve by Fender yazısı sebebiyle. Orası çok kalıplaşmış, homojen bi grup. Superstrat çalanlar içinse çok katı kurallar yok. Sapı rahat olsun, köprüsü sağlam, sesi canlı olsun çoğu markaya bi şans verilebilir. Bu yüzden Fender ve Squier dışında her Strat tipi gitarın satılması zorlaşıyor Türkiye'de, tabi çok düşük kalitedeki alakasız markaları saymıyorum, onları alanların markayla falan pek işi olmuyor.
Evet, ne yazık ki genel olarak Strat tayfasında öyle bir durum var.
Benim yıldızım Fender ile barışmadı. Strat seven ama Fender'i pek sevmeyen bir adamım🙂 O yüzden kendimi biraz istisna görüyorum.

Elimden geçen Cort modellerini söyle bir düşündüm bu bahane ile...

İki tane Cort Viva Gold almışım. İlki 2000 yılında filandır. Kore malı; artık o gitarlar bulunmuyor. Ibanez S kasalar gibi incecik bir gövdesi vardı. Kusursuz perde işçiliği vardı gitarın. Sersem bir arkadaş boynundan düşürdü gitarı; bir daha iflah olmadı. Yıllar sonra gidip bir tane Endonezya Cort Viva aldım. Gövde çok daha etli filan. Tuşe berbattı. Abanoz tuşe yaptırdım gitara, ı-ıh. Yine olmadı. Aynı nehirde iki kere yıkanılmıyor.

Bir tane eski M800 geçmişti elimden, Kore malı, Önder Focan'ın eski gitarıymış. Çok ağırdır ama iyi gitardı. Daha sonra forumdan Dragonchaser'a sattım, o da akort bulgularını yenileyip satmıştı sonra. M800 de malum, bir tür double cutaway Les Paul kasa (PRS...) sayılır.

Şöyle bir patern var sanki: Kore malı Les Paul veya Superstrat kasa Cort iyi bir yatırım.
Ama Strat kasalara daha temkinli yaklaşmak lazım. İkinci elde bulduğum hiç bir G serisi Cort, Kore malı da olsa, ne yazık ki iyi yaşlanmamıştı. Akla malzeme kalitesi geliyor tabii...
 

Geri
Üst