Ötenazi

'Forum Meydanı' forumunda Oceanides tarafından 21 Şubat 2006 tarihinde açılan konu

  1. Olumcul hastaliga sahip bir insan, her turlu care denendigi halde hic bir iyilesme umuduna sahip degilse, surekli aci cekiyorsa ona otenazi hakki sunulmalimidir?

    Bazi Avrupa ulkelerinde ve Amerika da bu ve baska sartlar altinda insanlara otenazi hakki veriliyor. Bu ne de olmasa o insanin hayati ve bilinci yerindeyse ya da yerindeyken bu hakkini kullanmak istemisse otenazi uygulaniyor.

    Turkiye de uygulaniyor mu bilmiyorum ama dunya genelinde tum ulkelerde bu bir yasa haline gelmelimidir sizce? Yani hayatini sonlandirmak o insanin kendi kararidir elbette ama otenazi ve intihar arasinda (eylem farki haric) ince bir cizgi var mi?

    Olumcul bile olsa hastaliginin acisina dayanamayan, umudunu yitiren herkes otenazi hakkini kullanirsa ne olur?
     
  2. Çok karışık ve daha önce üzerine kafa yorduğum ve nacizane araştırdığım bir konudur benim için ötenazi. (Euthanasia, Grekçe iyi ölüm anlamına gelir)

    Kabul edilen iki çeşit uygulama tanımı var bildiğim kadarıyla. Pasif ötenazi- aktif ötenazi. Pasif ötenazide doktor hastanın öleceğini bilir ve herhangi bir müdahelede bulunmadan ölmesine salık verir. Aktif ötenazide ise hastanın rızasıyla doktor bir takım ilaç- araç- gereç kullanarak bilinçli olarak hastanın ölmesine sebep olur. Türkiye'de aktif pasif demeden kesinlikle karşı çıkılan ve kabul görmeyen bir yöntem.

    Teoride düşünüldüğünde iyi olamayacak bir hastanın hayatına son verme kararı kendisine aittir. Daha doğrusu ortada bir rahatsızlık olması da önemli değil her kişi kendi hayatını sonlandırabilir. Çok hastadır ve artık bu şekilde acı çekerek yaşamak istemiyordur ya da turp gibidir ama daha fazla yaşamak istemiyordur. İntihar ile ötenazi arasındaki ince sınır nedir? Hangi hastalıklarda ötenazi etik hale gelir? Bu hastalıklar hangi kriterlere göre belirlenir, yaşam süresi olarak yıl mı baz alınır, acı çekme seviyesi mi baz alınır? Hastalığın ciddiyeti kime göre neye göre belirlenir? Hastalık her bünyede aynı etkiyi mi gösterir? Ya da tedavisi şu an mümkün olmayan hastalıkların çaresini bulma umutlarını ve çalışmalarını unutmak mı gerekir?

    Pratikte uygulanabilirliği sanırım çok da uygun değil. Ötenazi kimilerine göre intiharı, araya tıbbi geçerlilikleri sokarak, yasallaştırmaktır. Aslında uzun uzadıya düşününce haklı tarafları da yok değil bu düşüncenin. Her insan konu kendi hayatı bile olsa ötenazi hakkı verilmişse hayatının en az 1 döneminde bile bunu hiç düşünmeden harcayabilir. "E harcarsa harcasın kime ne herkesin kendi hayatı" da denebilir ancak bunu yasal hale getirmek umudunu kaybeden herkese "sıkma canını hayatına son veririz olur biter" demek gibi geliyor bana.

    Kişinin kendi özlük haklarını düşününce herkes kendinden sorumludur evet ama bu tip bir özgürlük amacının dışına çıkar bence. Konu kişinin kendi hayatıdır dolayısıyla amacın dışına çıkmaz kimse durduk yere ölmek istemez gibi bir düşünce, mantıklı, aklı selim zamanlarda geçerli olan düşüncedir. Hayat her zaman o kadar yolunda gitmediği gibi insanlar da hayatın her anında aynı ruh halinde ve aklı selim olmayabilir. Özellikle de hastaysa ve bu yüzden fiziksel ya da ruhsal olarak acı çekiyorsa... Kaza yaptınız bacağınız kırıldı alçıyla yatıyorsunuz acı çekiyorsunuz bunun gibi geçici rahatsızlıklardan bahsetmiyorum.
    Ömür boyu süren hastalığı olan kişilerin gün içinde bile ruh halleri değişir, bunu kabullenmeleri çok uzun süre alabilir, acı çektiğinde bunun bütün hayatı boyunca süreceğini düşünüp daha da depresif hale gelebilir.
    Ben bile bugün bu yazıyı yazarken bu düşüncedeyken, yarın aynı başlığa ötenazi yasallaştırılmalıdır da yazabilirim.

    Ötenazi tehlikelidir, karar vermek bile tehlikelidir zira geri dönüşü yoktur.
     
  3. Türkiye ve Hastanelerimiz söz konusu olduğunda ötenaziyi aratmayacak tahliller,teşhisler,kemoterapiler vb. var.Burda o kadar bilinçli hasta veya doktor yada hasta doktor ilişkisi az da olsa olduğunu varsaymak için bile fazlasıyla iyimserliğe ihtiyaç var.

    Ötenaziyi doğru bulmuyorum.Hastanın hasta olma durumu kendi hakkında böyle bir karar vermesine engeldir.Ergenlik intiharlarına benzer bu.Tabi kişiden kişiye ve kesin ölüm varsa durum değişebilir.
     
  4. Evet bana da öyle geliyor..Biraz kolaycılığa yönelmek gibi sanki..Böyle bir yasanın uygulanması değil de asıl sorun bunun denetlenebilmesi..Tamamen felçli birinin bunu talep ettiğini ve kabul edildiğini varsayarsak, bu haberi gören diğer bir felçli de kendi yaşamını sorgulamaya gidecektir.Ben neden yaşıyorum o zaman gibi sorgularla etrafımız noksanlıklarıyla mücadele etmye çalışan yaşamın biyerlerinde tutunmaya çalışan insanlar yerine, benim için ve aileme yük olmamak için ölmek daha iyi diyenlerle dolaya başlıcak..Bir de ne taraftan baktığınızla alakalı örneğin ben İçimdeki deniz adlı filmi izlerken bile tam olarak evet öyle bir hayattansa ölmek daha iyidir diyememiştim...

    İşin kişisel özgürlükler bölümüne gelince.Biz bu konuyu derslerde çok tartışıyorduk ve ben de evet uygulanmalı herkes yaşama ve yaşamama hakkına sahiptir diyenlerin başında yer alıyordum..Genel düşünüldüğünde bu böyle belki ama sanki yaşama hakkımızı çok iyi kullanmayı becerebiliyoruzda, yaşamama hakkımızı aramaya yöneliyoruz demeye başlıyor insan yıllar geçince...

    Yani aslında o kadar boşlukta kalan bir konu ki, ne tam evet uygulanmalı denilebiliyor nede tam heyır uygulanmamalı..Ama şunu çok net söyleyebilirmki Türkiyede uygulanmamalı...
     
  5. Hasta istiyorsa neden olmasın? Mesela ben istiyorum. Acı çekmekten kötü değil ya?

    Yönetici Uyarısı: Mesajınız düzeltilmiştir. Kasıtlı olarak Türkçe'yi yanlış kullanmayınız. Lütfen Forum Kurallarını okuyunuz.
     
  6. bencede kullanılmali....hiç bi caren yok ne olursa olsun ölüceksin ve acı cekiyosan olmali...acı cekerek 5-6 gün yasamanın eziyetten bi farki yok...
     
  7. insanların yaşamk gibi ölme hakları da vardır..kimin hayatını kime bağışlıyor günümüz ahlakı... kişi yaşamak istemiyorsa yaşamaz...yaşamın kutsallığı, dinlerden gelir, başka birşeyden değil... bu yüzden intihar, ötenazi vb şeylere pek de iyi bakılmaz..

    hastalık konusuna gelince...bizim toplumumuzda ne vardır : "çıkmdık candan ümit kesilmez".. ben geçen yaz yoğun bakımda , sol akciğerimin yarısı alınmış, solunum yaparken deli ağrılar içinde, ameliyattan yeni çıkmışım, derdim büyük...çektiğim acı çok kötüydü.şimdi, bu acıları hergün yaşamak zorunda kalan biri için "çıkmadık candan ümit kesilmez" demek bencilliktir..hatta hasta olan kişiye HAKARETİR.. "ben seni sallamıyorum.acıların umurumda değil; ben senin nefes alışına bakarım" demektir...
     
  8. Gutemensch "hastanin hasta olma durumu kendi hakkinda boyle bir karar vermesine engeldir" demis ama bunu dogru bulmuyorum cunku bu hastaligin ne olduguna bagli.

    Her hastalik insanin akli durumunu mantikli bir sekilde kullanamayacak hale getirir diye birsey yoktur. Akli, bilinci yerinde olan ama fiziksel bir hastalik yuzunden cok aci ceken insanlar var, careleri olmayan ve gercekten artik olmek isteyen. Bu karar bu durumda o hastanin verebilecegi bir karardir bence ve onun iradesine birakilmalidir.

    futurist de "Turkiye'de aktif pasif demeden karsi cikilan ve kabul gormeyen bir yontem" demis ama ben bir kac yerde bunun boyle olmadigini okudum.

    Mesela soyle, hastanin durumu olumcul, ve Turkiye sartalrinda yapilabilecek bisey yok ve ailenin de bunu baska turlu karsilayacak maddi gucu yok ve hastasinin evinde olmesini istiyor. Dolayisiyla hasta hastaneden alinip eve getiriliyor ve hastanede gorecegi son tedavileri de almiyor. Doktor bunun bilincinde olmasina ragmen yapabilecegi birsey yok ve bunun olmasina goz yumuyor, ki bu da bilincsizce bile yapilsa bir yerde Pasif-Otenazidir.

    Boyle bir durumda o hasta belki de evinde 3 ay daha aci icinde kivranarak oluyor. Bence boyle birsey olmasindansa otenazi'nin yasallasmasi gerekir.


    Hollanda ve Belcika'da bunu bazi sartlarla yasallastirmislar. Belirli bir yas siniri var ve hastaligin derecesi, olumcullugu ve hastanin bunu mahkeme karari ile istemesi gerceklesmesi icin yeterli oluyor. Hatta hasta kendi adina karar verebilecek durumda degilse ailesinden birinin verdigi kararla bile gerceklestirilebiliyor futurist'in de dedigi gibi aktif veya pasif bir sekilde.
     
  9. Kişinin kendi hayatıdır karışılamaz diye düşünüyorum.Ayrıca kanser hastaları uyuşturucu alıyorlar acılarını hissetmemek için.ölmeleri daha iyidir.
     
  10. Bencede ötenazi sistemi çok mantıklı çünkü hasta gerçekten kurtarılamıyacaksa ve acı çekecekse ötenazi uygulama hakkı verilmeli.bencede yasallaşsın.Çünkü oceanides'in dediği gibi doktorun hastayı eve göndermesi ve orda belli bir süre içinde acı içinde ölümüde bi şekilde ötenazidir
    Çok acı şeyler ya abicim düşününce bile fena oldum :?
     
  11. ruhsal acı veya fiziksel acı..? her ikisindede kişi acıya dayanamayıp ölmeyi isterse buna intihar denir..
    ötenazi, Allah inancı olan birisi için saçmadır.. Din açısından uygun bir davranış değildir.. Ve Türkiye'de kabul görmeside bu açıdan bakılacak olursa imkansızdır.. ki olmasında ötenazi.. acı ne çeşit olursa olsun sonunda ölüm bile olsa dermanı bile olmasada Allah tarafından verilir.. Ve katlanıp katlanmamak sizin elinizdedir..
     
  12. Evet katlanip katlanmamak bizim elimizde oldugu gibi hayatimizla ilgili ne yapacagimiz da bizim elimizdedir. Intihar etmek de o insanin kendi kararidir zaten, kimse kimseyi intihar etmeye zorlayamaz.

    Dinlere gore yanlis olabilir, ama dunyadaki herkes hayatini dinlere gore yasamiyor ve yasamak zorunda da degil. Inancli insanlar yapmasin o zaman, hastaliktan kivranip aci ceksin, etrafindakilere aci cektirsin.

    Ama inanmayan insanlar adina boyle bir karar verilemez. Bu bir secimdir zaten. Herkes uygulayacak diye bir sey yok ama yasallasirsa bu hakkini kullanmak isteyenler icin iyi olur.
     
  13. Yönetici Uyarısı: Mesaj içeriği Forum Kurallarına aykırı üslubunuz sebebi ile silinmiştir.
     
  14. işte bu bakış gerçekten çok bencilce...hiçbir kişi(inanan,inanmayan)acı çekerek yavaşça ölmeyi haketmiyor..

    şimdi şuna değinmek istiyorum eğer ALLAH kullarını bu kadar seviyorsa neden acı çekmelerini istiyor???böyle bir şey olabilir mi???bunun cevabı kuran a göre evet!!!....ötenaziyi dine bağlayarak yanlış görenler bunu düşünsün...ÖTENAZİYE GELMEDEN ÖNCE CEVAPLAYIP AŞMANIZ GEREKN ÇOK SORU VAR!!!
     
  15. acı çeken kul allah a her zaman daha yakındır.bu kuran da defalarca belirtilmiştir.çünkü bu alem fanidir,ahiret baki.fani olanda acı çekersen mükafatını baki olanda alacaksın.o halde allah ın sevdiği kullarına acı vermesi mantıklı değil midir?bu senin soruna cevaptı bit_the_pain esas konuya geri döneceksek tabi ki de ötenaziye izin verilmemeli.çünkü dikkatinizi çekmek istiyorum verilen bütün özgürlükleri halk bir süre sonra çığrından çıkarmış ve saçma sapan işler yapmaya başlamıştır.zaten yanlış olan bir seçimdir.bir insan ölme hakkına sahip değildir.
     
  16. Neden sahip olmasin? Kim koymus bu kurali ve neden? Simdi sen anladigim kadariyla muslumansin dolayisiyla Islam bakis acisindan cevap vereceksin.

    Onu anladim zaten az onceki msjindan da, bu bakis acisinin disindan cevap verebilirmisin onu merak ediyorum. Unutma ki bu dunyadaki her insan musluman degil, onlar adina nasil boyle bir haklari olmadigini soyleyebilirsin?
     
  17. söylerim tabi.doğarken sana bir soru soruldu mu müslüman ol ya da olma?emin ol ölürken de sorulmayacaktır..
     
  18. :D bir katil beni oldurmek isterse bana sormaz elbet "seni oldureyim mi?" diye, ama burda anlamadigin sey Otenazi.

    Boyle bir hakki olursa insanin, o da bunu kullanir. Bu hak ve bu hakka ait secim de insanin kendisine aittir resit oldugu surece.

    Ve dunyadaki herkes musluman olmadigina gore ve Hollanda, Belcika ve Amerika'da yasallastigina gore, diger ulkelerde de otenazinin yasallasmasi sadece zaman meselesi.
     
  19. ölüm de zaman meselesi..
     
  20. doğrusu ötanazi olacak.iyi ölüm demekmiş.
    ben bunu isteyecek duruma gelmeden insanların bunu yargılamaya kalkmasını doğru bulmuyorum.
     

Bu Sayfayı Paylaş