Makale/Tutorial Üçüz Tele Yapım Projesi

'Elektro Gitar ve Akseuarları' forumunda dingdongdaddy tarafından 25 Kasım 2016 tarihinde açılan konu

  1. Herkese selamlar..

    Bu foto belgeseli yazmak istedim, çünkü çok yorucu, kafa karıştırıcı ve tüm bunlara ek olarak çok zevkli ve tatmin edici bir işe bulaşmış bulundum. Buna bir kez bulaştıktan sonra gerisinin gelmemesi gerçekten imkanlı gibi değil.

    Her şey headstocku kırılmış bir epiphone les paul’ümü belki kurtarırım umuduyla tamir etmeye kalkmamla başladı. Tamir ettim (daha sonra yine kırıldı, aynı yerden, edememişim), sonra da “madem öyle bir de boyayayım” diye gaza geldim. Spiral ile curved top gitara giriştim, çeşitli salaklılar yaptım, forumda başlığı duruyordur zaten. O süreçte gitara yaptığım şeylere dayanamayan ve bu konularda oldukça fazla bilgiye, ve daha da fazla bu bilgiyi paylaşma isteğine sahip @insanatomystic ile konuşmaya başladık. Nihayetinde gitar yapmayı denemeye kafama koydum. Bu başlıkta kabaca bu süreci sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Tüm hatalarıyla, tüm terslikleriyle ve tüm güzellikleriyle.

    Dik kafalı biri olarak kendi yol haritamı kendim çizmeye meylettim. @insanatomystic ise sabırla ve azimle hocam oldu, kendi tabiriyle “wattsap üzerinden hızlandırılmış luthier eğitimi” vermeye başladı bana. Hayal meyal çırak mertebesine yükseldiysem ne mutlu bana. Fakat dediğim gibi, kendi kafama göre iş yapmayı sevdiğim için bu ilk girişimim büyük ölçüde hatalardan öğrenme ve yaptıklarımdan vazgeçemediğim, boşa gitmelerini istediğim için hata kapatma temelli ve hatalardan öğrenme temelli bir süreç oldu. Hepsini paylaşacağım ki merakı olanlar düşmesin bu hatalara.

    Hamle bir, hata bir: İçgüdüsel olarak sitelere (Armağan, kurutmaya vaktiniz varsa güzel ağaçlara sahipler) gittim ve gövde için akçaağaç (maple) aldım. Telecaster yapacağımdan emindim, yeni bir Fender Mexico almıştım @wolkN arkadaşımızdan ve aşık olmuştum gitara. Yakında satacağım gibi görünse de durum buydu ve yapım olarak da göreceli kolay göründü gözüme. Tek horn, iki single manyetik, sabit köprü, minimum gövde delme işi vs. Neden sonra fark ettim ki aldığım ağaç kuru değildi ve kabaca bir alan hesabı yaptığımda sadece maple gövdenin 4-5 kg tutacağı gerçeğini gördüm. Ayrıca ağaçta ufak budaklar vardı ve netten okuduklarıma göre maple gövdeler oldukça tiz karakterli oluyorlardı. Bunun üzerine Murat’tan (Akustikwood) kızılağaç (alder) siparişi verdim. Gönlümde aslında dişbudak (ash) vardı fakat ilk denemem, ağacı mundar etme riski var, kıyamadım. Murat sağolsun ikram olarak 3 tane 25cm enli parça yollamış. Böylece gövde ağaçlarım hazır oldu. Hatanın büyüğünü nerede yaptığımı aylar sonra, önce sapı yapmam, gövde üzerindeki sap yuvasını (neck pocket) bitmiş sapa göre yapmam gerektiğini fark edince anladım. Neyse bu ders bir, önce sap, sonra gövde, en azından pocket ve manyetik – köprüye dair gövdede yapılacak her iş sapa göre yapılacak, aklımızda kalsın.

    Aldığım ağaçlar şöyleydi;
    Maple:
    IMG_0169.JPG
    Alder:
    IMG_0234.JPG


    Düzgün kesimler için mahallede hemşeri bir marangoz buldum. İnce dilimler için de, bizim amcanın şerit testeresi olmadığından sitelerde şansıma kafa bir amca ve oğlunun dükkanını buldum. İkinci yerde kalınlık, planya gibi işlerimi de yaptırdım. İlk niyetim tek gitar yapmaktı, fakat maple dilimlenince 2-3 kapaklık (top) ağaç çıktı. Ağaç çalışması denen kavramla tanıştım. Kesim sonrası ağacın içsel neminden dolayı kıvrılması durumuyla yani. Kızılağaçlar da bu eğilimi gösterince kurumalarını bekledim ve sonra tekrar kalınlığa soktum düz olsunlar diye. Bu da 4.5cm kalınlığındaki ağaçlarımın incelmelerine neden oldu. Aklıma bir cinlik geldi, biri tamamen alder bir gövde ile diğeri çok incelen bir parçayı kullanarak alt ve üstü maple ortası alder ikinci bir gövde daha yapmak. Bu oldukça mantıklı oldu, bir parçada yaptığım şeyleri diğer parçada pekiştirme şansı buldum. Yine de aldığım ikinci önemli ders, yeni bir işi, aleti, prosedürü önce çöp amaçlı tuttuğunuz kıymetsiz parçalarda denemek.

    Ağacın çalışması şöyle bir şey kabaca:
    IMG_0458.JPG

    @insanatomystic tavsiyelerde bulundu kesim üzerine (ve hemen herşey üzerine, azimle, üşenmeden):
    IMG_0171.JPG



    Belirtmem lazım ki, bu iş çok talaşlı, tozlu ve elle her işinizi göremeyeceğiniz bir iş. Başlangıçta yatırım kaçınılmaz. Hiç değilse bir dekupaj testere ve freze ve matkap almak gerekiyor. Zevk aldığımı gördüğüm için almaya karar verdim, sonunu göremediğim için de ucuzundan seçtim (Attlas). Dekupajı iyi ama frezesi için aynını söyleyemeyeceğim. Bir ay sonra gidip Bosch almam gerekti, iyi de oldu. Ayrıca mekan da gerekiyor. Evde balkonda yaparım denecek bir şey değil. Aletler oldukça gürültülü ve yere ihtiyacınız var. Annemlerin garajına çöreklendim, evleri yakın bize. Ufak biraz (12-15m^2) ama işimi görüyor.

    Ayrıca güvenlik malzemeleri almanız şart. Ucuz plastik gözlükler iş görüyor, daha ince tozlu işler için Koçtaş’taki şnorkel tipi gözlükler ucuz ve çok kullanışlı. Kulaklık ise kesin ve net kulak içi olanlardan değil, kulağı dıştan ve tamamen kaplayanlardan. Ve de toz maskesi, en düdüklerden değil de filtresi olan düdükler iş görüyor. Bunları kullanmazsanız retinanızdan kıymık çıkarmayı denemeniz gerekebilir, kulağınız bütün gece çınlayabilir, sümüğünüz talaş yoğun olabilir. Kullanın. Her seferinde ve hiç üşenmeden.

    Neyse efendim sonuçta bir şekilde gövde ağaçları makul hale geldi. Kesildiler, yapışmaya hazır hale geldiler, öyle mi olsa böyle mi olsa aşamasına geldim. Seçtim ve yapıştırdım. Akça desenlerinden birine @O.2. güzel bir isim taktı, “imprisoned demon” (aşağıdaki üçüncü resim). İsim takma konusunda usta olduğunu her fırsatta gösterdi sonraları.

    Maple:
    IMG_0231.JPG IMG_0233.JPG IMG_0169.JPG IMG_0316.JPG IMG_0476.JPG IMG_0477.JPG IMG_0314.JPG
    Alder:
    IMG_0234.JPG IMG_0235.JPG IMG_0237.JPG IMG_0241.JPG
     

    Ekli dosyalar:

    Son düzenleme: 25 Kasım 2016
  2. Sonra da ilk gövdenin maple ve alder katmanlarını yapıştırdım. 459, 482

    Göreceğiniz gibi şablonlar gerekiyor gövde şekillerini kesebilmek için. Bire bir bilgisayar çıktısı alıp, mdf üzerine yapıştırıp kesmek bir yol. Bir arkadaşım, sağ olsun, işyerindeki 3d yazıcıda çıkarabileceğini söyledi. Fakat ölçüyü yanlış anladığı için 3mm kalınlıkta nefis şablonlarım oldu. Bunları kullanarak kendi şablonlarımı yaptım. Bu sırada el frezesi için yaptığım masa ilk işim oldu.

    IMG_0675.JPG IMG_0676.JPG


    İlk şablonları dekupajla kestim ve dremel ve zımpara ile düzelttim. Bir şablon neck pocket’li, diğeri “siz” olacaktı. İsabet oldu çünkü şablon içindeki ilk denememde dekupajı zamanında durdurmadığım için potans yuvası oyuğunu dağıttım. Diğerine düzgününü açtım. Bu yüzden bir aleti ilk deneme amaçlı çöp bir parçada kullanmak lazım tanıyana dek. Sonradan fark ettiğim bir gerçek ise neck pocket için şablonun bütün bir gitar gövdesini içermesi gerekmediği. Hatta özel şablona bile gerek yok teoride.

    IMG_0503.JPG IMG_0504.JPG


    Ve ilk gövdelerimi dekupajla kesip, şablon kullanarak freze ile düzelttim. Ne kadar video izlerseniz izleyin, ilk önce müsveddede çalışın. Maple gövdenin horn arka ucunda, alder gövdenin horn içi ve üst sağ yan tarafında kallavi parçalar koparttı freze derin girmeye kalktığım için. Freze için bir not düşmek isterim, müthiş bir alet, fakat hayati tehlike oluşturabilecek de bir alet. Varsın gitar çöp olsun ama elinizi kolunuzu yaklaştırmayın. Ve mutlaka mandrenini olabildiğince sıkın. O hızda dönen (36,000rpm) bir bıçağın kurtulmasını hayal edemiyorum. Tüfek mermisi yemeyi yeğlemek daha mantıklı.

    IMG_0757.JPG IMG_1132.JPG


    Sonra yuvaları açtım. Önce sütun matkapla çoğunu aldım, kalan detayları frezeyle.

    IMG_1119.JPG IMG_1131.JPG

    Sonra da kablo bağlantılarını deldim. Bunun için uzun matkap uçlarından gerekiyor ve ya sıkı hesap ya sağlam göz kararı ile deliğin iki ucunun doğru yuvalardan çıkarmak gerekiyor. Özellikle dar açılardan dolayı uzun ucun gövdeye zarar vermemesi için bir parçayı altına koymak lazım. En zor delik kesinlikle jack yuvası deliği. 20-25mm bir delik, forstner da denilen, bizde menteşe yuvası açma ucu dedikleri ucu kullanıyorsunuz. Ve bu uç ağaç yüzeyinde gezinmek istiyor el matkabına bağlayınca. Oraları bayağı hırpaladım, tek tesellim, jack plate’ler gelince bitmiş gitar görseline fazla etkisi olmayacak olması. Kenarları tamamen elle yuvarlayıp (smooth edge imiş, ustam öğretti), kaba bir mock up vakti gelmişti. İlk kez “oha gitar yapıyorum” hissine burada nail oldum.

    IMG_1277.JPG
     
    necromancer41, EMM, hasan077 ve 16 kişi daha bunu beğendi.
  3. Daha sonra korkunç bir string thru body denemem oldu alder gövdeyle. Kalkışmak için çok erkendi ve talaş-tutkal karışımıyla doldurmam gerekti. Bir yandan gövdeler için finish denemeleri yaparken, bir yandan da saplara başlamaya karar verdim. Gövdelerden birini (maple) stain, diğerini (alder) oil finish yapma niyetindeydim. İkincisinden vazgeçmek zorunda kaldım, çünkü yüzeyde çok fazla ufak tefek bereler vardı, alet çarpması vs nedeniyle. Stain için ink stain’e karar verdim, ilk denemem de müsvedde üzerinde ve umut vericiydi. Kafamdakine yaklaşmıştı sonuç, detaylı zımparaya üşenmiş olmama rağmen.

    IMG_1380.JPG


    Daha saplara geçemeden, @kogan bir süredir üzerinde çalıştığı tele gövdesini umudunu kesmiş olarak gönderdi. Ben de üzerinde uğraşmaya karar verdim ve birden proje ikiz telelerden üçüz telelere dönüşmüş oldu. Bu gitarın başlangıç aşamalarına ve sonrasına dair pek az fotoğraf var. Özetle tune-o-matic köprülü, çift humbuckerlı bir gitar olacaktı. TOM yuvası pek başarılı değildi, hb yuvaları istediğim yerde değildi (kullanmayı planladığım skaladan dolayı) ve saat yönünde dönmüş olarak kesilmişlerdi. Bunları doldurdum ve yeniden deldim (çok da şahane görünmüyor manyetik yuvalarının içleri bu nedenle). TOM yerine hb yuvalı sabit tele köprüsüne geçmeye karar verdim, 22 perde olacak şekilde konumlandırdım. Gövde hoş bir sapelli idi, ama yaptığım işlemlerden dolayı buna da natural finish yapamayacaktım. Fakat Gibson LP tarzı 4 düğme, LP ile aynı yerde 3 yol switch vs kullanmaya karar verdim. Bu gitara döneceğim sonradan.


    Sonraki ilk yaptığım iş maple gövdeyi 2000’e kadar zımparalayıp stain yapmak oldu. Gövde maple-alder-maple sandviçi olduğundan, hem bu maple’ları boyayla kapatmak istemiyordum, bir yandan da bağlandıkları yerdeki çizgiler sırıtsın istemiyordum. O yüzden alder kısmını çok az zımparaladım ve gitarın kenarlarında koyu renk fakat yine stain bir şerit elde ettim. Oldukça da hoşuma gitti bittikten sonra, ileride bunu tekrarlamaya niyetliyim kesinlikle. Tüm fotolar çok net değil ama sonuç aşağıda. Üzerine akrilik son kat ile gövde bitti. Bitmeden önce son bir kazmalık anlatayım. Tam stain öncesinde gitarın üzerine yine bir şey düşürdüm, köprünün az ötesinde bir iz kaldı. Böyle durumlarda (sonradan öğrendim ki) önce ısıtarak ve nem ile ağacın restore olmasını sağlamaya çalışmak lazımmış. Ben derin olmamasına güvenerek zımparaladım, zımpara zımparayı açtı ve meğerse derinmiş, orada ufak bir çukur oluştu. Kapatılacak bir şey olmadığından da çaresiz öyle kaldı (aşağıdaki ilk fotoda). Tüm stain ve finish aşamaları aşağıda. İlk yaptığım stain’i fazla zımparaladım, çok açık göründü gözüme, sonra tekrar siyah attım ve daha az zımparaladım. Hoşuma gittiğine karar verince durdum. Bu aşama tamamen keyfi, zevkinize kalmış bir aşama. Siyah mürekkep ağaçta maviye dönüyor. Üzerine ikinci renk geldiğinde ise tekrar siyaha dönüyor.

    IMG_1441.JPG IMG_1443.JPG IMG_1445.JPG IMG_1446.JPG IMG_1450.JPG IMG_1454.JPG IMG_1455.JPG IMG_1456.JPG IMG_1459.JPG


    Bu bitince sapelli gövdeye döndüm. Biraz daha bilgi vereyim, thinline diye yola çıkılmıştı. Kalınlığını ayarladıktan sonra, gövde üst kalınlığını potans boylarına göre incelttim. Üst yüze maple veneer kapladım. Switch ve potans deliklerini açtım. Bir potans deliğine fazla girmişim, neyse ki öbür uçtan çıkmadan fark ettim (normalden 1-2mm fazla gitmişim merak edecek bir şey yok) ve maketçilikten gelen içgüdüyle oraya maple bir destek yaptım içten ve doğru kalınlığa getirdim.

    IMG_1499.JPG IMG_1500.JPG
     
  4. Arka kapak olarak sapelli bulamadım ama güzel bir ceviz buldum. Bookmatch olarak kullanmaya karar verdim. Yapıştırdım, kontrol yuvası ve switch için deliklerini açtım, dekupajla kaba kesimini yaptım ve bunu da arka kapak olarak yapıştırdım. Yapıştırmadan önce switch yuvasından ve manyetiklerden kontrol yuvasına giden kanalları da açtım. Switch yuvasını açarken parça sütun matkabın ucuna çarptı ve orada bir kesik oluşturdu. Bu kez kasmadan talaş-tutkal karışımıyla doldurdum. Nazar boncuğu olarak orada duruyor.

    IMG_1484.JPG IMG_1506.JPG IMG_1512.JPG


    Yapıştıktan sonra frezeyle gövdenin şeklini aldı arka kapak. Zımparalandı, arka köşeler yuvarlandı yine elle. Fakat ön köşeye radyus vermedim azimle. @insanatomystic de gaz verdi, yaparsın diye ve ön yüze binding yapmaya ikna oldum. Uygun freze ucu aldım, uzunca bir süre de uygun bilyayı aramakla geçti.Herşey tamam olunca müsvedde üzerinde ilk denemeleri yaptım.

    IMG_1559.JPG


    Olabileceğine aklım yatınca da binding kanallarını açtım. Binding uygulamadan önce stain işini yaptım ve ca tutkal ile binding’i yapıştırdım ve bantladım. Sonrasında fazlalıkları traşladım ve üst taraftan yanlara doğru hafif açı verdim (dümdüz sevmiyorum nedense).

    IMG_1567.JPG IMG_1570.JPG IMG_1571.JPG IMG_1572.JPG IMG_1584.JPG


    Sap yapmaya da girişmişim bir yandan da neyse gövdeler bitsin sonra gelelim onlara.

    Bütün bu binding hikayesinden önce de daha önce çuvalladığım string thru body işini bu sapelli gitarda tekrar denemeye karar verdim. Temel sorun şu ki, el matkabıyla ne kadar denediysem, dikey 3mm bir kanal açmayı başaramadım. Wolfcraft’ın matkap standını aldım çare olmadı, yeri derin, sütun matkabım kurtarmıyor. Arkadaki ferrule’ların yuvalarını da düzgün (eşit aralıklı, yek hiza) delmek ayrı bir çile bu alet edevatla. Dedim ki “kanalın içi olduğu gibi olsun, ferrule’larla karşılaşıyorlarsa ve ferrule’lar düzgünse derdim çözülür”. Hem küçük (3mm) tel kanalları, hem de daha geniş ferrule yuvaları için ufak bir değişimle el matkabını en az hatayla yönlendirecek bir aparat tasarladım ve 3d baskı ile yaptırdım. Netice de umduğumdan iyi oldu şu aşama için.

    IMG_1569.JPG


    Ve sonra binding, ön yüze akrilik finish ve ilk mock up.


    IMG_1612.JPG IMG_1613.JPG
     
  5. Akabinde hiç ellemediğim alder gövdeye döndüm. Hanımdan renk için fikir aldım. Bana gösterdiği fotolar hep siyah stain’li gri gövdelerdi. Dedim “bu öyle olmaz, boyamak lazım”, sonunda siyah kenarlı iki renk burst gri seçti. Gitarı zımparaladım, astarladım, zımparaladım, griye boyadım.

    IMG_1634.JPG


    Ve aldığım cevap “bu niye gri?”. Meğer o grileri ışık parlaması sanmış, simsiyah istiyormuş gövdeyi. Tekrar zımpara ve tekrar boya. En dışa yine akrilik finish. Boyanmış gövde ve mock up aşağıda.

    IMG_1654.JPG IMG_1692.JPG


    Son gövde işi olarak, sapelli’nin yan ve arkası kaldı. Naturel olacağı kesindi. Tik yağı mı, o mu bu mu, vernik mi derken, yine @insanatomystic favorisi gomalak (shellac, french oil) denemeye karar verdim. Müsveddede 1-2 denemeden sonra başladım. Günde 3-4 kattan 10 gün falan sonunda memnun kaldığım bir noktaya geldim ve bıraktım.

    IMG_1682.JPG IMG_1683.JPG IMG_1684.JPG IMG_1685.JPG IMG_1686.JPG IMG_1688.JPG IMG_1689.JPG IMG_1690.JPG IMG_1691.JPG

    Böylece şu an 3 gövde de kurumakta. Kısmetse aralık sonu, ocak başı gibi buffing sonrası hazır olacaklar. Unuttuğum çok şey var kesin ama gerçek olan bir şey varsa, bu inanılmaz zevkli bir süreç, yer, zaman ve masraf gerektiriyor. Fakat ortaya çıkmakta olan şeyin keyfi pek az hobide kazanabileceğiniz kadar büyük. Youtube ve luthier siteleri (ve tdpri gibi yapım başlıklarının çok olduğu forumlar) çok fazla sorunuza cevap bulmanızı sağlıyor, ama hem yol gösterecek, hem abuk sorularınıza cevap verecek, hem de yaptıklarınızı eleştirecek bir hoca kesinlikle lazım. Ali’ye tekrar teşekkürlerimi sunarım. Hem beni bulaştırdığı için, hem öğrettiği için.

    Saplar başka bir güne kalsın şimdilik.
     

    Ekli dosyalar:

  6. Şurdan arsa alayım dursun kenarda :D Ellerinize sağlık. Takipteyiz.
     
    celal12345 ve dingdongdaddy bunu beğendi.
  7. @dingdongdaddy hakkaten gitar yapıyor, merakla izliyoruz.
    @insanatomystic için de ayrı parantez açmak lazım, adam gitar yapmasının dışında yaptırıyor.
    Elinize sağlık(y)
     
    wolkN, dingdongdaddy ve devastator bunu beğendi.
  8. @dingdongdaddy ellerine sağlık. Muhteşem olmuş makale.

    Okuyan diğer kişiler için dip not:
    Kendisiyle yüzyüze de görüştüğümüz için resimlerdeki herşeyi inceleyip görmekteyim ve takdir etmekteyim.

    Dip not 2: Bu arada @insanatomystic candır.
     
    dingdongdaddy bunu beğendi.
  9. dingdongdaddy bunu beğendi.
  10. eyvallah sağolun.. akademik olduğum için, işimiz öğrenmek.. ama 40ından sonra insan artık gerçekten zevk alacağı şeyleri öğrenmeli.. aslında hayatı boyunca bu böyle de, malum işte durumlar.. özgür olamıyosun..

    cidden meditasyon bu iş.. umuyorum güzel olurlar :) olmazlarsa da canları sağolsun, daha iyilerini yapmayı denemek için sebep olurlar..
     
    wolkN ve crushhh bunu beğendi.
  11. Elinize sağlık çok güzel olmuşlar. :) Merak ettiğim bir konu var. Binding açmak için ne tür freze bıçağı kullandınız ? Malum stewmac sitesinde fazla pahallı satılıyor. Bu arada köşe yuvarlama olayını balık sırtı freze bıçağıyla daha rahat yapabilirsiniz. Ayrıca stain olarak mürekkepten başka renk isterseniz, su bazlı ebru boyaları gayet güzel iş görmekte.
     
    Son düzenleme: 25 Kasım 2016
    dingdongdaddy bunu beğendi.
  12. Çok duygulandım. :unsure:
    Yok be. Çok değil. Biraz duygulandım.
    Efendim hadisenin benim açımdan bakış açısı ise şu şekilde idi;
    17 yaşımda gitar yapmaya mecbur kalarak bu işlere bulaşmıştım. Zaman içerisinde, sanırım 16-17 gitar yaptım. Bunun yanında, bir keman, bir kaç ney, ve bir takım enstrümanların (klasik kemençe, santur, ud, keman vs.) yapımına iştirak ettim. Benim için her bir, çok keyifli süreçlerdi ve zamanın kendisini bir süreç olarak değerlendirecek olur isek, çok daha keyif verici idi. Olmaya da devam ediyor.

    Ancak, yapıp sattığım her gitarda, aklımı kurcalayan bir soru oldu. Bu soruya herkesin cevabı farklı olabilir. Ve her biri de etiktir kanımca. Ben de kendi cevabımı aradım. @dingdongdaddy , benim cevabım olmuştu.

    "Ben bu malzemeleri kullanarak, bu yöntemleri ve teknikleri uygulayarak, bu gitarı şu kadar paraya sattım. Evet. Peki hakkı bu mu? İnsan ruhunun, aklının ve mantığının ortaya koyacağı eserler için sadece araç olabilecek, (istediği kadar güzel görünsün) tabiri caiz ise, "birbirine vidalanmış yada yapıştırılmış iki tahta parçası üzerine gerilmiş tel"den başka bir şey olmamaya başladı benim için bu üretilenler. (insan ruhu, aklı ve mantığı ile teraziye konduğunda).

    Hiç bir ağaç parçası ve metal, (en şahane gitar olsun bu mesela) benim için sevgiyi hak eden bir insanın, ruhu ve duyguları kadar değerli olmazdı)

    Ve @dingdongdaddy , bana gitar yaptırmak istediğini söyledi. Ben de, Bu süreçte @dingdongdaddy 'yi çok sevdiğim için, ona makul sayılabilecek bir rakam verdim. Rakamı, o da çok sevdi. Ancak beklemesi gerektiğini, bu rakamı verebilmek için, çocukluğundan beri biriktirdiği çizgi roman koleksiyonunu satması gerektiğini söyledi. Bu beni çok üzdü. Birbirine vidaladığım, yada yapıştırdığım, biraz süslediğim, boyayıp cilaladığım ve üstüne tel gerdiğim bir "şey" için, sevdiğim bir insan çok sevdiği koleksiyonunudan mahrum bırakıyordum. :(

    Ve kararımı verdim. Yıllarca gitar projelerim oldu, hali hazırda endüstriyel tasarımcı olduğum için, gitar dışında da bir çok projem oldu. Ama artık, projelerin en büyüğünü planlama zamanıydı. Bir luthier yetiştirecektim.

    "
    -Ne var ki bunda?? Alırsın yanına, atelyende çalıştırırsın. Olursa olur olmazsa olmaz.
    -Ya bir aleti yanlış kullanıp kendini sakatlarsa yada yaralarsa?
    -Canım her zaman ben yanındayım zaten. Hangi aleti kullanıp hangisi kullanmayacağı benim kontrolümde olacak. E bunun dışında da bir şey yapar ise, sorumluluk kendisindedir.
    "

    Denilebilir.
    Ama ben diyemezdim. Lakin elimizde, bu eğitimi vermek için, telefon, e-mail ve whatsapp'tan başka, hiç bir iletişim aracı yoktu. Ama karşımdaki proje adayı da @dingdongdaddy , yaşını başını almış, hayat deneyimi olan, yılların müzisyeni olan, analitik düşünüp davranabilen biriydi.
    Biz bu yaparız dedim. Ve kendisini, kendi gitarını yapmaya ikna ettim. İlk başlarda biraz çekinceleri oldu. Benim yaşam sürecimde bir daim fikrim vardır; "Başkası yapabiliyor ise, ben neden yapamıyım?" Ve @dingdongdaddy 'den de, bu şekilde düşünmesini istedim. Ve İşe başladık. :)

    Sürecin kendisini @dingdongdaddy , detayları ile anlatmış zaten. Oraya hiç girmeyeceğim. Ancak bu süreçte ben neler yaşadım, kısaca bundan bahsedeyim;

    @dingdongdaddy ye her zaman, bildiğim her şeyi anlatmadım, öğretmedim. Çünkü kendisi zaten düşünerek bulabilecek, bulamadığında hata yapacak, yaptığı hatayı analiz edip, doğru yolu sevk olabilecek bir yapıya sahipti. Aksi taktirde, yapılan iş, benim zihnimden çıkıp, onun ellerinde vücut bulmuş olacaktı. Zaman zaman, geceleri sinirden uykularımı kaçıran hatalar yaptı. Zaman zaman, "ben bunu anlattım ama, acaba uygulayabilecek mi?" gibi karamsar sorulara sevk oldum. Özellikle freze kullanmaya başladığında, eşime "ya hanım, ben @dingdongdaddy ye freze kullandırmaya başladım ama, kendine bir zarar verirse, kendimi çok kötü hissederim" dediğim hatırlıyorum. Ben bile, detaylı freze kullanımını hocamı gözlemleyerek öğrenmiştim. @dingdongdaddy nin hiç bir izleyerek öğrenme kaynağı yoktu.

    Ama bu işin de altından kalktı. :) Ve sonuç ortada. :) Ki yukarıdaki sonuç daha bir başlangıç.

    Demem o ki; Luthier arkadaşlar lütfen alınmasın ama, luthierlik, bir Yuriy Shishkov değil iseniz, bir sanat değil. Tamamen teknik ve tecrübeye dayalı, sistematik bir hadise. Ve inanın bana, birileri yapabiliyor ise, siz de yapabilirsiniz. (işte luthier mafyasının bütün öfkesini üzerime çektiğim yer tam olarak burası)
    :D:D:D:dead:

    @dingdongdaddy başta olmak üzere, diğer birkaç dostum da, bu hadisenin canlı kanlı örnekleri. Daha önce eline ağaç almamış, ağacı tanımayan, alet kullanımından bihaber, insanlar, şu an "quarter sawn neck" çıkarılabilecek ağaç seçebiliyorlar. :)


    Hepimiz biliriz, tanırız... Çok iyi müzik yapan yada yaptığını düşünen insanları... ve bu sebeple burunları havada olup, diğerlerine küstahça, kabaca davranarak kendilerini tatmin etme hevesinde olduklarını... Aynısını, çok iyi araç kullananlarda da, çok iyi içenlerde de, çok iyi vs..vs... lerde de görebilirsiniz. Nedir bu çok iyi peki? :)

    Madem en iyi gitaristler shredderlar, o zaman Bob Marley neden hala çok popüler? o_O

    Neyse buraya hiç girmiyim...

    Aynı durum ne yazık ki, enstrüman yapımcılarında da, rastlanabilen bir hadise. Mevzu bahis kitle gitar yapımcıları değil, yanlış anlaşılmasın. Zaman içerisinde tüm dünyadan birçok enstrüman yapımcısı ile tanıştım. Ve bu sektörde de çok rastladım bu yapıdaki insanlara. Hatta gitar yapmayıp, hiç atelye deneyimi bile olmayıp, sadece teorik bilgi sahibi olan insanlarda bile gördüm. :) Eline eğe almamış ama nasıl kullanılacağını anlatıyor. Hayatında gomalak cilayı bırak görmeyi adını bile duymamış olanlar, an itibarı ile bir google araması yapıp, iki üç cümle ile fikir sahibi olup, konu hakkında ahkam kesiyorlar... vs...vs..


    Ben, asla böyle olmak istemedim. Bu şekilde olduğunu düşündüğüm ve gözlemlerim neticesinde düşündüğüme inandığım insanlar gibi olmak mı??? ASLA...! :cautious: Bildiğim her şeyi, zaman ve mekan sorunu olmaksızın, 7/24 insanlarla paylaşmayı kafaya koymuştum. Saygı, sevgi, güven ve sempati çerçevesi dahilinde. :) Bu sebeple, hem internet ortamında, hem de reel hayatta hiç bir öğrencime bir "öğretici" havası ile yaklaşmadım. Sadece konu hakkında onlardan daha fazla bilgi ve tecrübe sahibi olan ve bu bilgi ve tecrübeyi paylaşmaya, paylaştıktan sonra da, birlikte geliştirmeye can atan biri olmaya çalıştım. :)

    Kendi işim, ailem uğraşılarım, olması için çaba sarf ettiğim bir kariyerim varken, bu luthierlik ve ağaçla uğraşma işlerini hala bırakamadım. 16 yıldır ilk günkü heyecanla, sanki ilk kez girişiyormuşum gibi bir mutlulukla başlıyorum işlerime. Ve her şeyi bildiğimi, hiç bir zaman iddia etmiyorum, edemiyorum, çünkü bilmiyorum. Benim bildiklerim denizde damla. Yaptığım işleri, buradaki yakın arkadaşlarım zaman zaman görür. Ben şöyle iyi yaparım böyle harikayım diyemem. Beni, ancak beni bilenler değerlendirebilir. :)

    Her iş gibi, her günümü versem de, hayatımın son günü dahi asla tamamını öğrenenemeyeceğim bir alan bu luthierlik. Bu sebeple ben bu alanda kendi ihtiyacım olan kadarını elde etmeye odaklanmıştım ilk başlarda... Arık işin içine, yıllar boyunca süren zanaat aşamasının ardından, sanatın girmesi henüz çok yeni oldu. Bakalım gidiyor şimdilik :)

    Bir de bir sıkıntım var benim. Yazmaya başlayınca, nerede bitirmem gerektiğini hiç kestiremiyorum. Bir süre sonra bakıyorum ki, mevzu bambaşka yerlere gelmiş. :D

    En çok @dingdongdaddy olmak üzere diğer bütün arkadaşlarımla gurur duyuyor ve her heveslerinde onlar kadar mutlu oluyorum...

    Hadi bakalım... ağaç oymaya devam... :)
     
  13. Hocam ebru boyalarından ziyade, anilin boyaları öneririm. Ebru boyaları evet. İyisi gerçekten iyi sonuç verebiliyor. Ancak kötüsü gerçekten huzur kaçırıyor. Ebru boyası kullanılacak ise, boya ile ağaç arasında kesinlikle bir dolgu malzemesi, en azından ince bir kat yalıtıcı kullanılmasını öneririm. Zira çok ince bir boya olabileceği için ağaç tarafında, emilimi çok fazla olabilir. Ve ebru boyası kullanılacak ise, "Ayan ebru" nun hazırladığı boyaları öneririm. Güzel sonuçlar verirler. Tecrübe ile sabittir. :)
     
    Çağrı Tozlu bunu beğendi.
  14. Anilin boyalar nereden temin edilebilir ? Anilin boya bulamayınca şans eseri denk gelince bende ebru boyası denedim, sonuç benim açımdan memnun ediciydi. :)
     
  15. ali okurken gözlerim doldu, cidden..

    @Çağrı Tozlu makita'nın uçtan bilyalı düz freze bıçağını modifiye ettim.. hafta içi mesaj atarsanız link yollarım, elimde yedek olsun diye aldığım fazla bilya var, bulamazsanız yollarım.. tek handikap, aradıklarım içinde uygun tek bilya bulabilmiş olduğumdan sadece 1.5mm kalınlıkta binding kanalı açabiliyorum.. o da solomusic'teki kremin ölçüsüyle uyumlu.. toplam 30₺ civarı masrafı.. stewmac'deki herşeye salyalarım akıyor.. ama sürece girince farkettim ki bir problem için çözüm bulmaya çalışmak, jig tasarlamak, deneyip yanılmak, ve kesin çalışacağı garanti pahalı aletlere tonla para saçmaktansa kendi çalışır ucuz çözümlerini üretmek de gitarın kendisiyle uğraşmak kadar zevkli..

    değilse ver 50$ şablon al, ver 50$ jig al, ver 50$ fret press, neck rest, binding ucu, vs vs al.. pro değilsen şart değil fikrimce böyle para saçmak.. o parayı güzel egzotik bir ağaca yatırmak daha heyecan verici :)
     
    necromancer41 bunu beğendi.
  16. mehmetmarangoz'da var.. sevdiğim abiler.. çok özenli çalışıyorlar.. başka yerlerde de vardır muhtemelen
     
  17. Flamenco, crushhh ve dingdongdaddy bunu beğendi.
  18. Çok teşekkürler.
     
  19. Bir telecaster sevdalısı olarak ilgiyle takip ediyorum.
     
    wolkN ve dingdongdaddy bunu beğendi.
  20. Işte böyle başlıklar görmek istiyorum ! çok iyi gidiyor proje ve naturel olana bayıldım! Takipteyim :)
     
    dingdongdaddy bunu beğendi.

Bu Sayfayı Paylaş