Feminizm

1000mirrors demiş ki:
Burada ezbere bir mantık var.Yanılmıyorsam denmek istenen şu,kapitalizmde sömürü vardır,bundan erkek de kadın da nasibini alır.Bu yüzden komünist olun,kadın olarak mücadele etmeyin.Birbirinizle zaten eşit olamayacaksınız.
Şu ikisini ayırmak gerek,sınıf sorunu ve kadın sorunu.Evet kadın sorununun çözümü sınıfsal olarak eşitlik sağlamaz,fakat bu ikisi zaten ayrı iki sorundur.Bir yoksul kadın erkeğiyle eşit olsa bile zengin bir kadınla eşit olamayacaktır.Bunun nedeni iki sorunun birbirinden ayrı olmasıdır.
Marksistlerin,Stalinist Troçkist veya Ortodoks farketmeden kullandığı söylem de budur.Önce biraz kadınlara prim verirler."Evet siz eziliyorsunuz" deyip onların sempatisini kazanırlar sonra da şöyle eklerler "ama işçiler de eziliyor,sorun sınıflı toplumda".Bu demagojidir,kadının ezilmesine neden olan sınıf sorunu değildir.Bir erkek işçinin eşi nasıl evde bulaşık yıkamak zorunda bırakılıyorsa patronun eşi de dayak yer.Bu sorun kaynağı sınıftan bağımsızdır,çözümü de öyle olmalıdır.
Kadın sorunu sınıf sorunuyla paralel düşünülecek bir aşamadadır. Kadının ezilmesine sebep olan fenomen erkek egemenliğinin yeniden-üreticisi ve sürdürücüsü olan kapitalist sistemdir. Bu neden göz ardı ediliyor acaba?

Sınıflı toplumun başlangıcından bu yana var olan kadının ezilmişliği sorunu, her sınıftan kadında farklı, farklı yansımasını bulmuştur. Ezilen sınıfların kadınları, ezilmişliği ve sömürüyü katmerli yaşarken, ezen sınıfın kadını bu ezme ve sömürme ilişkisinde erkeğinin saflarında yer almıştır. İşçi sınıfı kadınlarının ezilmişliğiyle burjuva sınıfının kadınlarının ezilmişliği arasında büyük farklar vardır. Bu da göz ardı edilemez.

Tek çözüm kapitalizmden kurtulmakla birlikte bütün olarak erkek egemen sistemin yıkılması gerektiğidir...
 
başlıkda yazılan tüm yazıları okumadım belirteyim:)

kadın ve erkek neye göre eşit???? kadın ve erkek kesinlikle eşit değil... dünyanın hiçbiryerinde hemde... hiçbir sistem bunu değiştiremez.. kadınlar arası duruma bakıldığında aynı eşitlikde olmayanlar da var ve bunu da hiçbir sistem değiştiremez.. 100 tane erkek bir araya gelse hiçbiri eşit değildir. bazı kavramlar kesinlikle değişmez.. Bir toplumda herkes zengin olamaz, bir toplumda fakirliği ortadan kaldıramazsın.. büyük-küçük aynen böyle... ortaya teoriler atılır üzerinde konuşulur durur... zaten herşey eşit olsaydı, herkes zengin olsaydı, herkes mutlu mesut yaşasaydı ne için tırmalar dururduk ki!!!!! O araba almak için hırs yapar, bir diğeri okulunu bitirmek için sürünür, biris sadece kuru bir ekmek almak için didinir durur, bir diğeri çocuğunu hastanelere götürmekle uğraşır.... anca yeryüzüne bir asalı birisi iner asasıyla dokunur anca o zaman herşey düzelir ee o zamanda YAŞAM biter:)
 
L

LordGunthar

yaw ben merak ettim. simdi feminizmin esitligi savundugunu ogrendigime gore bu sozde "feminist" olan arkadaslarimdan bahsetmistim, onlara ne diycez? yani onlara bunu soylemeliyim, kendinizi kandiriyorsunuz, siz feminist degilsiniz, feministlik benim savundugum esitlik dusuncesi, siz kadin ustunlugunu savunuyorsaniz o zmn feminist deilsiniz diycem, onlara ne isim verioruz arkadaslar? yani onlara anlatmam lzm, kadin ustunlugunu savunanlara ne deniyor? bilgisi olan varsa paylassin lutfen.

saygilar
 
dengesiz, aklı başında olmayan, ne istediğini bilmeyen, konuşmuş olmak için konuşan, kendini birşey sanan, ezik ve ezik olmayı hak eden, gibi şeyler onlar için uygun bence tabi aynı şey erkeklerin daha üstün olduğunu söyleyenler içinde geçerli :sniper
 
LordGunthar demiş ki:
yaw ben merak ettim. simdi feminizmin esitligi savundugunu ogrendigime gore bu sozde "feminist" olan arkadaslarimdan bahsetmistim, onlara ne diycez? yani onlara bunu soylemeliyim, kendinizi kandiriyorsunuz, siz feminist degilsiniz, feministlik benim savundugum esitlik dusuncesi, siz kadin ustunlugunu savunuyorsaniz o zmn feminist deilsiniz diycem, onlara ne isim verioruz arkadaslar? yani onlara anlatmam lzm, kadin ustunlugunu savunanlara ne deniyor? bilgisi olan varsa paylassin lutfen.

saygilar
Telefon numaraları varsa onlara aynen şöyle sor,"siz kadın erkek eşitliğini mi kadının üstünlüğünü mü savunuyorsunuz?"Sana şöyle cevap verecekler,"eşitliği savunuyoruz,kadınların tarafını tutmamız da bu yüzden,eşitlik böyle sağlanır"
 
benayevsen demiş ki:
başlıkda yazılan tüm yazıları okumadım belirteyim:)

kadın ve erkek neye göre eşit???? kadın ve erkek kesinlikle eşit değil... dünyanın hiçbiryerinde hemde... hiçbir sistem bunu değiştiremez.. kadınlar arası duruma bakıldığında aynı eşitlikde olmayanlar da var ve bunu da hiçbir sistem değiştiremez.. 100 tane erkek bir araya gelse hiçbiri eşit değildir. bazı kavramlar kesinlikle değişmez.. Bir toplumda herkes zengin olamaz, bir toplumda fakirliği ortadan kaldıramazsın.. büyük-küçük aynen böyle... ortaya teoriler atılır üzerinde konuşulur durur... zaten herşey eşit olsaydı, herkes zengin olsaydı, herkes mutlu mesut yaşasaydı ne için tırmalar dururduk ki!!!!! O araba almak için hırs yapar, bir diğeri okulunu bitirmek için sürünür, biris sadece kuru bir ekmek almak için didinir durur, bir diğeri çocuğunu hastanelere götürmekle uğraşır.... anca yeryüzüne bir asalı birisi iner asasıyla dokunur anca o zaman herşey düzelir ee o zamanda YAŞAM biter:)
Eşitlik konusunu hellezone açıklamış.Dünya hiçbir zaman mükemmel olamaz bu doğru,fakat bu mücadele etmeyi bırakmayı da gerektirmez.Senin hayatın da hiçbir zaman mükemmel olmayacak doğru,bu intihar etmeni gerektirir mi?Bir sınavdan yüz puan alamayacaksan hiçbir soruyu yanıtlamaz mısın?Mantıklı olan ulaşamayacak olsan bile mükemmeli hedeflemektir,böylece hayatı daha iyi hale getirirsin.
 
1000mirrors

ben burda bazı arkadaşların şu marx takıntısına takık olduğum için bunları yazdım.. her başlıkda marxizm bilmem nee.... diye başlıyorlar... herzaman bir hedef doğrultusunda gidersin iyiyi istersin ama bazı şeyleri de değiştiremezsin... ki benim kadar hayata olumlu bakan insan sayısı azdır sanıyorum :D :D

hukuksal boyutlara bakıldığında kadın malesef ezilen taraf... dünyada malesef erkekler egemendir ama kadınlar onların arkasında asıl güçdür!!???tarihe baktığımızda da bunları açıkca görürüz....
 
benayevsen demiş ki:
1000mirrors

ben burda bazı arkadaşların şu marx takıntısına takık olduğum için bunları yazdım.. her başlıkda marxizm bilmem nee.... diye başlıyorlar... herzaman bir hedef doğrultusunda gidersin iyiyi istersin ama bazı şeyleri de değiştiremezsin... ki benim kadar hayata olumlu bakan insan sayısı azdır sanıyorum :D :D

hukuksal boyutlara bakıldığında kadın malesef ezilen taraf... dünyada malesef erkekler egemendir ama kadınlar onların arkasında asıl güçdür!!???tarihe baktığımızda da bunları açıkca görürüz....
Bazı arkadaşlardan biri olarak cevap vereyim. Kimsenin Marx takıntısı yok. Her başlık dediğin başlıklarda da muhakkak marxizm'in cevap vermesi gereken konu söz konusudur. Değiştirilemeyecek bir şey değildir, kadın sorunu!

Kadının ezilmişliğinin farkına varmak için sokaklara, kendine ve çevrene bakman yeterli. Kadınlar erkeklerin arkasındaki asıl güçtür sözü çok yüzeysel ve asılsız kalıyor. Konumuz kadın sorunu, bir erkeğin nasıl yükseldiği sorunu hiç değil. (Ki bunun doğruluğuda tartışılır) Tarihe geniş bakmak lazım!
 
L

LordGunthar

1000mirrors demiş ki:
LordGunthar demiş ki:
yaw ben merak ettim. simdi feminizmin esitligi savundugunu ogrendigime gore bu sozde "feminist" olan arkadaslarimdan bahsetmistim, onlara ne diycez? yani onlara bunu soylemeliyim, kendinizi kandiriyorsunuz, siz feminist degilsiniz, feministlik benim savundugum esitlik dusuncesi, siz kadin ustunlugunu savunuyorsaniz o zmn feminist deilsiniz diycem, onlara ne isim verioruz arkadaslar? yani onlara anlatmam lzm, kadin ustunlugunu savunanlara ne deniyor? bilgisi olan varsa paylassin lutfen.

saygilar
Telefon numaraları varsa onlara aynen şöyle sor,"siz kadın erkek eşitliğini mi kadının üstünlüğünü mü savunuyorsunuz?"Sana şöyle cevap verecekler,"eşitliği savunuyoruz,kadınların tarafını tutmamız da bu yüzden,eşitlik böyle sağlanır"
1000mirrors kardeshim, sorun orda ishte brn ole diorum ama onlar ole demiolar.

hellezone demiş ki:
dengesiz, aklı başında olmayan, ne istediğini bilmeyen, konuşmuş olmak için konuşan, kendini birşey sanan, ezik ve ezik olmayı hak eden, gibi şeyler onlar için uygun bence tabi aynı şey erkeklerin daha üstün olduğunu söyleyenler içinde geçerli :sniper
biraz uzun bir isim ama, mantikli....

yardim edenlere tskkrlr
 
1000mirrors demiş ki:
-PRaXiS- demiş ki:
Biz marxistlerin savunduğu ise; ataerkil bir yapılanma ve özel mülkiyete dayalı olan bu sosyo-ekonomik sistemin (kapitalizm) kendi özü itibariyle hiç bir bireyi diğer bir bireye eşit olarak aynı hakları sağlamaz, sağlayamaz. İster kadın, ister erkek olsun., bu değişmez. Kısmen sağlanacak haklar geçici olup uygulanabilitesi iki yüzlüce ve kısmen yalandır. Bunu toplum yapısına bakıp kestirebilirsiniz.
Burada ezbere bir mantık var.Yanılmıyorsam denmek istenen şu,kapitalizmde sömürü vardır,bundan erkek de kadın da nasibini alır.Bu yüzden komünist olun,kadın olarak mücadele etmeyin.Birbirinizle zaten eşit olamayacaksınız.
Şu ikisini ayırmak gerek,sınıf sorunu ve kadın sorunu.Evet kadın sorununun çözümü sınıfsal olarak eşitlik sağlamaz,fakat bu ikisi zaten ayrı iki sorundur.Bir yoksul kadın erkeğiyle eşit olsa bile zengin bir kadınla eşit olamayacaktır.Bunun nedeni iki sorunun birbirinden ayrı olmasıdır.
Marksistlerin,Stalinist Troçkist veya Ortodoks farketmeden kullandığı söylem de budur.Önce biraz kadınlara prim verirler."Evet siz eziliyorsunuz" deyip onların sempatisini kazanırlar sonra da şöyle eklerler "ama işçiler de eziliyor,sorun sınıflı toplumda".Bu demagojidir,kadının ezilmesine neden olan sınıf sorunu değildir.Bir erkek işçinin eşi nasıl evde bulaşık yıkamak zorunda bırakılıyorsa patronun eşi de dayak yer.Bu sorun kaynağı sınıftan bağımsızdır,çözümü de öyle olmalıdır.
İkisinin birbirinden farklı sorunlar olduğu doğru. Tıpkı bireyin güncel hayatında karşılaşabileceği sorunlar gibi. Ancak Marxizm iddia ettiğinin aksine, bunları bütünsel bir "sınıf mücadelesi içerisinde varolmaya" indirgemez. Onu, insanın "öteki"'ne ve kendisine yabancılaşmasını neden göstererek değerlendirir. Bu yabancılaşmaya sebep ise üretim ilişkileri içerisindeki dinamiklerdir. Burjuva toplumu, kadının feodal konumunu çok ileri götürmüştür, ancak yine de zengin yada yoksul kadının tümel olarak toplum içerisindeki "meta"laşmasının, kendisine ve insana yabancılaşmasını önlemek bir yana bunu artırmıştır.
...
Mücadele pratiğinde ise,kadının kadın olarak kurtuluşunun, üretim ilişkilerinin neden olduğu yabancılaşmanın ortadan kalkmasına bağlı olduğu bir durumda, kadın mücadelesinin gerçek kimliğini yitirmeden sınıf mücadelesine destek vermesi gerektiği düşüncesindeyim. Tıpkı benim konumum gibi. Ben işçi değilim, orta halli az biraz geçim sıkıntısı yaşayan küçük-burjuva bir ailenin içinden çıkmış bir bireyim. Benim bireysel sorunlarım toplumla ilişki içerisinde olduğum sürece ister istemez, işin özüne inmemi gerektiriyor. Marxizm bir sınıf mücadelesi ise ve ben işçi sınıfına dolaysız olarak bağlı değilsem de, benim bireysel kurtuluşumda emeğin kurtuluşuna bağlıdır. İşçi sınıfından farklı olarak benim "kaybedecek zincirlerimden başka şeylerimde var" ama bu onların mücadelesinin saflarında olmamı engellemiyor, militan olmasamda.
...
Aynı şey kadın mücadelesi içinde gerekli. Feminizm, sınıf mücadelesi içinde dolaysızca değil ama onu destekler bir konumda olmalı. Çünkü, kadın haklarına yönelik burjuva reformlar dikkat ederseniz, feodal kalıntıları temizlemekle ilgilenmektedir. Dayak, ekonomik özgürlüğün kısıtlanması vs gibi. Sığınma evleri gibi vakıf kuruluşları, burjuva toplumu içerisinde kadının konumunu feodal geri ahlaka göre düzeltmektedir. Ama onun bedenini metalaştırmaktan, erkek dünyası içinde daracık bir mutfak düşüncesinin dışına itmekten çok uzaktır.
...
"Hiç bir şey eşit değil, bu değişmez, böyle kalalım bunu kabullenelim" şiarları bana çok ezik bir tavır gibi geliyor. Acıyı, adaletsizliği kabullenmek Mirrosrs'ın dediğine ek olarak, nihilist düşünsel intihardan başka birşey değildir. Wilhelm Reich'ın "Dinle Küçük Adam"'ındaki "ben kocaman bir dünyada neyim ki?" özgüvensizliğiyle boyanmış küçük adam ve kadınların serzenişleridir. Kocasından her gün dayak yiyen ve ekonomik özgürlüğü olmadığı için, evden kaçsa bile çocukların sorumluluğu gibi bir çok derdi olan bir kadına "iyi, sende dayak yeme git dövüşmeyi öğren" demek ne kadar saçma sapanda haksızlığı, adaletsizliği kabullenmekte o kadar saçma sapan.
 
-PRaXiS- demiş ki:
1000mirrors demiş ki:
Burada ezbere bir mantık var.Yanılmıyorsam denmek istenen şu,kapitalizmde sömürü vardır,bundan erkek de kadın da nasibini alır.Bu yüzden komünist olun,kadın olarak mücadele etmeyin.Birbirinizle zaten eşit olamayacaksınız.
Şu ikisini ayırmak gerek,sınıf sorunu ve kadın sorunu.Evet kadın sorununun çözümü sınıfsal olarak eşitlik sağlamaz,fakat bu ikisi zaten ayrı iki sorundur.Bir yoksul kadın erkeğiyle eşit olsa bile zengin bir kadınla eşit olamayacaktır.Bunun nedeni iki sorunun birbirinden ayrı olmasıdır.
Marksistlerin,Stalinist Troçkist veya Ortodoks farketmeden kullandığı söylem de budur.Önce biraz kadınlara prim verirler."Evet siz eziliyorsunuz" deyip onların sempatisini kazanırlar sonra da şöyle eklerler "ama işçiler de eziliyor,sorun sınıflı toplumda".Bu demagojidir,kadının ezilmesine neden olan sınıf sorunu değildir.Bir erkek işçinin eşi nasıl evde bulaşık yıkamak zorunda bırakılıyorsa patronun eşi de dayak yer.Bu sorun kaynağı sınıftan bağımsızdır,çözümü de öyle olmalıdır.
Kadın sorunu sınıf sorunuyla paralel düşünülecek bir aşamadadır. Kadının ezilmesine sebep olan fenomen erkek egemenliğinin yeniden-üreticisi ve sürdürücüsü olan kapitalist sistemdir. Bu neden göz ardı ediliyor acaba?

Sınıflı toplumun başlangıcından bu yana var olan kadının ezilmişliği sorunu, her sınıftan kadında farklı, farklı yansımasını bulmuştur. Ezilen sınıfların kadınları, ezilmişliği ve sömürüyü katmerli yaşarken, ezen sınıfın kadını bu ezme ve sömürme ilişkisinde erkeğinin saflarında yer almıştır. İşçi sınıfı kadınlarının ezilmişliğiyle burjuva sınıfının kadınlarının ezilmişliği arasında büyük farklar vardır. Bu da göz ardı edilemez.

Tek çözüm kapitalizmden kurtulmakla birlikte bütün olarak erkek egemen sistemin yıkılması gerektiğidir...
Kapitalist sistem erkek egemen toplum yaratmaktan ziyade kadın-erkek ayrımına gitmeden tüketici bireyler oluşturma çabası içerisindedir ki sistem sürekli işlevsel olsun. bireycilik cinsiyetin önüne geçmektedir.
 
RunRabbitRun demiş ki:
Kapitalist sistem erkek egemen toplum yaratmaktan ziyade kadın-erkek ayrımına gitmeden tüketici bireyler oluşturma çabası içerisindedir ki sistem sürekli işlevsel olsun. bireycilik cinsiyetin önüne geçmektedir.
-PRaXiS- demiş ki:
Ataerkil bir yapılanma ve özel mülkiyete dayalı olan bu sosyo-ekonomik sistemin (kapitalizm) kendi özü itibariyle hiç bir bireyi diğer bir bireye eşit olarak aynı hakları sağlamaz, sağlayamaz. İster kadın, ister erkek olsun, bu değişmez. Kısmen sağlanacak haklar geçici olup uygulanabilitesi iki yüzlüce ve kısmen yalandır. Bunu toplum yapısına bakıp kestirebilirsiniz.
 
Run rabbit ama bir fark var. Kapitalizm pazarlarken erkek-kadın ayırmıyor, evet. Ama pazarladığı metalar arasında kadın bedeninin kendiside var. Özel sektörde, işe alınacak bayanlarda görünüm önem kazanır. Vücudu güzel bir kadın manken olabilir, son model arabalar pazarlanırken yanlarına taş bir hatun yerleşirirler vs. Yani kadın vücudunun kendisi bir bir pazarlama aracı ve eşyasıdır.
 
-PRaXiS- demiş ki:
Ataerkil bir yapılanma ve özel mülkiyete dayalı olan bu sosyo-ekonomik sistemin (kapitalizm) kendi özü itibariyle hiç bir bireyi diğer bir bireye eşit olarak aynı hakları sağlamaz, sağlayamaz. İster kadın, ister erkek olsun, bu değişmez. Kısmen sağlanacak haklar geçici olup uygulanabilitesi iki yüzlüce ve kısmen yalandır. Bunu toplum yapısına bakıp kestirebilirsiniz.
Dediğin olay oturmuş bir "hukuk devleti" anlayışı ve insan haklarının teori ve pratikteki ikilemlerinin ortadan kaldırılması ile halledilebilir.


-Eroika- demiş ki:
Run rabbit ama bir fark var. Kapitalizm pazarlarken erkek-kadın ayırmıyor, evet. Ama pazarladığı metalar arasında kadın bedeninin kendiside var. Özel sektörde, işe alınacak bayanlarda görünüm önem kazanır. Vücudu güzel bir kadın manken olabilir, son model arabalar pazarlanırken yanlarına taş bir hatun yerleşirirler vs. Yani kadın vücudunun kendisi bir bir pazarlama aracı ve eşyasıdır.
Kadının bir çekim alanı olması, metalaştırılması sadece kapitalizme indirgenecek bir gerçeklik değil sanırım daha geniş bir alana dağılan bir nedenler zinciri olsa gerek.
 
Şunu da belirtmeliyiz,gelişmiş kapitalist üretimin yerleşmesi kadınları büyük ölçüde özgürleştiriyor.(Burada onu feodalizmle,yani köylü veya taşralı kapitalist yaşam biçimiyle karşılaştırıyorum)Dikkat ederseniz zengin ülkelerde veya bizimki gibi uyduruk ülkelerin şehirleşmiş kesimlerinde kadınlar daha özgür yaşıyor.Çalışıyor,para kazanıyor böylece özgür hareket etme hakkına sahip oluyorlar.Sorunlar çözülmese de hafifliyor bence.
Kapitalizmin sömürüsü ve insana verdiği huzursuzluk baki kalıyor tabi.Fakat bunu kadın sorunu olarak adlandıramayız.
 
RunRabbitRun demiş ki:
Dediğin olay oturmuş bir "hukuk devleti" anlayışı ve insan haklarının teori ve pratikteki ikilemlerinin ortadan kaldırılması ile halledilebilir.
Hukuk dediğin, sosyo-ekonomik sistem tarafından şekillendirilen, belirlenen ve bu sistemin devamlılığını, karşı oluşumları etkisizleştirmek amacıyla dayatılan bir yabancılaşmadır. Dolayısıyla insan haklarının sosyo-ekonomik denklem paralelinde size sununanlarla bir adım ileriye gidemezsin hukuki donanımlar çerçevesinde.
RunRabbitRun demiş ki:
Kadının bir çekim alanı olması, metalaştırılması sadece kapitalizme indirgenecek bir gerçeklik değil sanırım daha geniş bir alana dağılan bir nedenler zinciri olsa gerek.
Kadının ezilmişliği feodalite kaynaklı metalaştırılması özel mülkiyete (kapitalizm) dayalıdır. Ancak kadını bir şekilde ezmeyi hem ataerkil yapılanmayla hemde onu metalaştırmıyla devamlılığı kapitalizm tarafından sürdürülmektedir.
 
Liberaller böyle "hukuk devleti","insan hakları" gibi söylemlerle suya sabuna dokunmadan bütün sorunları çözer görünmeyi çok sever.Hukuk devletiymiş!!!!Daha birkaç gün önce TBMM'deydim,tanıdıklar vasıtasıyla dönen işleri içeriden izleme fırsatım oldu.Sizin "Hukuk devleti"nizin yasama organı,yani kanun koyucuları nasıl küçük çıkar hesapları içinde,mide bulandırıcı oyunlar oynuyordu görmenizi isterdim.Bir tiyatro düzeni kurulmuş,halk televizyonda kandırılıyor,kapalı kapılar ardında da pazarlıklar dönüyor.İŞTE PARLAMENTER DEMOKRASİ DE BUDUR,HUKUK DEVLETİ DE BUDUR.O beyefendilerin çıkıp ezilen,zayıf insanlar adına pozitif hükümleri uygulamaya geçireceğine inanır mısınız.Buna sadece gülerim.
İnsan hakları mı?Temel insan haklarına en büyük önemi veren benim fikrimde insanlardır,fakat şu da var;Okuma yazma bilmeyen insanın basın özgürlüğü ne işine yarar?Bunlar düzenin devamı için uydurulmuş boş laflar.İnanabiliyorsanız ne mutlu size,ama ben inanamıyorum.
 
Üst
AdBlock Tespit Edildi

Lütfen devam etmeden önce adblock/reklam engelleyici uygulamanızı devre dışı bırakın.

Sitemizin yazılım/donanım/servis sağlayıcı giderleri reklam gösterimleri ile karşılanmaktadır.

AdBlock'u devre dışı bıraktım    Hayır teşekkürler